top of page
Blog


Korkunun Tahtını Yıkmak ve Kendi Yolunu Yaratmak Üzerine...
Ey kardeşim! Korkun gözcün olsun, efendin değil; kaygın sorunu göstersin, yolu değil; umudunsa en sarp geçitlerde hep önünde yürüsün! Evet, sensin bütün bu kuvvetlerin ortasında duran; ürken de sensin, hükmeden de, yolunu yeniden kuracak olan da! ... Her sabah yeni bir başlangıç sunulur sana; fakat yeniden doğmuş olmazsın yalnız çapaklı gözlerini açmakla. Unutma! İnsan, eski ve yanlış bir buyruğa yeni bir “evet” vermediği gün yeniden doğar. ... Ya halkaları yere atar da onlar

Ergün Gültekin
5 gün önce1 dakikada okunur


Kendi Aynasına Bakış Üzerine...
Evet, karşına çıkacak hakikatten kaçıyorsun sen! Ve her gece indiğinde, düşüncelerinin üzerine temiz örtüler çekiyorsun! Ah, Bilmez misin? Gündüzden kaçan yüz, karanlıkta insana daha yakından bakar. ... Ey gece, sen sessiz hırsız! Gündüzün uğultusunu çalarsın da sakladığı kendi sesiyle insanı, baş başa bırakırsın. Kolay değildir karanlıkta uyanık kalmak; zira beden uyku isterken, bastırılmış kara düşünceler gözlerini açar. ... Ey kardeşim! Sen onların nöbetçisi değil, kendi r

Ergün Gültekin
5 gün önce1 dakikada okunur


İyimserlik Üzerine...
Neşeni her gün içine gömme, ey kardeşim; yoksa yüreğin kendi ağırlığını geviş getirir de keder, içinde besili bir hayvana dönüşür. Bir gülümseyiştir bazen ilk başlangıç; küçük bir kıpırtı, yüreğin kendi karanlığına verdiği sessiz bir “Evet!” Henüz zafer değildir bu; fakat donmuş çarkı ilk kez döndüren odur. Küçük gördüğün o gülüşün kıvrımında, nice büyük sözden daha çok hayat vardır. Kim bilebilir ki, insanın yeniden doğrulması için bazen neden yalnızca dudaklarında ufacık bi

Ergün Gültekin
5 gün önce1 dakikada okunur


Durgun Zihni Eylemle Sınamak Üzerine...
Bir zamanlar sen de düşüncelerinin içinde yürüdüğünü sandın, ey kendi kuruntusuna gömülen kişi; oysa adım atmıyor, zihninin bataklığında ağır ağır çöküyordun sen. Düşüncelerinin ardında gizli bir buyurgan oturur, kardeşim: korku denir ona. Sen sustukça o konuşur; sen sınamadıkça her kuruntusunu hakikat diye buyurur. ... Kolay marifet değildir zihni dinlendirmek: bunun için önce onu uyandırmak, düşüncesini sonuna dek yürütmek Ve hükmünü eylemin önüne çıkarmak gerekir. Ne ki en

Ergün Gültekin
5 gün önce1 dakikada okunur


Beklenti ve Sadelik Üzerine...
Çok şey ummak bereket gibi görünür sana; oysa ağır bir yazgıdır da: Her ihtimali vaat sayar, gerçekleşmeyen her vaadi de yüreğinde bir yıkıntıya çevirirsin. Gönlünde beklentilerinden daha eski bir açlık vardır. Kim bilebilir ki, bütün bu sonuçları niçin ister yüreğin: büyümek için mi, yoksa kendisini değerli sayabilmek için mi? ... Nice insanlar gördüm ki, kendilerine ispatlamak istiyorlardı. Bu yüzden gerçekleşmeyen her şey, yalnızca bir kayıp değil, kendi değerlerine vurulm

