top of page
Blog


Bu Yüzden Yönüm Kesindir: İnsanı Değerlerle İnşa Etmek!
Burada durur ve kendime seslenirim; etrafımda bilgilerin parçaları ve henüz tamamlanmamış yeni hükümler. Dağınık olanı toplarım kendimde; kırıntı olanı düşünerek bütün kılarım. Bilirim: Tek başına yanan söner; birbirini bulan büyür! Ama ne vakit gelecek benim anım, zira öğrendikçe uzaklaşıyor hakikat? Ne zaman kopacak bu bekleyiş; ne zaman taşacak içimde biriken? Yoksa ben de mi alıştım beklemeye — öğrendiğini sananlar gibi? Evet, yoklamalıyım kendimi; kırılmalı bu sessizlik

Ergün Gültekin
19 Mar5 dakikada okunur


Ey İnsan! Gürültünü Bırak Da İşit: 12 Hakikat!
1 Ne diye ürperir insan kendi koşusunun uğultusundan? Ha! Bir an durur da sorar: Bu telaş kimin buyruğuna koşar? Ey insanoğlu, bilirim seni: bastığın yolu saymazsın; saydığın yalnız yetişecek işlerindir! Evet! Bir doruğa varırsın da sonra hemen bir yenisini dikersin önüne. Doymak bilmezdir senin arzuların, aç gözlüdür yürüyüşün! Ama derken sessiz bir misafir çöker yanına: ölüm. Ve o vakit susar bütün gürültülerin. İşte birinci hakikat: İnsan, topladıklarıyla değil — dönüştüğ

Ergün Gültekin
10 Mar4 dakikada okunur


Danışman Seçimi ile Proje Lideri Seçimi Arasındaki Yönetişim Asimetrisi
1. Giriş Kurumsal dönüşüm çoğu kurumda stratejik kararlar, yatırım programları ve yeniden yapılanma kararları üzerinden tarif edilir. Bununla birlikte dönüşüm programlarının kalıcı sonuç üretmesi, teknik çözümün kurumsal davranışa aktarılma başarısına bağlıdır. Elbette Yönetim Danışmanına ait teknik tasarım dönüşümün yönünü, kapsamını ve uygulama sıralamasını belirler. Ancak bu tasarımın kurumsal gerçeklik içinde ölçülebilir sonuçlar üretmesi dönüşümün organizasyon içinde nas

Ergün Gültekin
6 Mar15 dakikada okunur


Ey Kalbim, Dayan: Çünkü Senin Yandığın Yerde Yeni Bir Işık Doğar!
Ah! İnsan, çağın coşkun akıntısı içinde sürüklenirken yönünü nasıl yitirdiğini fark eder mi? Ha, ha! Oysa çoğu kişi yönünü kaybettiğini bile bilmez. Oysa ben görürüm: nice kişi günlerin gürültüsüne kapılır; vakit onları taşır, fakat onlar nereye gittiklerinden habersizdir. Bak! Ben kendi kendime konuşuyorum şimdi; çünkü etrafıma baktığımda görürüm ki başıboş akan vakit yalnızca insanı sürüklemez — ona sanki bir yön varmış gibi sahte bir güven de verir. Sessiz saatlerde anları

Ergün Gültekin
5 Mar2 dakikada okunur


Ah! Gösterin Onlara: Mümkündür Yaşamak Başka Türlü!
Ey Aykırılar! Ey gecenin bağrını yarıp şafağı zorlayan ruhlar! Yarın doğduğunda güneş, sürüler yine yerlerini alacak; ağır ağır dönecekler aynı çarkın içinde. Dişlisi olacaklar o düzenin, öğütülecekler kendi rızalarıyla; evet, hizmet edecekler yine karanlığa. Ama ya siz? Siz ateşin çocukları — yürümelisiniz başka türlü! Evet! Ateş taşıdığını söyleyenler, kül olmaya da hazır mıdır? --- Ha! Kazımalısınız kötülüğün kökünü ama önce tanıyın onu, düşmanınızı iyi teşhi

