top of page

Düşünün Şimdi: Sözlerim Ağır Geliyorsa, Bu Bir İşarettir Size!

1.

Ne süzülürsünüz ürkekçe, iyiliği kötülük sanışın içinde? Ne saklarsınız yüreğinizin dibinde, adını koymaya cesaret edemediğiniz korku gibi?

İyilik mi dersiniz ona — yoksa adını anmadan taşıyormuş gibi yaptığınız bir ağırlık mı?

Ah! Yanıldınız siz: İyilik hafif sanılır, çünkü onu taşıyan pek azdır. Evet! Dirayeti olmayan bahanelere sığınır; sonra da kendini erdemli sanır!

Ah! Şimdi siz de mi gidiyorsunuz o bahanelerin yollarından, ey yaşayan insanlar?

2.

Ah! Kötülük değildir o, sandığınız gibi hayata tat veren: İnsanı insan yapan onura, insanlığın yararına yürüyen eylemle götüren şeydir, iyilik!

Ancak, küçük bir çocuk gibi haşarıdır kötülük yapma isteği; öyle bir keyifle çağırır ki arzular, ah!

Ve çağın gürültüsü içinde çabuk yönünü kaybeder insan, susturmazsa hevesini vicdanı da onu rahat bırakmaz

3.

Çok şey söyledim size; insanlıktan da söz ettim. Ama kavramların ağırlığını baştan yüklemedim — çünkü herkes taşıyamaz sözlerimi.

Ama yine de konuşacağım bugün. Çünkü insanlar, yazdıklarımdan yorulacak ve söylenenleri hemen unutacak haldedir ne de olsa.

Ha! Şimdi bilin: İyilik, dirayetle başlar;

ama dirayet tek başına yetmez — istikamet ister, istikamet ise, ilk sarsıntıda dağılmamak için metanet arar.

Evet! İşte kavramları ayırt edemeyen, ne sözünün sahibidir ne eyleminin!

4.

İyilikte her şey bir bilmecedir ve iyilikte her şeyin tek bir çözümü vardır: insan olma onuru denir bu çözüme.

Evet! İnsan, iyinin büyümesi için bir araçtır: amaç ise her zaman insanlıktır. Ve bu amaç, bir yön tutmadan, yürünmeden anlaşılmaz.

Ah! İnsanlık nefes alıp vererek öğrenilmeyen, bir fedakarlık isteyense: o halde söyleyin bana: Yön tutmayan, kendine ne sanır?

5.

Ey kardeşlerim! Bir eylem olsun iyilik, öfke, kin ve nefretten arınmış, henüz kurulmamış bir dünyanın değerleriyle ışıldayan bir mücevher gibi temiz ve duru.

Bir yıldızın ışığı parıldasın iyiliğinizde! “İnsan olma onuruna erişebileyim!” olsun umudunuz.

Cesaret olsun iyiliğinizde! Onurunuz olsun iyiliğinizde! Çünkü seçilen kutsal yön, sabır gerektiren bir yük olmadan taşınamaz.

6.

İnsan korksun iyilikten, bir iyilik gerçekten yaşandığında: çünkü o zaman çıkarını feda eder insan ve başka hiçbir şeyin değeri kalmaz gözünde; ütopya sandığı şey, taşınması gereken bir yük olup omzuna biner.

İnsan korksun iyilikten, bir iyilik reddedildiğinde: çünkü o vakit insanın içindeki kötülük açığa çıkar, iyilikse dayanacak güç bulamadığında susarak geri çekilir.

7.

En çok neyden mi kaçar insan?

İrade şöyle dedi akla: “En çok senden kaçıyorum; çünkü doğruyu gösteriyorsun, ama onu taşımaya cesaretim yok.”

Ruhun mutluluğu şudur: hakikati istemek. İradenin mutluluğuysa: arzuladığına yönelmek.

“Bak, davranış yerini buldu şimdi!” –

böyle düşünür insan, bildiğiyle yaptığı örtüştüğünde. Evet! İrade yönelmeli

ve bilgisinde bir derinlik bulmalıdır, insanın gönlünde.

8.

Bilginin öğrettiği vardır; kolay edinilen ama kolay unutulan. Oysa derindir doğruyu bilen irade; istikametle yürür, aynı yönde kalmayı öğrendiğinde, bilgiyle çağlar onun eylemi:

Ah! İnsan duyar iyiliğin çağrısını,

ama en zor anlarda bile aynı çizgide kalmayı öğrenmedikçe, taşımakta zorlanır onu.

9.

Ne tuhaf ki bir fert olarak insanın tüm zayıflığını iyi tanımıyorum ama yine de iyilik konusunda haklıyım sanki söylediklerimde!

Herkes için konuşmam ama özellikle de bu sözler, bilen iradeyi henüz bulamamış, sabırla taşımayı öğrenmemişler için olsun:

“İnsanda hiçbir şey imkânsız değildir, iyilikle karşılaştığında, onu bir anlık heves değil, kalıcı bir hâl kılmayı öğrendiğinde!”

Düşünün şimdi. Sözlerim ağır geliyorsa, bu bir işarettir size.

10.

Ve şimdi küçük bir öğüt herkese, hatırlatma niyetine! Evet! Bu uyarıyı söylemek için yeterince yol gördüm ben!

Sarıp sarmalayın onu ve aceleyle savurmayın: Yoksa öyle çabuk tükenir ki istikametle beslenmeyen, bu nazik dirayet.

Ne zaman mı bilen irade olur insan? Ah! Bilen irade mi olmak istiyorsunuz yoksa? Bunu isteyen çoktur; dayanan az.

İşitin: “Bilgin seni kurtarmaz. Metanetin yoksa yol seni bırakır. İstikrarın yoksa doğruluk uğrar — ama sende kalmaz.”

05 Ocak 2026

ODTÜ, Ankara

Zihinsel Geviş Getirme Seansları XII


Yorumlar


bottom of page