top of page
Blog


Pişmanlık Yalnızca Yanlış Yaptığında Mı Doğar? Hayır; Yapabilecekken Elini Çektiğinde De!
Genç kız, nice görüşme ve sıkıntının arasından ağır ağır ilerleyerek, yeni işyerinin kapısına vardı, dolambaçlı yollardan. Gel gör ki, içeri girer girmez kendisini kalabalık ve kasvetli bir ortamda buldu: Mutsuz bakışlarla süzüldü bir süre. Ansızın kalabalıklar arasından kollarını kavuşturmuş, yüzü uykusuzluktan solmuş yaşlı bir kişi öne fırladı. E1 olup biteni uzaktan izliyordu. Bu yaşlı çalışan, insanların “kıdemli” dediği kişiydi: belli ki yılların içinde çok şeyler görm

Ergün Gültekin
9 Eki4 dakikada okunur


Şimdi Siz Kardeşlerim, Mirasçıları Olun Bu Cesaretin, Size Bırakıyorum O Anahtarı!
Niceleri bir iş yerinde zulme gereğinden fazla katlanır ve başkaları da ilk sarsıntıda çekip gider. “Sınır aşılınca git!” diyen öğüt, çalışanlara hâlâ aykırı görünür. Sınır aşılınca git: işte bunu öğretiyorum size, ey kardeşlerim! ... Elbette, hiçbir haksızlığa karşı durmayan, orada kalmanın hangi noktada suç ortaklığına dönüştüğünü nasıl bilsin ki? Keşke bağlılıkla boyun eğmeyi bir tutmasalardı! – Bunu haykırırım sessiz kalanlara. ... Ne var ki sessiz kalanlar da överler ke

Ergün Gültekin
27 Eyl3 dakikada okunur


Taşınacak Bir Yazgı Değildir, Vicdanına Öfke Ve Huzursuzluk Veren!
Kardeşim, bir derdin varsa ve o senin için bir yazgıysa, hiç kimseyi sorumlu tutmazsın bu acıdan. Gerçekten, başına her gelene imtihan adını vermek ve sineye çekmek istersin; onun yükünü omuzlamak ve onunla avunmak istersin. ... Bak hele! Şimdi kendi boyun eğişine sabır adını veriyorsun da suskunluğunla zulmün sürmesine yardım ediyorsun! Evet, zalimin safında yer tutuyorsun sen de! Daha iyi yapmış olurdun şunu deseydin: “Katlanılacak bir yazgı değildir bu; vicdanımı sarsan ve

Ergün Gültekin
22 Eyl2 dakikada okunur


Karar Verdiğin Yere Akacaktır Ömrün!
İnsanların arasına indiğimde, kazançlarını yollarının doğruluğuna delil sayan, eski bir avuntunun üstünde oturuyorlardı. Bu yanlışı, onlara şunu öğrettiğimde parçaladım: başarı da sınar insanı; fakat zaferinin parıltısında yolunu görebilen ne kadar azdır! Ah! Kazananı haklı çıkaran o köhne öğretiyi reddetmelerini istedim onlardan; makamı üstünlük, serveti değer, unvanı da liyakat ölçüsü sayanlara gülmelerini istedim. Evet! Menfaat vaizlerine gülmelerini istedim onlardan, “Yol

Ergün Gültekin
10 Eyl2 dakikada okunur


Söyle Bana, Yüksekliğin Kime Yaradı?
Bir ibret olsun bu anlatacaklarım size, kardeşlerim. Kulak verin bana! Bu akşam, yıllardır tanıdığım bir insan başka türlü göründü gözüme: çok yükselmişti; fakat başarılı olmak yeter miydi yalnız? Ah, yükseldiği yerde yalnız kendisi için mi duracaktı insan? Son kapı kapandı, ayak sesleri çekildi, çevresindeki bütün uğultu sustu. Bir süre uzaktan baktım ona: yükseldiği yere, gururuna ve kendinden hoşnutluğuna. Fakat başka bir şey daha gördüm bütün bunların ardında: ödenmemiş b

