
Yalnızlık ve Dostluk Üzerine...
- Ergün Gültekin

- 5 gün önce
- 1 dakikada okunur
Güncelleme tarihi: 4 gün önce
Kapılarını dünyaya kapatan
Bir zihnin mahzeninde
çok sayıda korku türemiştir her zaman;
evet, sınanmayan kuruntu,
kendi karanlığında kolayca bir ordu doğurur.
...
Öfkelenmem senin ıssızlığa sığınmana;
Ah! Bilirim bazı yorgun yürekler,
sessizlikte dinlenmek ister.
Fakat söyle bana:
Dinlenmek için mi çekiliyorsun oraya,
yoksa korkunun gözünden kaçmak için mi?
...
Evet! Korku pek sever kapalı odaları;
özellikle de ona karşı çıkacak
hiçbir ses kalmadığında büyür,
çoğalır ve kendi kendine hak verir.
Aman dikkat et!
Bir düşünceyi uzun süre yalnız bırakırsan, sonunda onu hakikat sanmaya başlarsın.
...
Bak hele!
Bir insan çıkar bazen karşına;
seni yükünü birlikte taşıyacağı
bir yolcu gibi dinler.
İşte böyle olana yaklaş,
kuru kalabalık olmasın sakın konuştuğun.
Bir kudret vardır açık sözde
ve onu yargılamadan dinleyen kulakta.
Boşuna değildir
yaralıların güvenilir bir yüreğin önünde
dillerini çözmeleri.
Evet! İnsan acısını anlatırken,
ilk kez onun sesini de işitmiş olur,
bir dostun karşısında.
...
Ha! Çok iyi tanırım
korkuna kendi sesini katanları da!
Seni dinlemek istemezler;
yalnızca kendi kuruntularına
inanmanı isterler.
Onların yanında bir derdini anlatırsın,
iki dertle geri dönersin.
İşte bunlardan da uzak dur, kardeşim!
...
İnsan,
İyileşmek isteyen insana
iyi bir ayna olabilir.
Yüzünü yeniden gösterir,
yüküne tanıklık eder
ve ilk adımında koluna girer.
Fakat onun yerine yürüyemez.
Evet! Başkası yaranı görür,
elini tutar
ve merhemi uzatır;
ama içine saplanan son dikeni
sen kendin çekmelisin!
Bir dostun omzu elbet köprü olabilir;
Ancak yıkıntıların üzerinden geçecek olan
yine de sadece sensin!
11 Temmuz 2026
ODTÜ Eymir Gölü, Ankara



Yorumlar