top of page
Blog


Ah! İnsan Bazen En Yükseğe, Yanlışından Dönemeyecek Kadar Çıkar!
İşten ayrılmamayı, bulunduğun yere tutunmayı öğütleyenler vardır, kardeşim! Evet! İş hayatı, sahip olduğu konumu kaybetmemeyi doğru yolda yürümek sananlarla doludur. Ve bir kez kazandıklarını, yürüdüğün yolun doğruluğuna delil saydın mı, ah! Yolunu sorgulamayı bırakırsın; elindekileri korumaktır artık kaygın. Böylece ömrünü de kazandıklarına bekçi edersin. İşte bu yüzden nice çıkmaz yol yıllarca yürünür! Yol hâlâ doğru olduğu için mi? Hayır! İnsan, üzerinde biriktirdiği bunca

Ergün Gültekin
21 Ağu3 dakikada okunur


Bir Efendiden Kurtulup Kendi Öfkesine Boyun Eğenin Özgürlüğü Uzak Olsun Bana!
Kardeşim, senin için bir sorgum var. Bunu kararının ardına, onu doğuran aklın derinine bırakıyorum. Hükmünün hangi derinlikten yükseldiğini görmek için. Evet! Hükmünün doğruluğunu bir yana bırakıyorum; hükmü veren seni sorguluyorum. Bakalım tahtında kim oturuyor! ... Hmm! Bunaldın, ayrılmak ve başka bir yola yürümek istiyorsun. Fakat sana soruyorum; karar vermeye ehil bir insan mısın sen? Sorarım, ha! Öfkeni aşmış da kırgınlığını susturmuş musun? Evet! Arzunun hâkimi, kendi h

Ergün Gültekin
20 Ağu3 dakikada okunur


Ah! Diken Değince Dönüyorsan, Yolu Değil — Çiçeği Sevmişsin Sen!
I. Ey canını yaşama sımsıkı bağlayan güzel! Hayır! Manayı sormak değildir ilk işi insanın — yaşamak ister ilkin! Muhtaç gelir dünyaya; daha kendi adını bilmezken — dünya çoktan karşısına dikilmiştir! Yer ister kendine, hayatın bağrında. Sonra bir sınır çizer çevresine: “Ben!” Ha! İşte orada yükselir, ilk küçük kalesi insanın. … Ayrılırsın seni taşıyan ellerden — kendi yükünü omuzlarsın artık. Kendi ateşine bekçi, kendi lokmana emekçi olursun. Derken bir başka soluk karışır so

Ergün Gültekin
17 Ağu3 dakikada okunur


Peki Nasıl Ayıracağım Sizi İçimde, Ey İyimserlik Ve Ey Ümit?
I. Ben de iyimserliğe sığındım bir zamanlar. Evet! Kötüyü gördüm — ama sonucu bilmeden yürümeye yüreğim yetmedi! Ah, belirsizlik ağır geldi bana; ben de geleceği erkenden iyiye hükmettim ve o hükme tutunarak yürüdüm! Ama şimdi soruyorum kendime: “Bu iyimserlikte neyin nesi? Ya ben yanlışsam? Ya ümidin asıl sınavı, sonuç henüz karanlıktayken başlıyorsa? Ya insanlar, yarından hiçbir söz almadan ve iyiden yüz çevirmeden onunla yürüyebiliyorsa?” ... Sonra dönüp kendi ümit dediğim

Ergün Gültekin
10 Ağu4 dakikada okunur


İnsan Kendi Gecesini Şafakla Yarmadıkça, Hiçbir Sabahı Başkasına Götüremez!
I. Gözlerin hâlâ üzerime dikili; karanlıktan avını kollayan gözler gibi, yokluyor, hüküm dileniyor benden. Arıyorsun. Ne arıyorsun bende, sen, ey kendi hükmünü yitirmiş, başkasının ağzında kendi cevabını arayan yolcu? ... Ha! Konuştun yine. Dilin yine senden önce yürüdü; daha sen kendine yetişemeden, hükmünü de ardına taktı, ha? Söyle öyleyse! İnsanı üst insan yapan nedir? ... Yaşamak mı? Hayır! Solucan da yaşar, ağaç da! İnsanın yüksekliği, aldığı nefesten değil; kendi soluğ