Ergün Gültekin
4 Eyl3 dakikada okunur


Ah! İnsan Bazen En Yükseğe, Yanlışından Dönemeyecek Kadar Çıkar!
İşten ayrılmamayı, bulunduğun yere tutunmayı öğütleyenler vardır, kardeşim! Evet! İş hayatı, sahip olduğu konumu kaybetmemeyi doğru yolda yürümek sananlarla doludur. Ve bir kez kazandıklarını, yürüdüğün yolun doğruluğuna delil saydın mı, ah! Yolunu sorgulamayı bırakırsın; elindekileri korumaktır artık kaygın. Böylece ömrünü de kazandıklarına bekçi edersin. İşte bu yüzden nice çıkmaz yol yıllarca yürünür! Yol hâlâ doğru olduğu için mi? Hayır! İnsan, üzerinde biriktirdiği bunca

Ergün Gültekin
21 Ağu3 dakikada okunur


Bir Efendiden Kurtulup Kendi Öfkesine Boyun Eğenin Özgürlüğü Uzak Olsun Bana!
Kardeşim, senin için bir sorgum var. Bunu kararının ardına, onu doğuran aklın derinine bırakıyorum. Hükmünün hangi derinlikten yükseldiğini görmek için. Evet! Hükmünün doğruluğunu bir yana bırakıyorum; hükmü veren seni sorguluyorum. Bakalım tahtında kim oturuyor! ... Hmm! Bunaldın, ayrılmak ve başka bir yola yürümek istiyorsun. Fakat sana soruyorum; karar vermeye ehil bir insan mısın sen? Sorarım, ha! Öfkeni aşmış da kırgınlığını susturmuş musun? Evet! Arzunun hâkimi, kendi h

Ergün Gültekin
20 Ağu3 dakikada okunur


Ah! Diken Değince Dönüyorsan, Yolu Değil — Çiçeği Sevmişsin Sen!
I. Ey canını yaşama sımsıkı bağlayan güzel! Hayır! Manayı sormak değildir ilk işi insanın — yaşamak ister ilkin! Muhtaç gelir dünyaya; daha kendi adını bilmezken — dünya çoktan karşısına dikilmiştir! Yer ister kendine, hayatın bağrında. Sonra bir sınır çizer çevresine: “Ben!” Ha! İşte orada yükselir, ilk küçük kalesi insanın. … Ayrılırsın seni taşıyan ellerden — kendi yükünü omuzlarsın artık. Kendi ateşine bekçi, kendi lokmana emekçi olursun. Derken bir başka soluk karışır so

Ergün Gültekin
17 Ağu3 dakikada okunur


Peki Nasıl Ayıracağım Sizi İçimde, Ey İyimserlik Ve Ey Ümit?
I. Ben de iyimserliğe sığındım bir zamanlar. Evet! Kötüyü gördüm — ama sonucu bilmeden yürümeye yüreğim yetmedi! Ah, belirsizlik ağır geldi bana; ben de geleceği erkenden iyiye hükmettim ve o hükme tutunarak yürüdüm! Ama şimdi soruyorum kendime: “Bu iyimserlikte neyin nesi? Ya ben yanlışsam? Ya ümidin asıl sınavı, sonuç henüz karanlıktayken başlıyorsa? Ya insanlar, yarından hiçbir söz almadan ve iyiden yüz çevirmeden onunla yürüyebiliyorsa?” ... Sonra dönüp kendi ümit dediğim

Ergün Gültekin
10 Ağu4 dakikada okunur


İnsan Kendi Gecesini Şafakla Yarmadıkça, Hiçbir Sabahı Başkasına Götüremez!
I. Gözlerin hâlâ üzerime dikili; karanlıktan avını kollayan gözler gibi, yokluyor, hüküm dileniyor benden. Arıyorsun. Ne arıyorsun bende, sen, ey kendi hükmünü yitirmiş, başkasının ağzında kendi cevabını arayan yolcu? ... Ha! Konuştun yine. Dilin yine senden önce yürüdü; daha sen kendine yetişemeden, hükmünü de ardına taktı, ha? Söyle öyleyse! İnsanı üst insan yapan nedir? ... Yaşamak mı? Hayır! Solucan da yaşar, ağaç da! İnsanın yüksekliği, aldığı nefesten değil; kendi soluğ

