Dost, Sevdiğini Yapıcı Bir Eleştiriyle Onurlandırmalıdır!
- Ergün Gültekin

- 15 Ara 2024
- 2 dakikada okunur
Güncelleme tarihi: 9 Mar 2025

Bir gün bana “Burada yaşanan zorbalığı gördün; şimdi kalbin bize bunu güzelce bir anlatsın. Umulur ki bize anlatacakların zalim düzenin değişmeyeceğini teyit eder ve senin de artık ne yapamayacağını anladığını bize gösterir” dediler.
Onlara şöyle seslendim:
Benim kadar aykırı olanı buralarda görmediğiniz halde, hala bana zalim düzeni mi soruyorsunuz?
“Pekâlâ” dedim önce ve derin bir iç çekişten sonra devam ettim: “Önce ne konuştuğunuzu ve nasıl davranışlarda bulunduğunuzu hatırlayın ki ben de eksikliğinizi tasdik eden bilgiyi kulaklarınıza sevgimle fısıldayayım.
Ey dostlarım! Şüphesiz kendindeki eksikliği, etrafındaki bir zorbayı kınayarak örtmek isteyenler, kendisinde eksik olanı duymak istemez! İşte bu yüzden ben buradaki zalimi değil, sizin yapmadıklarınızı size anlatmak isterim.
Yaşadıklarınıza gelince; elbette ki o zalimin buradaki mevcudiyetini gösterir, ancak o sizlere tastamam verilen apaçık bir cezadır. Evet yaşadıklarınız, yapmaktan kaçındıklarınız yüzünden sizlere verilen azap dolu bir cezadır!
Gerçek şu ki hakiki dost, sevdiğinin koşulsuz yanında olan değil, bilinen ama hiç söylenmeyen yanlışları mertlikle ona anlatan ve sonrasında sevdiğine sarılıp ağlayandır.
Hadi şimdi duymadıklarınızı değil yapmadıklarınızı anlatayım size: Sözünde doğru olan, idealleri davranışlarıyla sergileyendir!
İşte sizin yapmadığınız budur!
...
“Bizi erdeminden mahrum kılma, bize öyle davranmayı öğret ki, bunu ilk duyandan son işitene kadar bu, bizler için ideal eksiksiz yapılan olsun ve senden de bize sunulan değerli bir miras kalsın. Bizi bilgeliğinle ödüllendir ey sevgisi varlığımız olan! dediler.
Bende onlara şöyle seslendim:
Ey dostlarım! Eğer ideal insan aranan bir bilgi olsaydı, mutlaka ona herkes erişirdi. Oysa üstün insan hakikati, sadece edinilen bir bilgi değil, kalbin iyi niyet duygusuyla içselleştirilen ve iradeyle basiretli davranışa dönüştürülen, değil midir?
İşte sizin yapıp etmediğiniz budur!
...
Siz burada daha önce hissetmediğiniz kadar büyük bir güvensizlik, kötümser bir ümitsizlik ve huzursuzluk içinde olduğunuzu bildiğiniz halde, zalimin olumsuz etkisini hala size kelimelerle mi açıklamamı bekliyorsunuz?
Size sizi anlatıp eksiğinizi tamamlayacağım pek çok pasif davranışınız olduğunu bile bile, neden benden hala kendi yanlışınızı duymak yerine, zalimin zalim olduğunu teyit etmemi istiyorsunuz?
Söylediklerimin doğru olduğunu bile bile neden hala meraklı bakışlarla cevabı kendi üzerinizde, kendi davranışlarınızda aramıyorsunuz?
Oysa bende sizlerle aynı ortamda bulunmuyor muyum? Hayır! Gerçekten size artık kendi söylem ve eylemlerimle sergilediklerimden, yaşayarak gösterdiklerimden başka, anlatacağım hiç bir şeyim yok!
...
Yemin olsun ki dostlarım, sizler tarafından sevilmeyi, takdir görmeyi istemeyi bile bencillik bilenim. İşte bu yüzden, en acımasız eleştirileri zalime değil, size yöneltmek isteyenim.
Yemin olsun ki dostlarım, sizlerden karşılık bekleyen değil, sizlerin doğruları yaparak büyümesini isteyenim. İşte bu yüzden, zalimin değil sizlerin neler yapmadığını söylemeyi dileyenim.
Onun için ki tüm bildiklerimi kendi başıma yaşamak yerine, çılgınca bir sevgiyle sizlerle paylaşmak isteyenim!
Hayır! Öyle bir günden korkun ki, o gün ben zalimden değil, sizlerden ümidimi keserek buradan gideyim ve kendimi parçalayarak bildiklerimi, artık sizlere anlatmak istemeyeyim!
Şüphe yok ki, burada iyiliği en çok istenen, güzel günlerde mutluluğu ise en çok dilenen, sizsiniz!
...
Sizleri kırıp üzmemek için saklamayı isteyeceğim bir eleştirinin olduğuna inanmayı mı umut ediyorsunuz, hala?
Hayır! Dost, sevdiğini gerçekçi ve yapıcı bir kritikle eleştirerek onurlandırmalıdır!
İnanın dostlarım, bu bana ağır gelenlerden olurdu meğerki sizi büyütecek bir olumsuzluğu gizleyip söylemeseydim. Hayır! Sizler menfaat sağlayacak bir şey yüzünden sevilenler değilsiniz.
Evet! Sevgim sadece sizlerin iyi olmasını istiyor, zamanla anlayacağınız ise yaptıklarımı anlamak ve yapmadıklarınızı ise yaşayarak görmek olsun.
13 Kasım 2024
Silivri, İstanbul




Evet, sevgili dostum! Faili dışarıda arayarak kendini rahatlatma ve nemalanarak mutlu olmayı marifet bilen herkes, insanlık kontenjanını işgal eden zavallıdır. Yaşadığı ise -bencilliğinin karşılığı olan- ıstırap dolu cezadır.
Zorbayı eleştirerek, kendindeki eksikliği örtmek isteyenler kendisinde eksik olanı duymak istemez! Bunlar ki; menfaatlerinin köleleri haline dönüşmüş zavallılardır.