
Durgun Zihni Eylemle Sınamak Üzerine...
- Ergün Gültekin

- 6 gün önce
- 1 dakikada okunur
Güncelleme tarihi: 5 gün önce
Bir zamanlar sen de
düşüncelerinin içinde yürüdüğünü sandın, ey kendi kuruntusuna gömülen kişi;
oysa adım atmıyor,
zihninin bataklığında
ağır ağır çöküyordun sen.
Düşüncelerinin ardında
gizli bir buyurgan oturur, kardeşim:
korku denir ona.
Sen sustukça o konuşur;
sen sınamadıkça
her kuruntusunu hakikat diye buyurur.
...
Kolay marifet değildir zihni dinlendirmek: bunun için önce onu uyandırmak,
düşüncesini sonuna dek yürütmek
Ve hükmünü
eylemin önüne çıkarmak gerekir.
Ne ki en ağır durgunluğun içinde
başlamalı arınman:
doğrulmalı orada ruh,
kendi ağırlığına karşı ayaklanmalı
ve kötü düşüncenin döşeğini terk etmelidir.
Evet! Uzun süre
yerinden kıpırdamayan zihin,
kendi gölgesini dünya sanmaya başlar.
...
Bataklık suyu
nasıl kendi üzerine kapanırsa,
eylemsiz düşünce de sonunda
kendi kuruntularının çevresinde
işte böyle dönüp durur.
İşte bu yüzden insan bazen
yürümek için değil,
sonucu görmek için harekete geçmelidir.
...
Bir kapıyı çaldığında,
bir söz söylediğinde,
korktuğu şeye bir adım yaklaştığında;
zihin de yeniden karşılaştırmaya başlar.
Göz yeniden görür, kulak yeniden duyar
ve düşünce ilk kez kendi hükmünü sınar.
İşte böyle yarılır kuruntunun durgun suyu.
...
“Gel benimle,” de korkuna;
“seni karanlık odamda büyütmeyeceğim,
gün ışığına çıkaracağım.”
Ah! Korku, sınanmadığı yerde büyür;
sınandığı yerde ise
ölçüsünü göstermeye başlar.
...
Yoksa yükseldiğin anda geri dönmek
ve eşiğe geldiğinde
yeniden boyun eğmek midir?
İnsan bazen tam kapının önünde döner;
çünkü kuruntusunu kaybetmek,
ona haklı çıkmaktan daha ağır gelir.
...
Fakat düşersen
düşüşünden merhem hazırla.
Yaran sana nerede zayıf olduğunu,
doğruluşun ise
hangi kuvveti yaratman gerektiğini
sana öğretsin.
...
Uyanış, hiç düşmemiş olmak değildir.
Düştüğü yerden
öğrenerek doğrulabilmektir.
Ve bil ki kardeşim:
Bazen tek bir eylem,
bin düşünceden daha çok hakikat söyler.
11 Temmuz 2026
ODTÜ Eymir Gölü, Ankara



Yorumlar