top of page

İçsel Yankılar (Yeni Bölüm #44)

Ey insanlar!

Gözün sessizliğe daldığı

ve elin eyleme uzandığı sınırdır bu:

Ah! Siz asgari nimetin herkese değdiği

bir düzeni gönlünüzde çağırmadıkça

yeryüzü bereketin sesini işitmeyecek.

Kırılmış cesaret değil midir

tüm yılgınlıkların anası?

Ve siz, ey kardeşlerim,

kendiniz için dilediğinizi

başkası için dilemeye yönelmedikçe

hakkın tohumu toprağınızda uyanmayacak.

Eşiğimin başında beklerim

ve sorarım size: kim diriltecek anlamı?

Ah! Sizin olmadığınız yerde

hiç kimsenin olmadığını bilip

iyiliğe adım atmadıkça

yazgı kapısını hangi el aralayacak?

İşte budur uçurumum ve tehlikem:

“Zorunda değilim!” deyip

karanlığa kaçmanız!

Ah bilin: o eşiği aşmadıkça

iradenin ışığı yarınınıza inmeyecek.

Kalabalıklar arasında vardır

kıvılcım taşıyan aykırı bir soy;

ama siz, ey bekleyenler!

başkasından umulan işi omuzlamadıkça

o kıvılcım ruhunuza düşmeyecek.

Sevinirim direnen yüreğin

doğurduğu değeri görünce;

Ha! Şikâyet ettiğiniz eksikleri

kendi yükünüz bilip düzeltmedikçe

esenlik ocağınıza doğmayacak.

Bu da bilgelik payım, ey kardeşlerim:

Yanlışı konuşmak değil,

doğruyu sürmek erdemdir;

ama siz o adıma yönelmedikçe

hakikatin yolu önünüze serilmeyecek.

İnsanlar arasında

asaletle yürümek isteyen,

her pınardan içmeyi bilir;

ama siz, ah siz!

olmaması gerekeni önce

kendi özünüzden sökmedikçe

pınarın suyu size akmayacak.

Gerçekten, ey insanlar, çok sevilenler!

Bir başkasının yitirilmiş hakkı için

öfkeyi uyandırmadıkça gönlünüz

adaletin ateşi hangi yürekte yanacak?

Ve sorarım yine başımı eğerek:

Niçin hâlâ susuyorsunuz?

Vazife değil diye geri durdukça

hak sözün zinciri

boynunuza halkalanacak.

Hayatı seyretmek güzeldir,

ama sahne en yürekli oyuncuyu ister;

siz iç kudretinizi diriltmedikçe

bu topraklar esenlik bulmayacak.

Diri ruhlar değil — yaratanlar gördüm aranızda;

eksik olanı tam kılmak isterlerdi.

Siz o isteği yüreğinizde uyandırmadıkça

dirlik yüzünüze dönmeyecek.

Sizden öğrenmek ister inancım;

iyiliğin yükünü hangi omuz taşır.

Siz o tercihe yönelmedikçe, ha!

iyilik bu topraklarda kök tutmayacak.

Üstün olanın tevazusu

bir diz çöküş değil;

değerleri yüklenmektir;

ama siz, ey insanlar!

Övgüden ve yergiden

uzak durmadıkça

insanlık onuru gölgede kalacak.

Yüce göklerin ateşi büyük sınav ister;

ve siz kendinizi o ateşe atmadıkça

umut ışığı ufka doğmayacak.

Evet işte böyle, ey insanlar:

Bu topraklarda hiçbir şey değişmeyecek;

günlerin yazgısı olduğu gibi kalacak;

rüzgârlar karanlığın fısıltısını

taşımayı sürdürecek…

ta ki siz kendinizi ateşe atıp

yanışınızdan bir ışık doğurana dek!

Evet!

Dönüşmeyecek yeryüzü

bir barış ve esenlik yurduna,

tâ ki siz kendi karanlığınızı yakıp

kendinizi ışığa çevirmedikçe!


15 Kasım 2025

Yıldız, Ankara


Yorumlar


bottom of page