top of page

İsterdim Ki Tek Bir Değerin Vaat Ettiklerine Razı Olmayasın!

Değerlerin etrafına üşüşüyorsun ve güzel de sözcüklerin var buna. Oysa ben derim ki sana: Tek bir değere duyduğun kör sevgi, erdeme yapılan en büyük ihanettir.


Ah! Kendini tek bir değerin yüceliğiyle ayartıyor ve bundan erdem doğacağını sanıyorsun. Ama ben görüyorum, faziletten nasıl usulca uzaklaştığını.


Ey kardeşim! Kötülük daha eskidir iyilikten; insan önce yasak meyveyi tattı, erdemi değil. Evet, kendini anlamış değildir henüz insan; zira arzularına koşar, hikmete değil.


...


İlke ve değerlere kulak vermeyi mi öğütlüyorum sana? Hayır! Ne arzuların peşinden sürüklenmeyi ne de tek bir değerin gölgesinde oyalanmayı; en uzaktaki erdeme doğru yürümeyi öğretiyorum sana!


...


Diğerkâmlığı severim ben, cömertlikten daha çok; yiğitleri severim, cesaretten daha çok. Çünkü değerler konuşur, ama onları bedeliyle doğrulayanlar ancak büyük insanlar olur.


Ah! Her yiğit cesurdur; ama her cesur, yiğit değildir. Evet! Cesaret tehlikeye yürür; yiğit ise hakikat uğruna ölüme yürür.


...


Doğruyu söylemek sana zarar verecek olsa bile neden susuyorsun? Ah! Hakikatten değil, onun bedelinden korkuyorsun sen.


Önünde yürüyen üst insanı öğretiyorum sana, kardeşim; çünkü o, sıddîktır. Dürüstlüğünü sözüyle değil, ödediği bedelle doğrular.


...


Fedakârlık ağır mı geliyor sana? Ah! Belli ki kendini yeterince sevmiyorsun. Yapılması doğru olanla yetiniyor, yapılması gerekenden daha fazlasını ise gönüllü olarak yapmıyorsun.


İsterdim ki tek bir değerin vaat ettiklerine razı olmayasın; çünkü o vakit bilgiyi doğru zamanda, doğru kişiye ve doğru ölçüyle kullanmak zorunda kalırdın. İşte o zaman bilgeleşir, erdeme de yaklaşırdın.


...


Kendinden iyi söz edilmesini istediğinde bir para uzatıyorsun, ha! Yoksulu senin hakkında iyi şeyler düşünsün diye ayarttığında, aslında iyilik yapmıyor; vicdanını satın alıyorsun.


Oysa şöyle der üst insan: "Fakirin onurunu koruyarak, ihtiyacını hissettirmeden, en uygun zamanda ve en güzel üslupla yardım etmek isterim."


...


Ah! Sadece kötülük yapmayanlar değildir iyi insanlar, evet pasif iyilerdir asıl yalan söyleyenler.


Ben iyiyim!" Henüz kötülük yapma fırsatı bulamayanlar böyle konuşur kendileri hakkında ve aldatır başkalarını da bu konuda.


...


İnsan vardır, halîm olmak için öfkesini yutar; evet! Gücü de vardır, hakkı da. Fakat kini, nefreti ve intikam arzusunu kendi içinde söndürmeyi seçer. Bağışlaması ise kudrete dönüşmüş sevgisidir.


İşte o yiğitlerdir değerlere duydukları sevginin bedelini ödeyenler; korku, kaygı ve endişe bir araya gelse bile, her zaman bencilliği öldürmeyi seçerler.


...


Hayır, kardeşim! Övdükleri değerleri de sevmiyorum onların: Çok konuşanlar gördüm etrafta; dinleyenler ise sahtekârlıkta ustalaşmıştı.


Değerleri değil, üst insanı öğretiyorum sana. İyilik yapmak değil, iyiliği güzelleştirmek olsun senin için yeryüzünde nefes almanın amacı ve hikmetin habercisi.


...


Aykırı olmayı ve onun taşan yüreğini öğretiyorum sana, ey kardeşim. Ama bilgiyi taşımak yerine bir ölçü olmak istiyorsa insan, taşlanan bir yalnız olmasını da bilmeli.


Erdemin hiç dinmeyen çağrısını öğretiyorum sana; o çağrının yankı bulduğu yüreği öğretiyorum sana. Evet kardeşim! Kendi vicdanının huzurunda yürüyen üst insanı öğretiyorum sana.


...


Erdem ve Üst insan olsun bugün nefes almanın soylu nedeni: kendi amacın olarak sevmelisin asaleti.


Kardeşim, değerler sevgisini öğütlemiyorum sana: erdemin yürüyen hâli olan üst insan olmayı öğütlüyorum sana!




Yıldız, Ankara

29 Haziran 2026



Yorumlar


bottom of page