Ergün Gültekin
5 gün önce2 dakikada okunur


Yalnızlık ve Dostluk Üzerine...
Kapılarını dünyaya kapatan Bir zihnin mahzeninde çok sayıda korku türemiştir her zaman; evet, sınanmayan kuruntu, kendi karanlığında kolayca bir ordu doğurur. ... Öfkelenmem senin ıssızlığa sığınmana; Ah! Bilirim bazı yorgun yürekler, sessizlikte dinlenmek ister. Fakat söyle bana: Dinlenmek için mi çekiliyorsun oraya, yoksa korkunun gözünden kaçmak için mi? ... Evet! Korku pek sever kapalı odaları; özellikle de ona karşı çıkacak hiçbir ses kalmadığında büyür, çoğalır ve kendi

Ergün Gültekin
5 gün önce1 dakikada okunur


Özgürlüğün Sorumluluğu Üzerine...
Bütün ihtimalleri sırtına yükledin, ey kardeşim; daha adım atmadan her düşüşü kendi içinde yaşadın. Ama söyle bana, nedir korku dediğin o engel? Yıkılmaz bir sur mu gerçekten; yoksa önüne dikilmiş, boyu ve sonu olan bir engel mi? Ha! Tek çarpışmada yok olmasını bekleme içindeki korkunun; ona varır, belki sarsılır ama yine de istersen, ötesine geçersin hepsinin! ... Endişe denilen uçurumun kendisi değildir; onun duvarlarına bin ayrı düşüş resmi çizen zihindir ve her ihtimal, d

Ergün Gültekin
5 gün önce2 dakikada okunur


Gömülmüş Sorular ve Belirsizlik Üzerine...
Sessizliğe güvenenlere bir sözüm var! Toprağa gömdüğünüz soru yok olmaz; yalnızca bir süre görünmez olur. Evet! İnsan, çoğu zaman cevabın kendisinden korkar. ... Ne! Bilinmeyen mi ürkütür seni? Yoksa bulacağın hakikatin inandıklarını sarsmasından mı korkarsın? Sorunu açık tutmalısın, kardeşim; yoksa cevabı susturduğunu sanırken, zihnin kapalı kapının önünde aç dolaşır! ... Soruyu tartıp biçersen bir kavrayış doğar; onu gömersen içeride kuruntuya dönüşür ve çürüyen köküyle zih

Ergün Gültekin
5 gün önce1 dakikada okunur


Umudu Dışarıdan Dilenmemek Üzerine...
Kardeşim, umudun gerçekten seninse, onu dallarda sallanan bir nişana bırakıp rüzgârdan iyiyi dilenmezsin! O halde nedir umut dediğin, yürüyüşünü buyruğuna bıraktığın o görünmez kuvvet? Bir kurtuluş nişanı gibi mi göründü yoksa sana dala bağladığın bez; oysa o, yalnızca rüzgârın parmaklarında titreyen bir oyuncaktır. Ah! İnsan, çaresizliğinin uzun gecelerinde işaretler aramayı pek sever; kendi ellerinin gücüne güvenmek, gökten bir haber beklemekten daha ağır gelir ona. ... Bil

Ergün Gültekin
5 gün önce1 dakikada okunur


Pişmanlık ve Affediş Üzerine...
Ey geçmişteki yanılgısını kendisine verilmiş bir kader sayan! Bak şu ağzında taşıdığın eski yanılgıya: çürümüş bir diş gibi, her yoklayışında acısını yeniden uyandırıyor. Pişmanlık mı diyorsun buna? Yoksa geçmişin eliyle kendini durmadan cezalandırmak mı? Ama bilmez misin? Bazıları geçmişiyle barışamaz. Evet onlar yaralarını iyileştirmez de yalnızca onları yeniden ve keyifle kanatmanın yollarını iyi bilirler. ... Bak! Eski yanılgın bir gölge gibi peşinden geliyor; nefesini ze

