
İçsel Yankılar (Yeni Bölüm #56)
- Ergün Gültekin

- 2 gün önce
- 2 dakikada okunur
Ey kardeşlerim, merhametsiz miyim ben? Ama derim ki: Çürümüş olana önce acımasız bir tokat gerek, doğrulukla uyandırmak için!
Bugüne ait olan her şey – kayırıyor, eğip büküyor, teraziyi güçlüden yana bastırıyor: ah! kim sevgiyle doğrultmak ister onu! Ama ben – ben tekme vurup devirmek istiyorum aksine!
...
Gürültülü hakaret ve tehditlerin nasıl koskoca düzenleri yiyip bitirdiğini bilir misiniz, ey kardeşlerim? – Günümüzün insanları: bakın, nasıl da alışıyorlar eğriliği kader diye taşımaya!
Ah, gördüm ben: hesap vermeyen yürek bozulur önce; sonra tüm insanlık çöker onun ardından.
...
Evet nice otorite gördüm: doğruluğu biliyordu ama yükünü kuşanmıyordu!
Bu yüzden derim ki: Önce bu putları devirmeli ortalıktan — sonra yeni ve adil bir düzen kurmalı bu yıkıntıların üzerine!
Çünkü eğrilmiş ruhların üstünde doğruluk yükselmez; evet çarpılmış vicdanların içinde uzun yaşamaz adalet.
...
Ey kardeşlerim, yalnız buyruklarla insanı değiştireceğini sananlara inanmayın! Çünkü çoğu insanı yoğuran gizli efendi, menfaati arzulayan bencilliktir.
Nice temiz yürek gördüm ben: kötü düzene uzun boyun eğdiği için sonunda ona benzeyen!
Bu yüzden önce insanın içine doğruluk ekilmeli adaletin kırbacında; sonra meydanlar, yollar ve sofralar düzeltilmeli herkes için!
Evet! Benim sevgiyle uzanan ellerim, adaletin kırbacını sımsıkı tutar!
...
Daha ağır savaşların neferiyim ben, ey kardeşlerim! Bir adalet kılıcıyım! Benim öğüdüme göre davranın!
Çünkü lider, yalnız yanlışları gören değildir; geri dönmemek üzere yük kuşanan kişidir!
...
Nice vaiz gördüm ben: sözü yüksek, yürüyüşü eğri! Bu yüzden önce kendi yaşamı konuşmalıdır doğruluğu taşıyanın.
“Benlik davam değildir bu!” demelidir o; “insan onurunu yükseltmek isteyen değerlerin davasıdır!”
Evet, nice düzen gördüm ben: bir tek adamın iştahına kurulduğu için kendi kendini yok eden! Ve nice güçlü gördüm: yakınlarını koruduğu için kendi tahtını çürüten!
Bu yüzden derim ki: İnsan, yakınlığıyla değil; taşıdığı ağırlıkla yaraşmalıdır bulunduğu yere! Evet! Adamlıcılık ve kayırmacalıktır, liyakati yerle bir eden.
...
Ey kardeşlerim, suçun yalnız kötü insanlardan doğduğunu sanmayın! Çünkü aç bırakılmış nice mide gördüm ben: sonunda karanlığa sürülen.
Önce özgürlük ve hakkını vermeli insanın — sonra erdem istemeli ondan!
...
Ama yine de bütünüyle bırakılmamalıdır yanlış yapan; çünkü insan, en çok da terk edildiği yerde büyütür içindeki çürümeyi.
Daha ağır ıslahların sözcüsüyüm ben, ey kardeşlerim! Bir adalet düşkünüyüm! Benim terazime göre davranın!
Eğer insanlara doğruluğu sevdiremiyorsanız – hiç değilse adaletin nasıl acımasız olduğunu öğretin!
Böyle söyledi E1
30 Mayıs 2026
Lara, Antalya



Yorumlar