Ergün Gültekin
3 Ağu4 dakikada okunur


Korkunun Tahtını Yıkmak ve Kendi Yolunu Yaratmak Üzerine...
Ey kardeşim! Korkun gözcün olsun, efendin değil; kaygın sorunu göstersin, yolu değil; umudunsa en sarp geçitlerde hep önünde yürüsün! Evet, sensin bütün bu kuvvetlerin ortasında duran; ürken de sensin, hükmeden de, yolunu yeniden kuracak olan da! ... Her sabah yeni bir başlangıç sunulur sana; fakat yeniden doğmuş olmazsın yalnız çapaklı gözlerini açmakla. Unutma! İnsan, eski ve yanlış bir buyruğa yeni bir “evet” vermediği gün yeniden doğar. ... Ya halkaları yere atar da onlar

Ergün Gültekin
13 Tem1 dakikada okunur


Kendi Aynasına Bakış Üzerine...
Evet, karşına çıkacak hakikatten kaçıyorsun sen! Ve her gece indiğinde, düşüncelerinin üzerine temiz örtüler çekiyorsun! Ah, Bilmez misin? Gündüzden kaçan yüz, karanlıkta insana daha yakından bakar. ... Ey gece, sen sessiz hırsız! Gündüzün uğultusunu çalarsın da sakladığı kendi sesiyle insanı, baş başa bırakırsın. Kolay değildir karanlıkta uyanık kalmak; zira beden uyku isterken, bastırılmış kara düşünceler gözlerini açar. ... Ey kardeşim! Sen onların nöbetçisi değil, kendi r

Ergün Gültekin
13 Tem1 dakikada okunur


İyimserlik Üzerine...
Neşeni her gün içine gömme, ey kardeşim; yoksa yüreğin kendi ağırlığını geviş getirir de keder, içinde besili bir hayvana dönüşür. Bir gülümseyiştir bazen ilk başlangıç; küçük bir kıpırtı, yüreğin kendi karanlığına verdiği sessiz bir “Evet!” Henüz zafer değildir bu; fakat donmuş çarkı ilk kez döndüren odur. Küçük gördüğün o gülüşün kıvrımında, nice büyük sözden daha çok hayat vardır. Kim bilebilir ki, insanın yeniden doğrulması için bazen neden yalnızca dudaklarında ufacık bi

Ergün Gültekin
13 Tem1 dakikada okunur


Durgun Zihni Eylemle Sınamak Üzerine...
Bir zamanlar sen de düşüncelerinin içinde yürüdüğünü sandın, ey kendi kuruntusuna gömülen kişi; oysa adım atmıyor, zihninin bataklığında ağır ağır çöküyordun sen. Düşüncelerinin ardında gizli bir buyurgan oturur, kardeşim: korku denir ona. Sen sustukça o konuşur; sen sınamadıkça her kuruntusunu hakikat diye buyurur. ... Kolay marifet değildir zihni dinlendirmek: bunun için önce onu uyandırmak, düşüncesini sonuna dek yürütmek Ve hükmünü eylemin önüne çıkarmak gerekir. Ne ki en

Ergün Gültekin
13 Tem1 dakikada okunur


Beklenti ve Sadelik Üzerine...
Çok şey ummak bereket gibi görünür sana; oysa ağır bir yazgıdır da: Her ihtimali vaat sayar, gerçekleşmeyen her vaadi de yüreğinde bir yıkıntıya çevirirsin. Gönlünde beklentilerinden daha eski bir açlık vardır. Kim bilebilir ki, bütün bu sonuçları niçin ister yüreğin: büyümek için mi, yoksa kendisini değerli sayabilmek için mi? ... Nice insanlar gördüm ki, kendilerine ispatlamak istiyorlardı. Bu yüzden gerçekleşmeyen her şey, yalnızca bir kayıp değil, kendi değerlerine vurulm

