
Sessizlik ve Hakkın Sesi Üzerine...
- Ergün Gültekin

- 6 gün önce
- 1 dakikada okunur
Güncelleme tarihi: 5 gün önce
Sen, kardeşim!
Bir zamanlar sen de
içindeki kasırganın
küle döndüğüne inandın.
Ah! Nedir seni böyle sessiz kılan,
ey yaralı yürek?
Üzerine hangi ateş düştü de
sesin toprağa gömüldü?
Bir görünüş aldattı belki
seni de onları da:
külleri görünce
ateşinin söndüğünü sandınız!
Fakat unuttunuz:
Kül, sönmüş bir ateş değil,
uzun süre konuşmamış bir ateştir.
...
Hak karşısında uzayan sessizlikler,
elbette yüreğin direncini çürütür.
Çünkü insan,
söylemeye korktuğu hakikati
önce dilinden düşürür; sonra yüreğinden.
Ve sonunda savunmadığı şeyi unutur.
...
Hak,
yüreğin dimdik durmasının adıdır.
Onur ise,
sönmesine izin verilmeyen ateştir.
Evet! Yeni bir ses öğretiyorum sana:
yüreğinin hak bildiğini dile getirmeyi.
Zira kendi korkusuna boyun eğen insan,
yalnız kendisini susturmaz;
savunması gereken hakkı da
sessizliğe terk eder.
...
Ve gün olur da sesin
boğazında taş kesilirse,
ne yapacaksın ey yürek?
Uzayan sessizlik,
zamanla yüreğin toprağında kök salar da
sonunda hakkı boğan
bir sarmaşığa dönüşmez mi?
Öyleyse külünü eşele, kardeşim!
Çünkü insanın yeniden konuşması için
üzerini örten küllerden
kurtulmaya ihtiyacı vardır.
11 Temmuz 2026
ODTÜ Eymir Gölü, Ankara



Yorumlar