top of page

Ah! Verecek Neyim Kalırdı Geriye, Aykırı Ruhlar Etrafımda Bulunmasaydı?

Güncelleme tarihi: 19 Nis

Bastırılmış feryatlar duyarım gittiğim diyarlarda. Adaletsizlik duvarlardan akar; ağırdır, keskindir bana ulaşan yankısı.

Yakından baktıkça ben taşların altına, gizlenen çürüme kahkaha atar ve otoritenin sevimsiz kibri açığa çıkar.

...

Bakın, nasıl bir çürüme dolaşıyor çevremizde! Evet, sarsıcıdır bu çürümenin içinde palazlanan bencilliğin yüzünü görmek.

Ne ilgilendirir beni artık, başkalarının aciz büyüklenmesi! Benim meselem sadece aykırıları bulmak artık.

...

Evet, hep yeniden, aykırılara doğru götürür beni bilge ruhum; böyle konuşurum da anlatırım bildiklerimi onların yüreğine: Etik Liderlik!

Ah! Verecek neyim kalırdı geriye, aykırı ruhlar etrafımda bulunmasaydı?

...

Eskiden yükselen yapılara baktıklarında unvan ve gücün adını anardı insanlar; ama şimdi ben size etik liderliğin adını anmayı öğretiyorum, ey kardeşlerim!

Liderlik elbette bir mertebedir ama ölçüsü liyakattir. Yoksa etik liderliği kavrayabilir miydik?

...

Ey aykırılar! Doğrusu şu: herkesin sezebildiği ve herkesin hakkını verdiği bir eyleme dönüşmelidir sizinle o.

Bu yüzden kendi sınırlarınızı yoklamalısınız sonuna dek! Ve adil düzen dediğiniz şeyi önce siz kurmalısınız: sizin basiretinizde, sizin değerlerinizde, sizin davranışınızda, sizin ahlâkınızda biçim bulmalıdır o!

...

Ey aykırılar gelecek sizindir. Değerleri korumak için biz mücadele ettik, O’nu yükseltecek ve sürdürecek sizlersiniz!

Bak! Bu amaç olmasaydı, nasıl dayanırdık bu çürümeye? Ne karanlıklar içinde bir yön bulabilirdik kendimize, ne de umutsuzluktan bir çıkış.

...

Gerçek liderler olsaydı, bu yozlaşma böylesine derinleşir miydi? Hayır, yoktur gerçek liderlik burada, aramayın gözlerinizle boşuna.

Ve hiçbir değer sahipsiz kalmamalıdır. Bu yüzden seslenirim size, ey aykırılar: anlayacak olan sizsiniz, medeniyeti kuracak olan sizsiniz!

Evet! Ben öğretirim size liderliği; çünkü taşıyacak olan sizlersiniz!

...

Ben mi? Bir adalet soluğuyum ben tüm çürümüşlüklerin üzerine!

Bu hükmü ben verdim kendime ama hala bir gerçek sürüklüyor beni arayışa!

Liderlik bir mertebedir: ama bu yükün bedelini ödemeden kim taşıyabilir ki onu?

...

Yol açan kişinin gayesi elinden alınmalı mıdır; insanı yükselten bir liderliğin kendi yolunda yürümesi engellenmeli midir?

O halde unutmayın birinci vazifenizi: İnsanlık onurunuzu muhafaza etmek!

...

Bir aldanıştır sahte liderlik, doğru olanı eğip büker ve emeğin üzerine kurulu ne varsa çökertir.

O halde hakikatten sizi mahrum etmek isteyenler artık korksun: İçinde bulunacağınız hiçbir vaziyet, sizi bu emelden vazgeçirmeyecek!

..

Nasıl? Ömür akıp gidecek ve emek veren her insan hiçe mi sayılacak?

Ah! Bunu düşünmek bile insanı serseme çevirir ve yönünü şaşırtır; sahiden, bir hastalıktır böylesi bir düzen.

Vicdansız ve zalim bir kudret derim ona. Evet ona, o güç ve otoriteye sahip olana: bencil ve hesap vermez olana!

Onun dilini kullanan yandaşları da görürsün etrafta. Ah! Ne acınası bir düşüştür bu! Ve böylesi en çok kendini aldatır!

İşte, bu durum içinde dahi vazifeniz, ey aykırılar: Adalet için ayağa kalkmaktır!

..

Oysa en iyi anlatılar azim, kararlılık ve gayretten söz etmelidir. Evet kardeşlerim: bir yüceltme olmalıdır o ve taşıdığı anlamla liderlik kavramını haklı çıkarmalıdır!

O halde kalkın ayağa! Burayı bir barış, huzur ve esenlik yurduna dönüştürelim!

...

İyiyi büyütmek – elbette acılardan çıkıştır ve yükü anlamlı kılmaktır. Ama etik lider olmak için yara almak gerekir, nice kazanımdan vazgeçmek gerekir.

Evet, nice darbe ve sarsılış olmalı sizin yolunuzda, siz ey aykırılar! Bu sayede emeğin değerini kavrayanlar ve insanlık haysiyetini ayakta tutanlar olmalısınız.

Ah! Gururunuz bunu böyle istesin!

...

Evet! Liderlik eden kişinin kendisinin de sınırları aşan bir bilinç olması gerekir; aynı zamanda yükü taşıyan ve onun acısını üstlenen olmak istemesi gerekir.

O halde muhtaç olduğunuz tek şey, kendinize inanmaktır!

...

Sahiden, nice engeller aştı bu ayaklar, nice savaştan ve nice sarsıcı yüzleşmeden çıktı. Evet! Çok yerler gördüm, bir o kadar da karanlık ruhlar.

Ama yaşlandım: artık her yükselişin bir acıyla başladığını bilecek yaştayım.

Ne var ki hala böyle olsun ister benim aykırı iradem: tam da böyle belalı bir yolu ister benim yönelişim.

Ah! Başarının büyüklüğü zorlukların şiddetiyle ölçülür!

...

Duyarlı olan her insan incinir ve o zalimlerin yaman kuşatması altındadır. Ama ya aykırı ruh! Elbette o umudun ve direncin kaynağıdır.

Evet! Aykırılığım çılgın bir kararlılık doğurur: budur azmin ve yılmaz bir duruşun öğretisi.

Mevcudiyetimin yegane amacı budur: İyiyi büyütmek!

...

Elbette ilkeler ve değerler, buyruğun ötesine çağırır beni ve fısıldar kulağıma: Bir gün bizi koruma mecburiyetine düşersen, korkusuzca savaş!

Ha! Bu aykırı hazinemden şüphesi olan varsa, buyursun gelsin de karşıma çıksın! Evet, alayı gelsin!

...

İşte böyle dökülür bu sözler size, dostlarım: görün içlerindeki gerçeği ve yüzleşin saklanan çürümeyle!

Çünkü vakit artık: etik liderlik hakkındaki gerçekleri, görmezden gelmeme vaktidir



16 Nisan 2026

Tuzla, İstanbul

Liderlik Okulu – Güz Dönemi Eğitim #9



Yorumlar


bottom of page