Ergün Gültekin
3 Ağu4 dakikada okunur


Korkunun Tahtını Yıkmak ve Kendi Yolunu Yaratmak Üzerine...
Ey kardeşim! Korkun gözcün olsun, efendin değil; kaygın sorunu göstersin, yolu değil; umudunsa en sarp geçitlerde hep önünde yürüsün! Evet, sensin bütün bu kuvvetlerin ortasında duran; ürken de sensin, hükmeden de, yolunu yeniden kuracak olan da! ... Her sabah yeni bir başlangıç sunulur sana; fakat yeniden doğmuş olmazsın yalnız çapaklı gözlerini açmakla. Unutma! İnsan, eski ve yanlış bir buyruğa yeni bir “evet” vermediği gün yeniden doğar. ... Ya halkaları yere atar da onlar

Ergün Gültekin
13 Tem1 dakikada okunur


Kendi Aynasına Bakış Üzerine...
Evet, karşına çıkacak hakikatten kaçıyorsun sen! Ve her gece indiğinde, düşüncelerinin üzerine temiz örtüler çekiyorsun! Ah, Bilmez misin? Gündüzden kaçan yüz, karanlıkta insana daha yakından bakar. ... Ey gece, sen sessiz hırsız! Gündüzün uğultusunu çalarsın da sakladığı kendi sesiyle insanı, baş başa bırakırsın. Kolay değildir karanlıkta uyanık kalmak; zira beden uyku isterken, bastırılmış kara düşünceler gözlerini açar. ... Ey kardeşim! Sen onların nöbetçisi değil, kendi r

Ergün Gültekin
13 Tem1 dakikada okunur


İyimserlik Üzerine...
Neşeni her gün içine gömme, ey kardeşim; yoksa yüreğin kendi ağırlığını geviş getirir de keder, içinde besili bir hayvana dönüşür. Bir gülümseyiştir bazen ilk başlangıç; küçük bir kıpırtı, yüreğin kendi karanlığına verdiği sessiz bir “Evet!” Henüz zafer değildir bu; fakat donmuş çarkı ilk kez döndüren odur. Küçük gördüğün o gülüşün kıvrımında, nice büyük sözden daha çok hayat vardır. Kim bilebilir ki, insanın yeniden doğrulması için bazen neden yalnızca dudaklarında ufacık bi

Ergün Gültekin
13 Tem1 dakikada okunur


Durgun Zihni Eylemle Sınamak Üzerine...
Bir zamanlar sen de düşüncelerinin içinde yürüdüğünü sandın, ey kendi kuruntusuna gömülen kişi; oysa adım atmıyor, zihninin bataklığında ağır ağır çöküyordun sen. Düşüncelerinin ardında gizli bir buyurgan oturur, kardeşim: korku denir ona. Sen sustukça o konuşur; sen sınamadıkça her kuruntusunu hakikat diye buyurur. ... Kolay marifet değildir zihni dinlendirmek: bunun için önce onu uyandırmak, düşüncesini sonuna dek yürütmek Ve hükmünü eylemin önüne çıkarmak gerekir. Ne ki en

Ergün Gültekin
13 Tem1 dakikada okunur


Beklenti ve Sadelik Üzerine...
Çok şey ummak bereket gibi görünür sana; oysa ağır bir yazgıdır da: Her ihtimali vaat sayar, gerçekleşmeyen her vaadi de yüreğinde bir yıkıntıya çevirirsin. Gönlünde beklentilerinden daha eski bir açlık vardır. Kim bilebilir ki, bütün bu sonuçları niçin ister yüreğin: büyümek için mi, yoksa kendisini değerli sayabilmek için mi? ... Nice insanlar gördüm ki, kendilerine ispatlamak istiyorlardı. Bu yüzden gerçekleşmeyen her şey, yalnızca bir kayıp değil, kendi değerlerine vurulm