Ergün Gültekin
13 Tem2 dakikada okunur


Yalnızlık ve Dostluk Üzerine...
Kapılarını dünyaya kapatan Bir zihnin mahzeninde çok sayıda korku türemiştir her zaman; evet, sınanmayan kuruntu, kendi karanlığında kolayca bir ordu doğurur. ... Öfkelenmem senin ıssızlığa sığınmana; Ah! Bilirim bazı yorgun yürekler, sessizlikte dinlenmek ister. Fakat söyle bana: Dinlenmek için mi çekiliyorsun oraya, yoksa korkunun gözünden kaçmak için mi? ... Evet! Korku pek sever kapalı odaları; özellikle de ona karşı çıkacak hiçbir ses kalmadığında büyür, çoğalır ve kendi

Ergün Gültekin
13 Tem1 dakikada okunur


Özgürlüğün Sorumluluğu Üzerine...
Bütün ihtimalleri sırtına yükledin, ey kardeşim; daha adım atmadan her düşüşü kendi içinde yaşadın. Ama söyle bana, nedir korku dediğin o engel? Yıkılmaz bir sur mu gerçekten; yoksa önüne dikilmiş, boyu ve sonu olan bir engel mi? Ha! Tek çarpışmada yok olmasını bekleme içindeki korkunun; ona varır, belki sarsılır ama yine de istersen, ötesine geçersin hepsinin! ... Endişe denilen uçurumun kendisi değildir; onun duvarlarına bin ayrı düşüş resmi çizen zihindir ve her ihtimal, d

Ergün Gültekin
13 Tem2 dakikada okunur


Gömülmüş Sorular ve Belirsizlik Üzerine...
Sessizliğe güvenenlere bir sözüm var! Toprağa gömdüğünüz soru yok olmaz; yalnızca bir süre görünmez olur. Evet! İnsan, çoğu zaman cevabın kendisinden korkar. ... Ne! Bilinmeyen mi ürkütür seni? Yoksa bulacağın hakikatin inandıklarını sarsmasından mı korkarsın? Sorunu açık tutmalısın, kardeşim; yoksa cevabı susturduğunu sanırken, zihnin kapalı kapının önünde aç dolaşır! ... Soruyu tartıp biçersen bir kavrayış doğar; onu gömersen içeride kuruntuya dönüşür ve çürüyen köküyle zih

Ergün Gültekin
13 Tem1 dakikada okunur


Umudu Dışarıdan Dilenmemek Üzerine...
Kardeşim, umudun gerçekten seninse, onu dallarda sallanan bir nişana bırakıp rüzgârdan iyiyi dilenmezsin! O halde nedir umut dediğin, yürüyüşünü buyruğuna bıraktığın o görünmez kuvvet? Bir kurtuluş nişanı gibi mi göründü yoksa sana dala bağladığın bez; oysa o, yalnızca rüzgârın parmaklarında titreyen bir oyuncaktır. Ah! İnsan, çaresizliğinin uzun gecelerinde işaretler aramayı pek sever; kendi ellerinin gücüne güvenmek, gökten bir haber beklemekten daha ağır gelir ona. ... Bil

Ergün Gültekin
13 Tem1 dakikada okunur


Pişmanlık ve Affediş Üzerine...
Ey geçmişteki yanılgısını kendisine verilmiş bir kader sayan! Bak şu ağzında taşıdığın eski yanılgıya: çürümüş bir diş gibi, her yoklayışında acısını yeniden uyandırıyor. Pişmanlık mı diyorsun buna? Yoksa geçmişin eliyle kendini durmadan cezalandırmak mı? Ama bilmez misin? Bazıları geçmişiyle barışamaz. Evet onlar yaralarını iyileştirmez de yalnızca onları yeniden ve keyifle kanatmanın yollarını iyi bilirler. ... Bak! Eski yanılgın bir gölge gibi peşinden geliyor; nefesini ze

