
Gömülmüş Sorular ve Belirsizlik Üzerine...
- Ergün Gültekin

- 5 gün önce
- 1 dakikada okunur
Güncelleme tarihi: 4 gün önce
Sessizliğe güvenenlere bir sözüm var!
Toprağa gömdüğünüz soru yok olmaz;
yalnızca bir süre görünmez olur.
Evet! İnsan, çoğu zaman
cevabın kendisinden korkar.
...
Ne! Bilinmeyen mi ürkütür seni?
Yoksa bulacağın hakikatin
inandıklarını sarsmasından mı korkarsın?
Sorunu açık tutmalısın, kardeşim;
yoksa cevabı susturduğunu sanırken,
zihnin kapalı kapının önünde aç dolaşır!
...
Soruyu tartıp biçersen bir kavrayış doğar;
onu gömersen içeride kuruntuya dönüşür
ve çürüyen köküyle zihnini sarar.
Bilmez misin? İnsan,
içine artık sığamadığı cevapları bile
bırakmak istemez.
...
İşte bu yüzden bazı sorular korkutucudur;
çünkü yalnızca bir gerçeği getirmezler,
insanın kendisi hakkında taşıdığı
eski hükmü de yerinden sarsarlar.
...
Yoksa hakikati bulmak
ve onun uğruna
eski huzurunu yitirmek midir korktuğun?
Ya cevap yolunu aydınlatmaz da
içindeki uçurumu gösterirse, kardeşim?
Ah! İşte insan o vakit ürker;
zira önünde artık eski yol yoktur,
yenisi de henüz görünmez.
...
Cevapsız kalmak!
O eksik bir karanlıktır;
biçimsiz bir boşluk
ve kendi sınırını göstermeyen
bir uçurumdur.
Bilmez misin?
Yeni bir yol, çoğu zaman
eski yolun bittiği yerde görünür insana.
...
Yeni düşünce hemen doğmaz orada.
Evet! Önce eski cevabın
hükmü çözülmelidir.
İşte o vakit zihin,
ilk kez kendi yabani yolunu açabilir.
...
Söyle bana kardeşim:
Önünde açılan bu karanlık boşluğa
hangi hükmü vereceksin?
Bak! Aynı karanlık toprak önündedir:
Oraya yeni düşünceni mi ekeceksin,
yoksa sorunu gömüp
üstünü taşla mı örteceksin?
Çünkü bazı insanlar sorularını mezara çevirir.
Evet! Bazıları ise aynı toprağı yeni bir başlangıcın tarlası yapar.
Peki sen, önündeki toprağı neye dönüştüreceksin?
11 Temmuz 2026
ODTÜ Eymir Gölü, Ankara



Yorumlar