Ergün Gültekin
5 gün önce1 dakikada okunur


Öfke ve Adalet Üzerine...
Kardeşim, öfkeni dizginlemek boyun eğmek midir? Hayır, işte! Gereklidir bu dizgin; çünkü sabır ateşi söndürmez, sadece onu yönlendirir. Nice insan gördüm ki, öfkesinden korktuğu için onu toprağa gömdü; sonunda gömdüğü ateşle birlikte kendisi de soğudu. Ve nice insan da gördüm ki, öfkesini efendi yaptı; sonunda onun ateşi önce kendi evini yaktı. Evet! Her ateş yakar; fakat hangi şeyi yakacağına karar vermek, insanın işidir. ... Bak, içindeki ateş nasıl da adaletin habercisi ol

Ergün Gültekin
5 gün önce1 dakikada okunur


Sessizlik ve Hakkın Sesi Üzerine...
Sen, kardeşim! Bir zamanlar sen de içindeki kasırganın küle döndüğüne inandın. Ah! Nedir seni böyle sessiz kılan, ey yaralı yürek? Üzerine hangi ateş düştü de sesin toprağa gömüldü? Bir görünüş aldattı belki seni de onları da: külleri görünce ateşinin söndüğünü sandınız! Fakat unuttunuz: Kül, sönmüş bir ateş değil, uzun süre konuşmamış bir ateştir. ... Hak karşısında uzayan sessizlikler, elbette yüreğin direncini çürütür. Çünkü insan, söylemeye korktuğu hakikati önce dilinden

Ergün Gültekin
5 gün önce1 dakikada okunur


Korkular Üzerine...
Bir sözüm var sana, kendi karanlığının buyruğunda yaşayana! Söyle bana: Korkuyu taşıdığını mı sanıyorsun? Oysa uzun zamandır seni taşıyan odur! Evet! Korkun, yürüyüşüne hükmeden gizli değneğindir; onu bıraktığında kendi ayakların üzerinde durabilecek misin? Söyle bana, kardeşim: Kendi ayaklarının kuvvetini hiç sınadın mı? ... Bak hele! Ellerinin alıştığı bağı yazgı diye adlandırdın; sonra da kendi bağının önünde eğildin. Ve gün olur da o değnek kırılırsa, titremen bundandır:

Ergün Gültekin
5 gün önce2 dakikada okunur


Ben, İnsanları Kendi Gölgesine Zincirleyen Önderlerin Yolundan Yürümem, Ey Kardeşlerim!
VII. Yalnızca rolünü yerine getiren insanlara da güvenmeyin, kardeşlerim. Zira roller, çoğu zaman vicdanın sınırlarını daraltmak için kullanılır. Ey kardeşlerim, bir çift sözüm var yük taşıdığını sananlara ve bir çift sözüm de çöken köprülerin yanında seyirci kalanlara. Bir köprünün ölümünü gördüm; henüz yıkılmamıştı ama taşlarının arasına sessiz çatlaklar yerleşmişti. Taşlar gevşemişti; fakat herkes kendi küçük sınırını koruyor ve onu erdem sanıyordu. "Bana ne bundan?" diye

Ergün Gültekin
10 Tem3 dakikada okunur


Sürüden Ayrılmak – Buna Yeter Yalnızlığın Gücü; Fakat Doğru Yolu Bulmaya Yetmez Henüz!
IV. Hayatı size önceden öğretilen bir ezberle yaşamayın kardeşlerim! Çünkü başkasının cümlesinde yaşayan insan, kendi kalbinin hükmüne hiçbir zaman ulaşamaz. Evet! Önünüze konulan her sözü kapınızdan içeri almayın. Bazı sözler misafir gibi gelir; sonra ev sahibini kapının önüne koyar! Bakın kardeşlerim, şimdi size ayakların üç hâlinden söz edeceğim: yürüyen, sürüklenen ve yürüdüğünü sananlardan. Akıntının omzunda ilerleyen dallara benzer kimi insanlar: mesafe alırlar, fakat t