Ergün Gültekin
1 Mar2 dakikada okunur


İçsel Yankılar (Yeni Bölüm #53)
Demek yalnızlıktan ürkersiniz, siz kalabalığın gölgesine sokulanlar! Mağaranın eşiğine varır, sonra gerisin geri dönersiniz. Ah, yürüyene “kaçkın” dersiniz. Bilirim! İnsan en çok kendi yalnızlığından ürker. Ama içine inmeye titrediğiniz o karanlık, aradığınız hazinenin yuvasıdır. ... Bakın o tek başına durana: gözlerinde korku değil, bir ateş yanar. “Yalnız kaldı!” dersiniz ona. Hayır! Kovulmadı — kendini çağırdı. Kimsesiz kalmadı; kendiyle hesaplaştı. Evet! Kendi

Ergün Gültekin
27 Şub2 dakikada okunur


Özgüvenli Olan, Kendini En Az İspata İhtiyaç Duyandır!
İnsanlar, güçlü görünmek için önce seslerini yükseltti – tavrın sertliğini kudret sandı ve sonuçta kırılgan bir gurur inşa etti kendisine. Söyleyin, hiç yanılmadan bir insan kendini nasıl tanıyacak? Söyleyin, hata yapmadan sınırını nasıl bilecek? ... Hayır! Farklı maskeler takmakta değil; maskeyi çıkarabilmekte usta olmalı özgüvenli olmak isteyen; her koşulda güçlü görünmek istememeli. Ancak zayıflığını görebilen kişide vardır gerçek özgüven; evet, evet! bu yüzleşme olmas

Ergün Gültekin
20 Şub2 dakikada okunur


Oysa Gerçeği Taşımak İçin Kimi Bakışları Kaybetmek Gerekir!
I. “Amaç nedir” diye mi soruyorsunuz? Karakterinizi değerlerle seçmektir. Bırakın hesap tutanlar: “Ulaşılacak maddelerin toplamıdır!” desinler. “Amaç nedir” diye soruyorsunuz öyle mi? Ben de diyorum ki size: Amaç “ne istiyorum?” sorusuyla başlamaz. Amaç, “buna razı değilim” dediğiniz yerde başlar. Evet! Amaç belirlemeden önce ilkelerle kendi sınırınızı koymalısınız ve kendi onurunuz uğruna kendi itirazınızı yükseltmelisiniz! ... Fark etmiyor musunuz, içinizdeki bozgunu

Ergün Gültekin
18 Şub4 dakikada okunur


Yanılabileceğini Bilen Her Zihin, Hakikate En Yakın Olandır!
Ey kardeşlerim… Bilmek mi? Gerçekten bilmek mi istiyorsunuz? Yoksa yalnızca içinizi rahatlatacak Bir şeyler mi duymak istiyorsunuz benden? Ama önce şuna cevap verin: Yaşam mı zamanı kutsal yapan? Yoksa ölümün sessizce yanımızda oturuyor oluşu mu? ... Ey kardeşlerim, anlaşıldı! Siz bana “Yaşamın anlamı nedir?” diye soruyorsunuz. Fakat bu sefer, Ben size başka bir şey soracağım: Bunu neden anlatmamı istediniz? Yaşamın anlamını mı arıyorsunuz, Yoksa tercihlerinizin doğrulan

Ergün Gültekin
14 Şub4 dakikada okunur


Gelişim, Ancak Bırakabilenindir!
Ey İnsan! Duydun mu hiç; içtenliğin sözde boğulduğunu, azmin ise niyette çürüdüğünü? Gördün mü hiç; Değişimden konuşup alışkanlığın koynundan çıkamayanları? Onlar yürekliliği övdüler; ama korkularını sakladılar. Erdemden söz ettiler; ama çıkar karşısında eğildiler. Evet! Çok konuştular — ama ne az yürüdüler. (...) Ha ha! Duruşlarına süs giydirip Buna sorumluluk dediler. Yeminlerine alkış kattılar ve ona da sadakat adını verdiler. Ama sen değil misin, bir an duran ve kendine s

