
Pişmanlık ve Affediş Üzerine...
- Ergün Gültekin

- 5 gün önce
- 1 dakikada okunur
Güncelleme tarihi: 4 gün önce
Ey geçmişteki yanılgısını
kendisine verilmiş bir kader sayan!
Bak şu ağzında taşıdığın eski yanılgıya:
çürümüş bir diş gibi,
her yoklayışında acısını
yeniden uyandırıyor.
Pişmanlık mı diyorsun buna?
Yoksa geçmişin eliyle
kendini durmadan cezalandırmak mı?
Ama bilmez misin?
Bazıları geçmişiyle barışamaz.
Evet onlar yaralarını iyileştirmez de
yalnızca onları yeniden
ve keyifle kanatmanın
yollarını iyi bilirler.
...
Bak! Eski yanılgın
bir gölge gibi peşinden geliyor;
nefesini zehirliyor da
sana aynı acı hükmü yeniden okuyor.
Yoksa onu söküp atarsan,
ardında bir boşluk
kalacağından mı korkuyorsun;
sanki acın giderse
öğrendiğin de yok olacakmış gibi?
...
Hayır, kardeşim!
Acı ile ders aynı şey değildir.
Yara kapanabilir; fakat öğrettiği kalabilir.
Evet! Hatanın hükmünü verdiysen,
artık kendini aynı darağacına çıkarma!
Acısı kalsa da sök içinden cezayı;
sana öğrettiğini de sevgiyle sakla.
...
Hatırla demelisin kendine,
boyun eğ değil.
Ah! Öğrettiğini taşı, cezanı değil!
“Affettim,” demen de yetmez.
Çünkü o, geçmişi aklamak değildir;
onun bugünün üzerindeki
hükmünü kaldırmak gerek!
Evet! Zinciri boynundan çöz de
eski eşiğinde bırak onu!
...
Söyle bana:
Kaç kez çevirdin aynı yanlışı zihninde;
ağrıyan dişe dilin her dokunuşu gibi?
Ah, kardeşim!
İnsan bazen hatasından değil,
hatasına bağlılığından acı çeker.
Öyleyse bırak geçmiş hükmünü yitirsin!
11 Temmuz 2026
ODTÜ Eymir Gölü, Ankara



Yorumlar