top of page

Bir Açın Gözüyle Bakar Dünyaya, Değerleri Yüreğinde Taşıyan Lider!

Söyleyin bakalım: insanı koruyan ve başkasını ayakta tutan etik liderlik nasıl en yüksek değer oldu?


Çünkü nadirdir o, kendine saklamaz kudretini ve asaletle parlar; hükümle değil çoğulculukla işler ve her zaman başkasının aklını, bedenini ve onurunu gözetmeye doğru sunar kendi varlığını.


...


Sadece ve sadece insanın kendi vicdanını doğru işlerde kullanma sorumluluğu olarak ulaştı bu kişi en yüksek mertebeye. Böyle parlar, faydasını başkasının göreceği bir eylem için tüketenin bakışı.


Ve o, sunduğu sevgi, adalet ve huzurun karşılığını yalnızca başkalarının yüzünde beliren içten bir gülümsemede bulur; evet, başka bir ödül tanımaz kendine.


...


Evet! Nadirdir bu aykırı yetenek ve kendine saklanmaz kazanımı. Başkasının hakkını koruyan ve hatta kusurluyu bile incitmeden yükselten bir tavırdır bu; insan olma iddiasının en ağır sınavıdır bu.


Sahiden, sizi çok iyi anlıyorum, kardeşlerim: siz de tıpkı benim gibi, bu yüce mertebeye ulaşmaya çalışıyorsunuz.


Ne ortak yanınız olabilir ki arzularına tutsak olanlarla ve bencillik ile saldırganlığı seçenlerle?


...


Bizzat bir savaşçı ve bir emanet taşıyıcısı olmaya susamışsınız siz: emanet edilen değerlerin yükünü omuzlayıp onu aşmaya susamışsınız siz. Çünkü bilirsiniz: bu vasiyet, taşınmak için değil, büyütülerek miras bırakmak için verilir insana.


Ah! Ruhunuz bu yetkinliğe ve olgunluğa ulaşmaya çalışıyor doymak bilmezcesine; çünkü yüreğiniz arzuluyor ortak iyiyi var etmeyi ve fayda üretmeyi, kendinden sonrasına kalacak bir iz bırakmayı. İşte bu yüzden konuşurum bende size!


...


Görenim ha! Benden duyduklarınızi kendinize doğru ve içinize çekiyorsunuz; öğrendikleriniz, başkaları için güvene, faydaya ve huzura dönüşerek aksın diye; zira insanın kendinde kalan hiçbir şey, ölümsüz olmaz.


...


Hayır! Bir açın gözüyle bakar dünyaya, değerleri yüreğinde taşıyan lider; bir bencilin saldırganlığıyla ölçer bolluğu ve her zaman başkalarının ihtiyacına yanaşır.


Sahiden, tüm iyiliklerin taşıyıcısı olmalı böyle bir lider; işte ben: aykırı ruh derim ben böyle bir kişiye.


...


Ama bir başka tercih daha vardır insanlar arasında, fazlasıyla yoksuldur, alçaltır sahibini. Hep kendine ister; hayvani güdülerine yenilenlerin yönelişidir bu, bencillik ve saldırganlıkla beslenen hasta bir yöneliştir.


Zayıflık ve görünmez bir çürüme dile gelir böylesi zalim bir istekte; dengesini yitirmiş bir nankörlükle konuşur bu karanlık ruhun açgözlülüğü.


...


Söyleyin bana kardeşlerim: kötü ve en kötü olarak kabul ettiğimiz nedir? Adaletsizlik değil midir?


Başkasının hakkını koruyan sorumluluğun eksik olduğu yerde etik lidere ihtiyacın büyüdüğünü sezeriz hemen.


Ama bir koltuğa değil, göklere doğrudur bizim yolumuz, bir insandan daha yüksek bir zirveye: üst insana! Evet, “hep bana,” diyen, kutuplaştıran bilinç bir dehşettir bizim için.


...


Değerlere yönelir tercihlerimiz: böylece eylemlerimiz yeryüzünde onun bir yansıması olsun diye, bir yükselişin işareti olsun diye.


