Yarım Elma (Yeni Bölüm #9)
- Ergün Gültekin

- 13 Mar
- 3 dakikada okunur
Bana dedi bir seferinde,
Nedir senin amacın, ey aykırı ruh?
Gülümsedim güzelce
Ve seslendim ona kısık gözlerle :
Ey sorgulayan yıldız,
Bende görülmeyeni görenlere,
Vermektir kendimi sevgiyle!
Evet! Kendi türlerimi arayanım ben!
Ve sevgim onlara,
Sıradışı bilincimin ham maddesidir.
..
"Anlat, anlat bana kendini" dedi,
o vakit şirin tavşan:
Beni en iyi tanıyandı oysa o,
Kim bilir kaç kere anlatmıştım zaten.
Derin bir nefes aldım,
Bir solukta şunları anlattım:
...
Bir yabancı gibi yürürüm insanlar arasında,
hem merak uyandıran bir sıcaklıkla
hem de yakın gelen bir uzaklıkla.
Yüzümde dolaşır kocaman gözleri,
Sanki bulmak istermiş gibi benzemezliğimi.
Oysa budur işte bendeki yabancılık,
Benzerliğimin üşüten sıcaklığı!
...
Tuhaf bakışlara pek alışkınım ben!
Ama yukarıdan bakar şefkatim herkese -
farklılığımın sahiplenme cesaretiyle.
Umursamayan bir ciddiyetle
Otururum aralarında da
Ararım benzerlerimi mutsuzlar içinde!
...
Bağlılığımızdır beni onlara bağımlı yapan
Anlaşılmaz olanları da bize anlaşılır kılan.
Hissederler de şaşırırlar
Benzerlikten doğan sevgime.
İsteyerek yaklaşırlar,
Benzeri olanlarla çoğalmak isteyene.
Evet! Hiçbir yere ait olmayan farklılığımdır,
En sevgili gelen, kendi türlerime
....
Uğursuz bir şüpheyle bakar içlerdeki,
Delici bir ateş olan özgüvenime.
Evet, rahatsız eder bilirim kötüleri,
Hiç bilmeden haklarında bildiklerim.
Ilık bir sakinliktir dilimden akan,
Ama tüm alışılmış huzurları da bozan.
...
Güvenli bir rahatsızlıkla
Sarsarak uyandırır yakıcı sevgim
Acıtan bir ilham taşır da seslenir:
Ey aykırılar, çok sevilenler!
Uyanış, bilgiden değil; hatırlayıştan doğar!
...
Yok, yok! Acımasızca dürüstüm ben,
Çıplağın çocuğuyum!
Korkmadan söylerim çekinmeden.
Çünkü bilirim:
Hakikat önce rahatsız eder,
Sonra iyileştirir.
Evet! Avutmam kimseyi ayna tutarım da
Ayıplarım kirli ruhlarla kendini kıyaslayanı.
...
Merhametle yoğrulmuştur kararlı öfkem
küçümsemez elbette hiçbir kimseyi -
Sevgimin ateşidir herkese!
...
Tanırım elbet sizi, ey kardeşlerim!
Kıskançlıklar, sizin ışığınızın kanıtıdır bana!
Hadi! Şimdi sizde kıskanılan üstünlüğü
Onurlu bir kader yapın kendinize!
...
Siz! Düşmanını değil,
Sürekli kendini yenmesi gerekensiniz.
O zaman savaşınızı bir düşmanla değil
Uyuşmuşlukla, korkuyla, şüpheyle yapın
...
Ah! Tevazu mu?
Eğer özgüveni bastırıyorsa,
Artık o, bir erdem değil bir zaaftır size
Evet! Kibirli olmadan asil,
Alçakgönüllü olmadan güçlü olun!
...
Olmayan değildir alçakgönüllülüğüm
Ama ben hesaplı erdemi reddederim.
...
Kibirli miyim gözlerinde?
