top of page

Ah, Nasıl Olur Da Sevmem Seni...

1.


Eğer yürüyüşün omuzlarına çöken zorlukların altında ezilmemişse; ve kararlılığın seni daha sarp yollara keyifle sürmüşse — çünkü bazı fırtınalar vardır ki yalnız eğilmeyenleri arar!

Eğer suskunluğun korkudan değil gönlünde taşıdığın doğrulardan yükselmişse; ve en soğuk ayazlar bile göğsündeki ateşi söndürememişse!

Eğer dudakların baskının altında hâlâ, evet hâlâ “iyiyi büyüt!” diyebilmişse; ve uçurumun kıyısında bile cesaretin geri çekilmemişse — çünkü nice yolcu gördüm ben: geceden değil, kendi yıldızından ürküp dönen.

Ah, nasıl olur da sevmem seni; o diz çökmeyeni ve en ıssız gecelerde bile umudunu yere düşürmeyeni!

İşte sensin üst insan, en karanlık geçitlerde bile yürüyüşünü bozmayan.

2.


Eğer gönlündeki dava geceler boyunca zihnini uyutmamışsa; ve olup bitene boyun eğmek yerine, gayretin arzuların buyruğuna bağlanmamışsa!

Eğer en uğursuz saatlerde bile umudun kendi yalnızlığıyla bilenmişse; ve her geri adımdan sonra azmin uzak ufuklara yeniden yönelmişse!

Eğer gecenin ortasında bile omuzların emaneti taşıyabilmişse; ve ayakların değerlerin eşiğinden geri çekilmemişse — nice eller gördüm ben: taşıyamadığı için değil, hatırlamayı bıraktığı için düşüren.

Ah, nasıl olur da sevmem seni; o elindeki emaneti yıldızsız gecelerde bile düşürmeyeni!


İşte sensin üst insan, geceler uzadıkça yükünü daha sıkı kavrayan.


3.


Eğer üzerine vaatler yağmış olsa da niyetin yönünü değiştirmemişse; ve tehditlerin gölgesinde bile dizlerin korkuyla çözülmemişse!


Eğer altının sarı parıltısı gözlerini kör edememişse; ve en süslü sözler bile vicdanını hükmünden vazgeçirememişse!


Eğer sıcak döşekler bile iradeni uykuya çağıramamışsa; ve kulağın kalabalığın övgüsünü, değerlerin buyruğundan üstün tutmamışsa!


Ah, nasıl olur da sevmem seni; o çıkarın önünde eğilmeyeni ve korkunun önünde susmayanı!


İşte sensin üst insan, hiçbir çağrının yolundan çeviremediği.


4.


Eğer zenginlerin sofrası önünde durmuş da elin o lokmaya uzanmamışsa; ve arzular yüreğine dolarken kalbin yönünü şaşırmamışsa,


Eğer ruhun yalnızlığa sadık kalabilmişse; ve sürüklenmek yerine kendi çölünde susamayı seçmişse!


Eğer duyguların kalabalığın sıcaklığına teslim olup çözülmemişse; ve değerlerin en karanlık saatlerde bile kandil gibi sönmemişse!


Ah, nasıl olur da sevmem seni; o çoğunluğun yürüyüşü yerine kendi kalbinin buyruğuna uyabileni!


İşte sensin üst insan, yoklukta bile vicdanındaki hükmü kirletmeyen.


5.


Eğer yüreğin yüksek tahtları süslü zincirler olarak görüp hakikatten uzaklaşmamışsa —çünkü nice insan gördüm ben: yükseldiğini sanırken kendi ruhuna pranga geçiren.


Eğer açlığın sızısı aklını karıştıramamışsa; ve bedenin yorgunluğu faydalı olma arzunu susturamamışsa — sabır, kirlenmeden uzun yollar yürüyebilmektir.


Ah, nasıl olur da sevmem seni, o çilesi büyüdükçe içindeki sesi daha derinden işitebileni!


İşte sensin üst insan, sert zamanların içinde bile ateşini söndürmeyen.


16 Mayıs 2026

Cebeci, Ankara


Yorumlar


bottom of page