top of page

Özgürlüğün Sorumluluğu Üzerine...

Güncelleme tarihi: 4 gün önce

Bütün ihtimalleri sırtına yükledin,

ey kardeşim;

daha adım atmadan

her düşüşü kendi içinde yaşadın.


Ama söyle bana,

nedir korku dediğin o engel?

Yıkılmaz bir sur mu gerçekten;

yoksa önüne dikilmiş,

boyu ve sonu olan bir engel mi?


Ha! Tek çarpışmada

yok olmasını bekleme içindeki korkunun;

ona varır, belki sarsılır

ama yine de istersen,

ötesine geçersin hepsinin!


...


Endişe denilen

uçurumun kendisi değildir;

onun duvarlarına

bin ayrı düşüş resmi çizen zihindir

ve her ihtimal,

derinliği biraz daha dipsiz gösterir sana.


...


Titremeden sıçramak mı istiyorsun?

Hayır! Olanaksızdır bu istek.

Öyleyse korkunun çekilmesini bekleme;

onunla birlikte yürümeyi öğret iradene.


...


Ah! Kim söyledi sana

yolların korkudan sonra başladığını?

Sis, yürüyenin önünden çekilmez ki...


İnsan bir adım atar;

sonra önünde bir geçit açılır.

Böyle yaratır insan kendi yolunu.


...


İlk adım, tereddütlü ruh için korkunçtur;

çünkü o adımda tüm ihtimaller ölür de

sorumluluk ışıldayarak doğar.


...


Kardeşim, özgürlüğe ne gerek var sanırsın?

Hiç ürpermemek için mi;

yoksa ürperirken bile

kendi buyruğunu verebilmek için mi?


Hayır! Bir zamanlar

kesin buyruğu seviyordun;

çünkü yanlışının yükünü

başkasına bırakabiliyordun.


Şimdi kendi yolunu istiyorsan,

seçiminin belirsizliğini ve sonucunu da

sırtına almalısın.


...


İçindeki nöbetçi bazen bağırır:

"Burada tehlike var!"

Dinle onu.

Fakat tacını başına koyma.

Zira onu işi uyarmaktır; buyurmak değil.


Tereddütlerinle ise

Hep kısa süre oturmalısın kardeşim;

ah! düşünmeden verilen hüküm kördür.


Evet! Onu yanında fazla tutma;

ihtimalleri tartsın,

fakat seni bir eşiğe zincirlemesin.


...


Uçmaya yetmez henüz gücün;

fakat kanatlarının

doğacağı zamanı yaratmaya yetmez mi?


Körlemesine atlama;

kıyıda da oturup kalma.

Çünkü umut çoğu zaman

hareketin içinde doğar.


Evet! Yürüdükçe öğrenir iraden,

yanıldıkça yön bulur

ve her doğruluşunda biraz daha büyür.


Ah! İnsan,

yere düşmenin utancından değil;

orada oturup kalmaktan yenilir.


...


Ah! Sisli yollardan gider özgür insan

ve belirsizlik ona,

yanı başından eşlik eder.


Çünkü özgürlük,

açık göklerin ödülü değildir;

sisin içinde

kendi yönünü seçebilme kudretidir.


...


Ey kardeşim!

Sahi, neyi bekliyorsun hâlâ?

Söyle! Daha açık bir göğü mü?

Yoksa kendi buyruğunu

ilk kez işitmeyi mi?




11 Temmuz 2026

ODTÜ Eymir Gölü, Ankara

Yorumlar


bottom of page