Ha! Böylesi yükselişin işaretleridir bizde, değerlere atfedilen asil davranışlar.


...


İşte böyle ömür tüketir insan zamanın içinde, hayvandan insana dönüşerek, insandan ise üst insana geçmeyi başararak.


Ya anlam – anlam nedir bu aykırı insan için? Yapılmaya değer olanın adı, yaşam mücadelesinin ve biriktirdiklerinin habercisi, kutsalın yoldaşı ve göklerin yeryüzündeki yankısıdır.


...


Hayır işte! Değerlerin tümü bizden birşey yapmamızı ister. Tercihlerimizin sonuçları ise doğruya ve yanlışa verilen adımız olur:


Evet, kimliğimizi biz seçelim diye apaçık konuşmaz değerler bizimle, sadece işaret eder vicdanın sesiyle. Ah! Bir budaladır onun sesini dinlemeyen!


Vicdanınızın fısıltıyla konuşmak istediği her ana dikkat edin, kardeşlerim: çünkü oradadır bu asaletin ve yükselişin kaynağı.


...


Ah! Özgür iradeyi aşan doğruluk mu ne?


Olgunlaşmış ve yükselmiştir o zaman varlığınız. Üst insan olma sevinciyle büyütür iyiyi, böylece hayatı kuran, ona yön veren, insanı kusuruyla kabul eden ve herkes için fayda üreten olabilsin diye.


...


Ah, yeni bir lider doğar orada! Gerçekten, güzel bir geleceğe seslenen bir çağrıdır, yeni bir ümidin sesidir o!


Güçtür ha, Etik Liderlik! Kendisini aşıp başkasına yön veren bir varlıktır o ve bilinçli bir akıl sarmıştır onu: başarıyı amaç değil sonuç bilen bir anlayışın ışığı ve o ışığa sarılmış güven, bağlılık ve birlikte büyüyen bir ruhun bilgeliği...


...


Yanlışın kıyısında duranlar için hem gelişim imkânı hem de yanlışı düzelten bir iyilik gibi coştuğunda yüreğiniz: işte oradadır etik liderliğin kaynağı.


Övgünün ve yerginin ötesine geçtiğinizde ve varlığınız, bir mıknatıs gibi herkesi anlamlı bir vizyon etrafında toplamaya yöneldiğinde: işte oradadır bu duruşun kaynağı.


Farklılıkların çokluğunda eksiklerin daha hızlı tamamlandığını gördüğünüzde ve her birinin diğerini tamamladığı bir birlik kurduğunuzda; birbirine güvenenlerin omuz omuza durduğunu hissettiğinizde: işte oradadır bu liderliğin kaynağı.


Bencilliği ve konforu aşağıladığınızda ve önde görünmek yerine başkalarının büyümesine alan açtığınızda; kendinizi geri çekip yeni filizlerin yükselmesini izlediğinizde: işte oradadır bu liderliğin kaynağı.


Üst bir zihne sahip olarak, tüm bireysel kazanımlara sırt çevirmek size gerekli göründüğünde ve var olmanın başkalarını var etmekle mümkün olduğunu kavradığınızda: işte oradadır bu etik liderliğin kaynağı.


Sahiden, bir başarıyı paylaşırken “işte bu benim yol arkadaşım” diyebildiğinizde ve onun sevincini kendi sevinciniz kıldığınızda; ama bir başarısızlık anında el uzatıp “bir kez daha deneyelim, sana güveniyor ve inanıyorum” diyebildiğinizde: işte oradadır bu yüce duruşun kaynağı.


Ve sahiden, en doğru sözlerin bile yankısız kaldığını gördüğünüzde; dinlemeden söylenen her sözün boşluğa düştüğünü anladığınızda: işte oradadır bu azimli yönelişin kaynağı.


...


Ey kardeşlerim! Şimdi anladınız mı? İnsanı koruyan ve başkasını ayakta tutan etik liderlik nasıl en yüksek değer oldu?




20 Nisan 2026

Bilkent, Ankara

Liderlik Okulu – Güz Dönemi Eğitim #13

Yorumlar


bottom of page