Ergün Gültekin
10 Tem2 dakikada okunur


Bilgi, Akıl Ve Vicdan Birbirinden Ayrıldığında, Üçü De Tek Başına Sizi Kandırır!
I. Ey kardeşlerim, bu günün yüzünde öteden beri tanıdığım bir hüküm belirdi; onun üzerine birkaç söz borçlandım size. İşitin beni, ey kardeşlerim; olur ki bu söz, içinizde küllenmiş olanı yeniden alevlendirir. ... Bir topluluğun yok oluşu her zaman büyük bir gürültüyle başlamaz. Bazen tek bir düşüncesiz sözle başlar. Sonra o söz, birinin arzusuna dönüşür; o arzu bir başkasının korkusunu yanına alır; korku, çıkarla birleşir ve sonunda herkes yürüdüğünü sanırken aynı uçuruma do

Ergün Gültekin
10 Tem3 dakikada okunur


İşte O Vakit Sen, Üst İnsan Olmuşsundur Kardeşim!
Ey kardeşim! Bir yol göstermek değil amacım; üst insanın hangi yüreklerde yaşadığını anlatmak için konuşuyorum. Çünkü bazı yürekler kendilerini, taşıdıkları erdemlerle açığa vururlar. ... Yoksunluklar, iradene bir zincir vuramadıysa; ve arzuların, sana kendi buyruğunu giydiremediyse; Evet! Artık ne servet seni büyütebildiyse, ne de mahrumiyet seni küçültebildiyse; Ve özgürlüğün hiçbir duyguya esir olmamanın vakarından doğduysa; zira insan kendini yönettiğinde hakikatin buyruğ

Ergün Gültekin
9 Tem3 dakikada okunur


Ha! Pek Çok Nefes Alan Görüyorum; Şuurla Yaşayan Görsem Keşke!
“İnsan doya doya yaşamalı!” – böyle söylüyor dünyanın gürültüsü, onu oyalamak için. Ah, keşke yeryüzü bir barış, huzur, esenlik yurdu olsa da bugün hâlâ doğru olsa bu! Hayır işte, değil! “İnsan fayda ve değer yaratmak için yaşamalı” – bunu öğretiyorum ben. Zira ömür, iyiyi büyütmek için insanın elindeki en büyük kudrettir. ... Küçük insanların avuntusu için, kişinin günü tüketmiş ve ömrünü keyifle eksiltmiş olması iyi olabilir. Ama ben her yeni gün ve yeni nefese sevinirim; o

Ergün Gültekin
4 Tem4 dakikada okunur


İsterdim Ki Tek Bir Değerin Vaat Ettiklerine Razı Olmayasın!
Değerlerin etrafına üşüşüyorsun ve güzel de sözcüklerin var buna. Oysa ben derim ki sana: Tek bir değere duyduğun kör sevgi, erdeme yapılan en büyük ihanettir. Ah! Kendini tek bir değerin yüceliğiyle ayartıyor ve bundan erdem doğacağını sanıyorsun. Ama ben görüyorum, faziletten nasıl usulca uzaklaştığını. Ey kardeşim! Kötülük daha eskidir iyilikten; insan önce yasak meyveyi tattı, erdemi değil. Evet, kendini anlamış değildir henüz insan; zira arzularına koşar, hikmete değil.

Ergün Gültekin
29 Haz2 dakikada okunur


Aşabildiği Ölçüde Kendini, İnsandır İnsan!
Ey dostlarım! Başkasının dudaklarından dökülen emirlerle yaşayanlar çoktur; kendi vicdanının buyruğuna kulak verenlerse az. Bu yüzden derim size: Korkmayın zalimin yüzüne karşı hakikati haykırmaktan! Evet dostlarım! Kölelik insanın yazgısı değildir. Uzun süre taşınmış bir korkudan başka nedir ki o; cesaretin çekip gittiği yüreklerde barınan? ... Ey dostlarım! Bakmaktan korkmayın anlamsızlığın uçurumuna; fakat izin de vermeyin onun sizi yutmasına. Ah! Nice insan gördüm: K

Ergün Gültekin
20 Haz3 dakikada okunur
bottom of page