top of page

Bilmek Yetmez, İrade Edip Dönüşmek Gerek!

Dünyanın çivisi çıkmış diyorum

Kendi kendime.

Yaşananları gördükten, duyduktan sonra!

Her zaman değil ama bazen…

Her şey üstüme yığılmış gibi oluyor.

Sanki umut da, güven de terk etmiş beni.

Ne tutunacak bir dal kalmış elimde,

Ne de inanacak bir söz, bir yüz…

Ve evet…

Bilgi var.

Her yerde.

Ama…

Ama bilgelik?

Bilgelik yok hiçbir yerde

Yıllardır erdem anlatıyorlar.

Yazıyorlar, konuşuyorlar!

Ama ne değişti?

Savaşlar bitmedi, açlık dinmedi,

Adalet hâlâ bir suskunluk içinde…

Ben…

Ben artık sadece bilmek istemiyorum.

Doğruyu sezmek istiyorum.

Zamanı geldiğinde susmayı,

Ve yeri geldiğinde de

Haykırmayı bilmek istiyorum.

Çünkü erdem,

Sadece doğruyu bilmek değil,

Doğruyu, doğru zamanda yapmaktır.

Biliyorum…

Bilgi tek başına yetmez!

Eğer bilgi seni dönüştürmüyorsa,

Sadece yük olur omuzlarında.

Ve o yük, zamanla taşınamaz hale gelir.

Evet! Sana ait olmayan doğruları

Taşır durursun yıllarca, boş yere...

Şimdi soruyorum kendime:

Ben ne yapıyorum?

Neyi bekliyorum?

Birileri gelsin diye mi?

Bir kahraman, bir kurtarıcı…

Hayır.

Artık anlıyorum.

Umut, başkalarında değil.

Umut, benim içimde saklı.

İçimden susarak geçen düşüncelerde…

Ve kötülük?

O da içimde.

Saklanmış, bekliyor.

Ama eğer…

Eğer onun içini yararsam,

Orada bir ışık bulabilirim.

Küçük bir parıltı,

Belki de bir kıvılcım…

İşte o kıvılcım,

Bir başkasının gecesini aydınlatabilir.

O yüzden susamam artık.

Bilgiyi içime gömüp oturamam.

Bu bilgi beni harekete çağırıyor.

Bir adım, sonra bir adım daha…

Ve ben yazmak,

Yazılanları anlaşılır kılmak istiyorum.

Evet…

Kötülüğün içini yaracağım.

Ve orada —

Orada umut açacak.

Gözle görülmeyen ama hissedilen o şey…

Sessizce filizlenecek.

Belki bir sözle, birisinin davranışında…

Çünkü hâlâ inanıyorum.

Hâlâ…

Daha iyi bir dünyanın

Mümkün olduğuna inanıyorum.

07 Nisan 2025

Sincan, Ankara


Yorumlar


bottom of page