top of page

Çoğu Sever Doğruluğu — Ta Ki Rahatından Eksiltmesin Diye!

Çekilin benden! Çekilin benden! Fazla ağırdır taşıdığım yürek, sizin bencil hesaplarınız için.

Hayır! Dokunmayın bana! Titremedi mi içiniz az önce, niyetimin soluğu değince size?

Ruhum fazla aykırıdır sizin karşılık bekleyen elleriniz için. Uzak durun benden, ey gürültüyle beslenen methiyeler ve kendini hayır diye süsleyen boş övgüler!

...

Evet! Tevazu sahipleri taşımalıdır erdemin yükünü, en anılmayanlar, en çok sabredenler; karşılık beklemeden veren o aydınlık ruhlar, insanların bütün övgülerinden daha parlak ve daha derin olanlar.

...

Ey arzular, neden ardımdan sürükleniyorsunuz? Niyetimi mi yokluyorsunuz³? Bir kazanç, bir övgü, bir teşekkür mü bekleyenim sizin gözünüzde?

Ey arzular! Ardımca mı sürünürsünüz? Yüreğimin derinliğini mi koklarsınız? Bir övgü lokması mıyım ben sizin açlığınıza?

Ey eğri arzular! Bana mı uzatırsınız rüşvetinizi? Yanlış köprülerden geçenlerden mi sanırsınız beni? Ah! Görünsün diye mi kuşandım doğruluğu?

Ha! Uzağım ben sizin hesaplarınızdan. Çünkü arı olan satılmaz.

...

Ey kardeşlerim! Daha temiz amaçlarınız olsun; daha çetin sadakatlere uzanın, daha sessiz iyiliklere, karşılıksız kalan doğruluklara uzanın, benim sözlerime uzanmayın.

Benim korkum derindir, ey kardeşlerim; çünkü insanın yükü ağırdır. Ama kusursuz değilim ben yine de, lekesiz bir taş değilim: zira derindir göklerin imtihanı.

...

Ve gördüm ben: iyiliği dudaklarında gezdirenleri, fakat onu yaşayışlarının içine indirmeyenleri. Çünkü kolaydır erdemi söz diye taşımak; ama onu huy hâline getirmek, en zor olan budur

Evet! Çoğu sever doğruluğu — ta ki rahatından eksiltmesin diye. Ta ki çıkarlarının yönünü bozmasın, alıştıkları güveni sarsmasın, onları yalnız bir yürüyüşe çağırmasın diye.

...

Ah! Adaleti överler, fakat sıra kendi paylarına geldiğinde geri çekilirler. Merhametten söz ederler, fakat elleri daralınca kalpleri de daralır.

Ve ne tuhaftır: kudret sandıkları şey, hep daha fazlasını toplamaya yönelir. Oysa ben size derim ki: kendi arzularına sınır çizemeyen, erdemin hangi emanetini koruyabilir?

Ağırdır ha! Ağırdır kimse görmezken temiz kalmak. Ağırdır teşekkür beklemeden vermek. Ağırdır fırsat insanın önünde dururken elini haksız kazançtan çekmek.

Şimdi söyleyin kardeşlerim, sessiz verilen daha temiz değil midir?

...

İşte bu yüzden azdır üst insan. Çünkü çoğu, alkışlanan iyiliği sever; fakat bedel isteyen doğruluktan ürker.

Ey her iyiliği tartıya koyanlar! Bilmez misiniz: karşılık bekleyen, özündeki ışığı eksiltir.

...

Ama gördüm ben o sessiz yaşayan temiz yüreklileri: verirler de karşılık istemezler; taşırlar ve övgü çağırmazlar; iyiliği bir süs gibi değil, bir insanlık onuru gibi yaşarlar.

Ne teşekkür bekler onlar, ne de gönüllerde bir borç bırakmak isterler. Çünkü doğruluk onlar için bir amaç değil, insanın ruhuna yerleşmiş bir sadakattir.

Ve bundan dolayı ağır gelir onların varlığı yeryüzüne: çünkü suskun iyilikleri, kalabalıkların bütün kötülüklerini açığa çıkarır.

13 Mayıs 2026

Kazan, Ankara

Liderlik Okulu – Güz Dönemi Eğitim #32


Yorumlar


bottom of page