top of page

Pişmanlık ve Affediş Üzerine...

Güncelleme tarihi: 4 gün önce

Ey geçmişteki yanılgısını

kendisine verilmiş bir kader sayan!


Bak şu ağzında taşıdığın eski yanılgıya:

çürümüş bir diş gibi,

her yoklayışında acısını

yeniden uyandırıyor.


Pişmanlık mı diyorsun buna?

Yoksa geçmişin eliyle

kendini durmadan cezalandırmak mı?


Ama bilmez misin?

Bazıları geçmişiyle barışamaz.

Evet onlar yaralarını iyileştirmez de

yalnızca onları yeniden

ve keyifle kanatmanın

yollarını iyi bilirler.


...


Bak! Eski yanılgın

bir gölge gibi peşinden geliyor;

nefesini zehirliyor da

sana aynı acı hükmü yeniden okuyor.


Yoksa onu söküp atarsan,

ardında bir boşluk

kalacağından mı korkuyorsun;

sanki acın giderse

öğrendiğin de yok olacakmış gibi?


...


Hayır, kardeşim!

Acı ile ders aynı şey değildir.

Yara kapanabilir; fakat öğrettiği kalabilir.


Evet! Hatanın hükmünü verdiysen,

artık kendini aynı darağacına çıkarma!

Acısı kalsa da sök içinden cezayı;

sana öğrettiğini de sevgiyle sakla.


...


Hatırla demelisin kendine,

boyun eğ değil.

Ah! Öğrettiğini taşı, cezanı değil!


“Affettim,” demen de yetmez.

Çünkü o, geçmişi aklamak değildir;

onun bugünün üzerindeki

hükmünü kaldırmak gerek!


Evet! Zinciri boynundan çöz de

eski eşiğinde bırak onu!


...


Söyle bana:

Kaç kez çevirdin aynı yanlışı zihninde;

ağrıyan dişe dilin her dokunuşu gibi?


Ah, kardeşim!

İnsan bazen hatasından değil,

hatasına bağlılığından acı çeker.

Öyleyse bırak geçmiş hükmünü yitirsin!



11 Temmuz 2026

ODTÜ Eymir Gölü, Ankara

Yorumlar


bottom of page