Ah! Sevmem ki övülmeyi,
Çünkü o bir onurlandırma değil,
Örtük bir küçültmedir gözümde.
Evet! Aşağılamadır övgüleri onların bana;
Sahte beğeninin altında tahakküm sezdiren
Gerçekten çok azını usta bulurum,
Onlar da farkında olmadan iyi sanki.
“Ne istiyor bizden bu karanlık salgın.”
Demelerini isterim zalimlerin,
Ah! Bu damgayı onur gibi taşımak isterim!
...
Uyanmış değil,
Uyandırmayı meslek edinmişim ben:
Her çağrım bir diriliş buyruğu!
Hayır! Sadece hakikati anlatmam;
Dinleyene cesaret bulaştırırım
...
Evet! Kendinden kopmuş,
Kendini unutmuş olanları
Köklerine döndürmek isteyenim ben.
O halde dinle sende, ey güzel tavşan:
Kendine saygı duymayanın,
Kimseyi sevmeye hakkı yoktur.
...
Yok! Kolayca yutulan bir öğreti vermem —
Kendini aşma sürecini başlatmak isterim.
Ah! Ezberletmem de
Dönüştürürüm kulak vereni deneyimle!
...
Ey ışıldayan yıldız, bilmez misin bunu:
İnsanı amaçlı bir yola sokmak zordur!
Evet öğrendiğim için çoktan bunu
İnsan doğasının tembelliğini:
Acımasız bir kasıtla gizlerim bilgiyi!
...
Ha, ha! Başkasının zalimliğini konuşmam,
Kendi yüreğimi tartarım.
Hatta iyiliğimi bile sorgularım
Zira ölçüsüz iyilik, kötülüğe hizmet eder!
...
Hatalarımı sorarsın şimdi sen!
Ha, ha! Unuttun mu?
Kendi gölgeme bile onurla bakarım ben!
Kendimi kınasam da,
Kendi gururumdan vazgeçmem
— işte budur benim tutarlılığım!
...
Ha! Sürekli doğum halindedir fikirlerim!
Görmeyen gözlerle izlerim etrafı,
Sanki bir şeyler dinlermiş gibi.
Duyuların ötesine düşünce ile bakmam,
İçsel sezgimin mistik farkındalığıdır!
...
Ne! Tüm yaşamım boyunca
boyun eğmedim zalimlere,
hep huylandırmaktan keyif aldım.
Gözlerimi büyüterek okudum içlerini,
en gizli sırlarını çaldım.
Evet! Bilinmeyenleri bilerek alay etmekten
ve onları bir başlarına bırakmaktan hoşlandım.
...
Yalnızlığım kader değil,
Seçilmiş bir bilinçtir bende
Evet! Benzemezliğim,
Kendime sadık kalmanın bedelidir
...
Yalnızlığım mı?
Güç veren tefekkürün tapınağıdır o,
Bir kader, bir kaçış değil,
Bilinçli bir tek başınalıktır.
O halde sende, ey sevilen
Kalabalıklardan ayrılışın,
Bir duruşun devamı olsun!
...
Umudum mu ne dedin?
Ey çok sevilen!
O tesadüfi bir his değildir bende,
İnşa edilmesi gerekendir,
Umutsuzların kalbinde!
...
Hayır! Ben biri değilim, bir şeyim!
Evet! Süreklilik yaratmak isteyen,
Bir bilincim konuşan:
Dinleyenlerde kök salmak
Ve nesiller boyu yaşamak isteyen!
...
Başkalarının seslerine el vermem,
Konuşmalarım kendi yankılarımın
İçsel yankısıdır.
Farkındalığım da dışsal gözlem değil,
İçsel bütünlüğümdür tüm benliklerimde.
...
Tavşan en sevimli gülümsemesini taktı da
Mırıldandı kısık gözlerle:
Ah! Özlemişim kendimi senden dinlemeyi:
Gerçekten sen, aykırıların en aykırısısın!
13 Mart 2026
Gebze, İzmit



Yorumlar