Ergün Gültekin
13 Tem1 dakikada okunur


Öfke ve Adalet Üzerine...
Kardeşim, öfkeni dizginlemek boyun eğmek midir? Hayır, işte! Gereklidir bu dizgin; çünkü sabır ateşi söndürmez, sadece onu yönlendirir. Nice insan gördüm ki, öfkesinden korktuğu için onu toprağa gömdü; sonunda gömdüğü ateşle birlikte kendisi de soğudu. Ve nice insan da gördüm ki, öfkesini efendi yaptı; sonunda onun ateşi önce kendi evini yaktı. Evet! Her ateş yakar; fakat hangi şeyi yakacağına karar vermek, insanın işidir. ... Bak, içindeki ateş nasıl da adaletin habercisi ol

Ergün Gültekin
13 Tem1 dakikada okunur


Sessizlik ve Hakkın Sesi Üzerine...
Sen, kardeşim! Bir zamanlar sen de içindeki kasırganın küle döndüğüne inandın. Ah! Nedir seni böyle sessiz kılan, ey yaralı yürek? Üzerine hangi ateş düştü de sesin toprağa gömüldü? Bir görünüş aldattı belki seni de onları da: külleri görünce ateşinin söndüğünü sandınız! Fakat unuttunuz: Kül, sönmüş bir ateş değil, uzun süre konuşmamış bir ateştir. ... Hak karşısında uzayan sessizlikler, elbette yüreğin direncini çürütür. Çünkü insan, söylemeye korktuğu hakikati önce dilinden

Ergün Gültekin
13 Tem1 dakikada okunur


Korkular Üzerine...
Bir sözüm var sana, kendi karanlığının buyruğunda yaşayana! Söyle bana: Korkuyu taşıdığını mı sanıyorsun? Oysa uzun zamandır seni taşıyan odur! Evet! Korkun, yürüyüşüne hükmeden gizli değneğindir; onu bıraktığında kendi ayakların üzerinde durabilecek misin? Söyle bana, kardeşim: Kendi ayaklarının kuvvetini hiç sınadın mı? ... Bak hele! Ellerinin alıştığı bağı yazgı diye adlandırdın; sonra da kendi bağının önünde eğildin. Ve gün olur da o değnek kırılırsa, titremen bundandır:

Ergün Gültekin
13 Tem2 dakikada okunur


Ben, İnsanları Kendi Gölgesine Zincirleyen Önderlerin Yolundan Yürümem, Ey Kardeşlerim!
VII. Yalnızca rolünü yerine getiren insanlara da güvenmeyin, kardeşlerim. Zira roller, çoğu zaman vicdanın sınırlarını daraltmak için kullanılır. Ey kardeşlerim, bir çift sözüm var yük taşıdığını sananlara ve bir çift sözüm de çöken köprülerin yanında seyirci kalanlara. Bir köprünün ölümünü gördüm; henüz yıkılmamıştı ama taşlarının arasına sessiz çatlaklar yerleşmişti. Taşlar gevşemişti; fakat herkes kendi küçük sınırını koruyor ve onu erdem sanıyordu. "Bana ne bundan?" diye

Ergün Gültekin
10 Tem3 dakikada okunur


Sürüden Ayrılmak – Buna Yeter Yalnızlığın Gücü; Fakat Doğru Yolu Bulmaya Yetmez Henüz!
IV. Hayatı size önceden öğretilen bir ezberle yaşamayın kardeşlerim! Çünkü başkasının cümlesinde yaşayan insan, kendi kalbinin hükmüne hiçbir zaman ulaşamaz. Evet! Önünüze konulan her sözü kapınızdan içeri almayın. Bazı sözler misafir gibi gelir; sonra ev sahibini kapının önüne koyar! Bakın kardeşlerim, şimdi size ayakların üç hâlinden söz edeceğim: yürüyen, sürüklenen ve yürüdüğünü sananlardan. Akıntının omzunda ilerleyen dallara benzer kimi insanlar: mesafe alırlar, fakat t

Ergün Gültekin
10 Tem2 dakikada okunur
bottom of page