Ergün Gültekin
10 Şub2 dakikada okunur


Ama Eksik Olan Hâlâ Şudur: Umutsuzluğu Kutsamayan Bir İnsanlık!
Ah! Nice çöküşler gördüm ben, nice kararmış bakışlar gördüm: böylece insanın kendi içindeki güneşi söndürmesini öğrendim. Ve yeryüzünde bundan daha büyük bir tehlike bulamadım: insanın düşmesi değil, düşüşünü kader sayması. (...) Bir insanın “kader” dediğine bir başkası “vazgeçiş” der: bunu da gördüm. Bir yerde “teslimiyet” diye süslenen şeyin, başka bir yerde korkunun kılığı olduğunu da gördüm. Çünkü umutsuzluk çoğu kez sabırsızlığın adıdır. Ah! Hiçbir zaman anlamadı

Ergün Gültekin
6 Şub2 dakikada okunur


Ve Ben Aynaya Bakarken, Gözlerini Kaçırmak İstemeyen Bir İradeyim!
Aykırılığım yalanları yaran bir sestir; doğruların yerini süslü sahtekârlık aldığında bile doğruyu söylemekle övünürüm, çünkü sözümün nişanı hep vicdanımda taşınır. Selamlıyorum onu, içimde kıvranan bu berrak çağrıyı; tek başına korkusuzca seslenir o, zira benim hakikatim, pişmanlıkların gölgesiyle kirlenmez. (...) Evet! Bana rüşvet gibi sunulan kazanımların sıcaklığından geri durmayı seçiyorum. Ve derin bir soluk alır da hakikati unutmazsa her insan, yanlışa çağıran

Ergün Gültekin
2 Şub3 dakikada okunur


İnsanları Çürüten, Üstün Olma Talebinden Vazgeçmeleridir!
1. İş hayatına girenlerin çoğu, başlangıçta kendini gerçekleştirme ve değer üretme niyeti taşır; zannederler ki bu niyet yol boyunca korunacaktır, oysa ilerledikçe bu arzu fark edilmeden daha güvenli ve daha sessiz beklentilere dönüşür ve işte bunda düşünenler için açık bir işaret vardır. 2. Andolsun, onlara “Bu imkân ortaya çıktığında gerçekten kim en başından beri buradaydı?” diye sorsan herkes kendini işaret eder; oysa insanın içten içe neyi hedeflediğini, kendini aşmayı

Ergün Gültekin
30 Oca3 dakikada okunur


Ah! Kendiniz İçin İstediğinizi Niçin Herkes İçin İstemiyorsunuz?
Güzel yoktur. Çirkine dayanabilen vardır! Ve insan, güzeli kendini istisna yazdığı an göklerin bahçesinden yeryüzüne düşer. … Bir gün içlerinden biri çıktı ve dedi ki: Geçmişime baktım. Geleceği hesapladım. Anı da kutsadım. Ama içimdeki ağırlık gitmedi. Baktım ona da biraz süre suskun kaldım. Çünkü bilirdim: Bazı yükler zamanla değil, kaçak niyetle büyürdü! … Hayır! Saate ant olsun ki hayır! Bu yük zaman değildir. Bu, kendine serbest bırakıp başkasına yasakladığın şeyleri

Ergün Gültekin
28 Oca2 dakikada okunur


Ah! İçimde Bir Vicdan Var, Susturulmuş Adalete Hasret!
Ah, etiğin düşmanıdır bu günümüz liderleri; ardına takılan herkesi sürükler yoldan çıkışlarıyla. Nice çark döner ıssız kalelerde: karanlıkla fısıldaşırlar yasalarıyla, – susarlar yüreğin sorusu karşısında. Ah! Koltuğa oturuyorlar: ama dokunabiliyorlar mı yüreklere? Dikilin karşısına ve deyin ki: "Vay, tüm yönetenlerin körlüğü! Vay, akılların tutulması! Vay, unvana duyulan arzu! Vay, güçteki müthiş hapsoluş!" (...) Ey kardeşlerim! Etik bilgiyle yıkanmayan, onurunu yitirme tehl

