
Bu Yüzden Yönüm Kesindir: İnsanı Değerlerle İnşa Etmek!
- Ergün Gültekin

- 19 Mar
- 5 dakikada okunur
Burada durur ve kendime seslenirim; etrafımda bilgilerin parçaları ve henüz tamamlanmamış yeni hükümler.
Dağınık olanı toplarım kendimde; kırıntı olanı düşünerek bütün kılarım. Bilirim: Tek başına yanan söner; birbirini bulan büyür!
Ama ne vakit gelecek benim anım, zira öğrendikçe uzaklaşıyor hakikat? Ne zaman kopacak bu bekleyiş; ne zaman taşacak içimde biriken? Yoksa ben de mi alıştım beklemeye — öğrendiğini sananlar gibi?
Evet, yoklamalıyım kendimi; kırılmalı bu sessizlik, başkaldırmalı bastırılan hakikat!
...
Bir zamanlar bende kendi geçmişimin mezarlarında dolaştım ve güldüm onların çürümüş görkemine; Ha ha! Korkmam gereken şey ölüm değil, meğer kendi arzularımmış!
Eğri olan kalp doğrultamazmış hiçbir şeyi! Bu yüzden yıkmak isterim içimde eski hükümlerin tahtlarını; devirmek isterim göklerin değerleri ile o eski kibri.
...
İçimdeki yabanıl özlem o vakit haykırdı; bilgiyi yeryüzüne indirmek iste — zira onu kendinde tutan yanar!
Evet! Böyle çağırdı beni içimdeki bilgelik; görülmemiş ufuklara, o çıplak kötülüğün utanmadığı yerlere git diye!
...
Yeryüzünde varlık bir oyundur; arzular ile özgür irade birbirine kur yapar durur. Ama üzerinde yürünecek yol ister ömür; evet! aşılacak engel ister iyiliğin kendisi.
Ah! Değerler insan eliyle görünür kılınması gereken bir şeydir; bir kavrayış değil — bir eylemdir!
İşte bu yüzden inmeliyim insanların arasına; kendimde eksik kalan hakikat, iyilikle görünür olsun diye.
...
Ey rahatına düşkün nefsim! Bilgiyle yalnız oturmayı büyümek mi sanırsın sen — oysa eksilirsin orada, yüreklere değmeden!
Ah! Biriktirdin bilgeliğini; ama değmedi kimsenin kalbine yüklendiğin, bu yüzden ağırlaştı içinde! Ama sor kendine: paylaşılan olmayınca neye yarar ki o öğrendiklerin?
...
Uzaklaştın, kaçtın kendine ve adına huzur dedin, ha! Çürüyen kendin mi olmak istersin yoksa?
Bak kutsal göğe! Saklanan ondan büyüyemez; değerlerle büyümeyen ise kaybedenlerden olur! Ah! Bilmez misin: İnsandan kaçan, kendine en uzak olandır!
...
Bilgelerin tepesinde ne işim var benim. Yetmedi mi yalnız öğrendiklerim? Yüksekler bana dar gelir artık; zira kalbe dokunmayan çoğalmaz!
...
Tanırım seni, ey nefsim: yükten kaçarsın ve buna temizlenmek dersin! Dinlenmek istersin tembellikle; çünkü anlamayanlara konuşmayı yorgunlukla eksilmek sanırsın! Oysa susan ağırlaşır da saklayan kararır — sonunda ilim kendi sahibine hesap sorar!
Evet! Bu yüzden yüz çeviririm ben arzularımın fısıltılarından, zira onunla kalan küçülür!
...
Göklerin bilgisi kalplere dokunmak için insan eli ararmış. Evet! Değerleri konuşan yalnız değildir; göklerin rüzgarları onu onurlandırır!
Ha! Yönelişim kalabalıklara bu sebepledir — orada çoğalır kötülük. Evet! Keyifle yürürüm kötülüğün diyarına, dikilirim zalimlerin karşısına!
...
Evet, evet! Karışırım insanların arasına; ararım orada kendi türlerimi, aykırı olanı — kendinden kaçanı, kendi kudretini saklayanı!
Bilirim onları: içlerinde bir kıpırtı duyarlar da bastırırlar onu: zarar görmekten korkarlar! Ah! Ne onursuz bir davranıştır bu! Kendi değerlerinden kaçan, kendi iradesiyle zulme eğilmez mi?
O halde kutsal göğün öfkesinden korkmayan, zalimine kurtarıcı diye sarılsın!
...
Çıkarım karşılarına; ama sözle değil, kendileriyle! Saklanamaz insan kendinden, gösterildiğinde kendine! Bu yüzden tutarım aynayı; öyle ki kaçamasınlar da utansınlar gördüklerinden diye!
Ey Aykırılar! Bu ne hal! Kendinizi küçümsemenizi ayıplayanım!
Evet! Görmelidirler kendilerini, saklanamasınlar kendilerinden diye! Artık kendinden kaçan, en ağır yükü kendi taşısın!
...
Bulurum onları; tek tek titreyen o gizli kıvılcımları! Ama dağınık kalan sönmeye yakındır, kendi içinde bile tutamaz ateşini!
Bu yüzden yanaştırırım onları birbirine; öyle ki tek tek yanan, birlikte ateş olsunlar diye! Ah! Çağrıma kulak vermeyen, kendi mumunun eriyip sönmesine hazırlansın!
...
Evet! Çağırırım onları kendilerine; kaçtıkları yere! Çünkü insan en çok kendinden kaçar ve buna kendine iyilik der!
Oysa bastırdıkça ağırlaşır içlerinde taşıdıkları ve çökerler kendi yüklerinin altında! Bu yüzden kaldırırım onları öğretilerimle, bastırdıklarını taşımaya zorlarım: İyiyi büyütmek için birbirinizle yarışın!