Ergün Gültekin
13 Tem2 dakikada okunur


Yalnızlık ve Dostluk Üzerine...
Kapılarını dünyaya kapatan Bir zihnin mahzeninde çok sayıda korku türemiştir her zaman; evet, sınanmayan kuruntu, kendi karanlığında kolayca bir ordu doğurur. ... Öfkelenmem senin ıssızlığa sığınmana; Ah! Bilirim bazı yorgun yürekler, sessizlikte dinlenmek ister. Fakat söyle bana: Dinlenmek için mi çekiliyorsun oraya, yoksa korkunun gözünden kaçmak için mi? ... Evet! Korku pek sever kapalı odaları; özellikle de ona karşı çıkacak hiçbir ses kalmadığında büyür, çoğalır ve kendi

Ergün Gültekin
13 Tem1 dakikada okunur


Özgürlüğün Sorumluluğu Üzerine...
Bütün ihtimalleri sırtına yükledin, ey kardeşim; daha adım atmadan her düşüşü kendi içinde yaşadın. Ama söyle bana, nedir korku dediğin o engel? Yıkılmaz bir sur mu gerçekten; yoksa önüne dikilmiş, boyu ve sonu olan bir engel mi? Ha! Tek çarpışmada yok olmasını bekleme içindeki korkunun; ona varır, belki sarsılır ama yine de istersen, ötesine geçersin hepsinin! ... Endişe denilen uçurumun kendisi değildir; onun duvarlarına bin ayrı düşüş resmi çizen zihindir ve her ihtimal, d

Ergün Gültekin
13 Tem2 dakikada okunur


Gömülmüş Sorular ve Belirsizlik Üzerine...
Sessizliğe güvenenlere bir sözüm var! Toprağa gömdüğünüz soru yok olmaz; yalnızca bir süre görünmez olur. Evet! İnsan, çoğu zaman cevabın kendisinden korkar. ... Ne! Bilinmeyen mi ürkütür seni? Yoksa bulacağın hakikatin inandıklarını sarsmasından mı korkarsın? Sorunu açık tutmalısın, kardeşim; yoksa cevabı susturduğunu sanırken, zihnin kapalı kapının önünde aç dolaşır! ... Soruyu tartıp biçersen bir kavrayış doğar; onu gömersen içeride kuruntuya dönüşür ve çürüyen köküyle zih

Ergün Gültekin
13 Tem1 dakikada okunur


Umudu Dışarıdan Dilenmemek Üzerine...
Kardeşim, umudun gerçekten seninse, onu dallarda sallanan bir nişana bırakıp rüzgârdan iyiyi dilenmezsin! O halde nedir umut dediğin, yürüyüşünü buyruğuna bıraktığın o görünmez kuvvet? Bir kurtuluş nişanı gibi mi göründü yoksa sana dala bağladığın bez; oysa o, yalnızca rüzgârın parmaklarında titreyen bir oyuncaktır. Ah! İnsan, çaresizliğinin uzun gecelerinde işaretler aramayı pek sever; kendi ellerinin gücüne güvenmek, gökten bir haber beklemekten daha ağır gelir ona. ... Bil

Ergün Gültekin
13 Tem1 dakikada okunur


Pişmanlık ve Affediş Üzerine...
Ey geçmişteki yanılgısını kendisine verilmiş bir kader sayan! Bak şu ağzında taşıdığın eski yanılgıya: çürümüş bir diş gibi, her yoklayışında acısını yeniden uyandırıyor. Pişmanlık mı diyorsun buna? Yoksa geçmişin eliyle kendini durmadan cezalandırmak mı? Ama bilmez misin? Bazıları geçmişiyle barışamaz. Evet onlar yaralarını iyileştirmez de yalnızca onları yeniden ve keyifle kanatmanın yollarını iyi bilirler. ... Bak! Eski yanılgın bir gölge gibi peşinden geliyor; nefesini ze

Ergün Gültekin
13 Tem1 dakikada okunur
bottom of page