Ergün Gültekin
26 Oca3 dakikada okunur


Ah! Bir Mutsuzluktan Kaçmak, Mutluluğa Kavuşmak Değildir!
Demek artık beklemek istemiyorsunuz; kendinizi denemeden, yönünüzü ateşe vurmadan, yalnızca bulunduğunuz yerin sıkıntısından kurtulmak için ilk koltuğa oturmak istiyorsunuz, siz acele edenler! Evet! Demek ki istemiyorsunuz onu, bir amaca tutunmayı, siz kaçışı bir mutluluk sanısı diye yüceltenler! ... Bakın, bu aceleyi seçen yüzler solgun; başlar dik durur, ama bir mutsuzluk konuşur gözlerinde: “Bu yer beni küçültüyor: yeter ki buradan kurtulayım” — ah! böyle konuşuyor bakı

Ergün Gültekin
18 Oca4 dakikada okunur


Çünkü Ateşle Yanılmak, Kül Olup Yerinde Saymaktan Daha Soyludur!
Bugünün kalabalıklarında ağır ağır yürüyen yaratıklar vardır; korkuyla bağlanmış dillerini itaat gibi boyunlarında taşırlar. Oysa bir varlığın kendi yolunda yürüyüp yürümediği ayağının yere vuruşundan anlaşılır. Ve işte, Gözüm sizi seçti — Ey aykırılar. Suskun, çekingen, Adım atmaktan ürken bir varlık gibi; Sık sık bir köşeye çekilirken gördüm sizi! ... Uyumluluk mu? Bırakın o yaldızlı zincirleri ve bütün o aldatıcı parıltıları! Çünkü ateşle yanılmak, kül olup yerinde say

Ergün Gültekin
15 Oca2 dakikada okunur


Evet, Beni Yalnızca Yaralı Bırak! Çünkü Yalnız Yaralanan, Yaşamaya Devam Eder!
Ah! Gene geldin, değil mi? Bir avcı gibi, bulutların ardından sarkarak... Adımlarını duyuyorum içimde, ey hakikat — Sinsisin, ama tanımayacak kadar değil. Doğrularımın ortasında yürüyorsun şimdi, Bildiğim her gerçeği ezerek! ... Sen! Gözlerimin arkasında pusudasın. Avcı gibi değil, artık bir cellat gibi... Konuşsana! Neden huzurumu kemiriyorsun akşamın içinden? Neden düşüncelerimin ortasına Paslı bir hançer gibi saplanıyorsun? Ne istiyorsun benden, ha! — Bir teslimiyet mi

Ergün Gültekin
14 Oca3 dakikada okunur


Çünkü Gerçek Başarı, Önce Liyakat İster!
İçlerinden bir danışmanın çıkıp erk sahiplerini uyarması ve değerlere yaslananlara kurumlarda tüm paydaşlar için bir saygınlık alanı bulunduğunu bildirmesi, çıkar grupları için şok edici oldu; bu yüzden bana “bu elbette apaçık bir yanlıştır” dediler. ... Şüphesiz kurumsal değerler örgütsel adaleti kurar; sonrada sorumluluk alıp başarılı olanları mükâfatlandırmak için liyakate dayanan atamaları gerçekleştirir. Ama liyakatı reddedenler; -onlar adamcılık ve kayırmacılığı sürdür

Ergün Gültekin
12 Oca8 dakikada okunur


Ve Bilin Ki: İnsanlık Onurunu Yalnızca, Bir Avuç Nitelikli Azınlık Taşır!
Ey kardeşlerim, iki öğüt tanırım ben: biri iradeden doğar, biri korkunun çürüyen içinden sızar; sesleri kardeştir belki, ama ayak bastıkları yollar düşmandır. ... Bakın şu “sadakat” diye uluyanlara! Kapı önlerine tehdidi çivilemişler, sonra da yürek dilenirler: Ah! böyle çağırır korkunun tellalları! Korkuyla seslenirler; uzattıkları şey zincirdir, ama ona “güven” derler. Oysa yürek bağlanmaz buna — içine çekilir, daralır, saklanır. Evet! Gönüllü olan güvenle yürür; korkuyla y

Ergün Gültekin
9 Oca2 dakikada okunur
bottom of page