
Korkunun Tahtını Yıkmak ve Kendi Yolunu Yaratmak Üzerine...
- Ergün Gültekin

- 6 gün önce
- 1 dakikada okunur
Güncelleme tarihi: 5 gün önce
Ey kardeşim!
Korkun gözcün olsun, efendin değil;
kaygın sorunu göstersin, yolu değil;
umudunsa en sarp geçitlerde
hep önünde yürüsün!
Evet, sensin
bütün bu kuvvetlerin ortasında duran;
ürken de sensin, hükmeden de,
yolunu yeniden kuracak olan da!
...
Her sabah yeni bir başlangıç sunulur sana;
fakat yeniden doğmuş olmazsın
yalnız çapaklı gözlerini açmakla.
Unutma!
İnsan, eski ve yanlış bir buyruğa
yeni bir “evet” vermediği gün
yeniden doğar.
...
Ya halkaları yere atar da
onları döven korkuyu bağrında saklarsan?
Ah, pek sever eski efendi,
kırılmış demirlerin ardından
yeniden buyurmayı!
Bu yüzden dikkat et:
Bazı zincirler, alışkanlıktan yapılmıştır.
Ve bazı tutsaklıklar,
Yeni kapılar açıldıktan sonra da sürer.
...
Bir zamanlar seni koruyan korku,
şimdi seni yönetmek mi istiyor yoksa?
Bir zamanlar seni ayakta tutan dayanak,
şimdi kendi ayakların üzerinde
durmanı mı engelliyor?
Öyleyse çekil kendi sessizliğine
ve ağır ağır sor kendine:
"Hangisidir içimde
hâlâ efendi diye konuşan korku?
Hangi buyruğu,
kendi sesim sanarak
boynumda taşıyorum?"
Kutlu bir Hayır'la kır onun buyruğunu!
Ve uzun zamandır karanlıkta bıraktığını
gün ışığına çıkar.
...
Ah! Gölge,
bastırılmış olanın sessiz ülkesidir.
Ondan kaçtığında büyür;
onu inkâr ettiğinde
başka adlarla geri döner.
Fakat yüzünü ona çevirdiğinde,
yeniden senin dilinle konuşmayı öğrenir.
Ey kardeşim!
Korkun seni uyarsın; fakat buyurmasın.
Kaygın sana ihtimalleri göstersin;
Fakat ellerini bağlamasın.
...
Ey kardeşim!
Yeniden yürümek,
eski adımlarını yinelemek değildir.
Kendi yolunu ilk kez yaratmaktır.
Ve insanın en büyük özgürlüğü de budur:
Kendi karanlığından geçip,
kendi buyruğuyla
yeniden yürümeye başlamasıdır!
11 Temmuz 2026
ODTÜ Eymir Gölü, Ankara



Yorumlar