top of page

Gömülmüş Sorular ve Belirsizlik Üzerine...

Güncelleme tarihi: 4 gün önce

Sessizliğe güvenenlere bir sözüm var!

Toprağa gömdüğünüz soru yok olmaz;

yalnızca bir süre görünmez olur.


Evet! İnsan, çoğu zaman

cevabın kendisinden korkar.


...


Ne! Bilinmeyen mi ürkütür seni?

Yoksa bulacağın hakikatin

inandıklarını sarsmasından mı korkarsın?


Sorunu açık tutmalısın, kardeşim;

yoksa cevabı susturduğunu sanırken,

zihnin kapalı kapının önünde aç dolaşır!


...


Soruyu tartıp biçersen bir kavrayış doğar;

onu gömersen içeride kuruntuya dönüşür

ve çürüyen köküyle zihnini sarar.


Bilmez misin? İnsan,

içine artık sığamadığı cevapları bile

bırakmak istemez.


...


İşte bu yüzden bazı sorular korkutucudur;

çünkü yalnızca bir gerçeği getirmezler,

insanın kendisi hakkında taşıdığı

eski hükmü de yerinden sarsarlar.


...


Yoksa hakikati bulmak

ve onun uğruna

eski huzurunu yitirmek midir korktuğun?


Ya cevap yolunu aydınlatmaz da

içindeki uçurumu gösterirse, kardeşim?


Ah! İşte insan o vakit ürker;

zira önünde artık eski yol yoktur,

yenisi de henüz görünmez.


...


Cevapsız kalmak!

O eksik bir karanlıktır;

biçimsiz bir boşluk

ve kendi sınırını göstermeyen

bir uçurumdur.


Bilmez misin?

Yeni bir yol, çoğu zaman

eski yolun bittiği yerde görünür insana.


...


Yeni düşünce hemen doğmaz orada.

Evet! Önce eski cevabın

hükmü çözülmelidir.

İşte o vakit zihin,

ilk kez kendi yabani yolunu açabilir.


...


Söyle bana kardeşim:

Önünde açılan bu karanlık boşluğa

hangi hükmü vereceksin?


Bak! Aynı karanlık toprak önündedir:

Oraya yeni düşünceni mi ekeceksin,

yoksa sorunu gömüp

üstünü taşla mı örteceksin?


Çünkü bazı insanlar sorularını mezara çevirir.


Evet! Bazıları ise aynı toprağı yeni bir başlangıcın tarlası yapar.


Peki sen, önündeki toprağı neye dönüştüreceksin?




11 Temmuz 2026

ODTÜ Eymir Gölü, Ankara


Yorumlar


bottom of page