Ha! Kendini taşıyan, artık eğilmesin diye.
...
Ve gördüğümde onları bir arada, anlarım: eksik olan yalnızlık değil — anlaşılmazlıktır!
Aynı ateşi taşıyanlar, ayrı kaldıkça sönmez mi? Bu yüzden birleştiririm sevgimle onları; öyle ki tek tek olan, birlikte kudret olsun diye!
Ve başlar keyifli yürüyüş; çünkü birbirini bulan benzerler, artık kaçmaz anlaşılmaz bir yalnızım diye! Ah! Ateş, ateşi büyütsün!
...
Ama görürüm: eğrilmiştir ölçü ve doğru sanılır yeryüzünde. İnsan kendi zayıflığını hak diye sunar ve buna düzen der! Bu yüzden açık olur hakikat bana: sorun yalnız düzen değildir — çarpıtılmıştır insanlık onuru!
Eğilen insan doğrultamaz hiçbir şeyi! Evet! Yeryüzünde kutsal göğün değerlerini ayağa kaldırmak gerek. Büyümeli sevgi; kök salmalı saygı; yerini bulmalı adalet!
...
Yoksun bırakılan her hak sessiz bir yok oluştur. Ve görürüm: sağlam görünen bu düzenin içinde kötülüğe bağımlılık saklıdır!
Bu yüzden yönelirim zihinlere; çünkü çürüyen yer orasıdır! Neye yarar sağlam görünen, içten çökmüşken?
Ah! Değer taşımayan bir yürek, dayanamaz özgür iradenin keyfi isteklerine!
...
İçindeyim bir düzenin; görünüşte sağlam, özünde bağımlı! Güven diye taşınan, alışılmış bir boyun eğiş. Ayakta sandıkları şey, yalnızca alışkanlığın sürüklediği sadakat.
Ha! Eğilmiş olan, doğrultamaz hiçbir şeyi! Bu yüzden yönüm kesindir: insanı değerlerle inşa etmek! Evet! Geri vermeliyim insanın kendini, ona.
...
Hakkı elinden alınana susan, kendi gömüsünü hazırlasın! Evet! Gömülen yalnız hak değildir — onunla birlikte ruh da iner mezara!
Bu sebeple buluşturmalıyım aykırıları birbirleriyle; zira boyun eğen değil, özgür olan yaratır dönüşümü!
Evet! Sıra dışı zihne sahip olan özgürler birbirini bulduğunda başlar hakikate yürüyüş! Bir avuç nitelikli azınlıktır, değerleri ayağa kaldıracak olan!
...
Dürüstüm mü dediniz? Hayır, yetmeyendir o! Bilmez misiniz? Şeytan en dürüstmüş, mecliste doğru bildiği yanlışı cesurca söylemiş.
Hayır! Eğilmiş olanın omzuna yük verilmez; çünkü kendini unutan, ilk rüzgârda çözülür de dağılır! Ha! Hakikati yitiren, hiçbir iyiyi kuramaz!
Tutunmaya çalıştıkça kaybeder elindekini; çünkü değeri yoktur artık! Bu yüzden çağırırım kendi türlerimi kendilerine; iyilikten kaçtıkları yere!
...
Bilirim: karanlığın gölgesinde duranlar, yükten kaçanlardır! Güvende sandıkları yerde küçülürler de buna düzen derler!
Ama başka bir yol vardır — kendi iradesiyle yükselenlerin yolu! Bu yüzden buluştururum aykırıları; zira ortak iyiyi büyütmek isteyenler — zorlukları birlikle taşıyabilir!
...
Bu yüzden durmam yükseklerde; çünkü kalan dokunamaz kalplere! Uzak duran, çoğaltamaz içindekini!
Evet! Bu yüzden inerim onların arasına; bilgiyle yanmak için! Kendini aşan, başkalarına değer olsun diye!
...
Bak! Usandım öğrenmekten; onlarla kendini var etmek ister artık yüreğim!
Biriken değil, akan çoğalansa inmeliyim derinlere. Batmalıyım insanların arasına; ışık derinlerde doğar diye!
Evet! Kutsansın niyetim şimdi; çekinmeden paylaşabilenim! Kutsansın taşmak isteyen niyetim; aksın sevgiyle ve susuzluğum merhamet olsun!
...
Tutamam içimde birikeni de yazarım çünkü dolan taşar vakti geldiğinde! Gökler insana bilgiyle dokunduğunda beklemez ki o yürek, dokunmak ister kendine başkasının kalbinde.
Bu yüzden bırakırım aksın içimde olan; kaleme dökülmeyen ise ağırlık olsun bana! Bak! İçimde taşıdığım artık sığmaz — kendi yolunda üstün olmak ister!
...
Bu kaçıncı mı? Bilmem, toplar da konuşurum size! Evet! Kutsansın niyetim şimdi; çekinmeden paylaşabilenim!
İçimdeki sevgi, herkesi sevmek ister; ve ben de sizinle birlikte yeniden insan olurum!
...
Geri çekilmem; duraksamam da yazar dururum! Ama merkeze de kendimi koymam. Zira yüceltilecek olan ben değilim — göklerin kutsal değerlerdir!
Evet! Arındırırım kendimi; aldanışa bile göz kırpmayan bir bakışla.
...
Şimdi ey aykırılar, buluşturdum sizleri kendinizle, bu 60 gün süren eğitimde. Ey sevilenler: Artık rehberiniz değerler, susuzluğunuz merhamet olsun!
18 Mart 2026
ODTÜ, Ankara
Zihinsel Geviş Getirme Seansları LX ( Kapanış)



Yorumlar