Bir Avuç Nitelikli Azınlık!
- Ergün Gültekin

- 8 Ara 2024
- 4 dakikada okunur
Güncelleme tarihi: 9 Mar 2025

Elbette herkesin kastımı anlamasını beklemiyorum. İşte bu yüzden; -kendi sınırlarına çekilerek ve değerlerin içini eylemsizlikle boşaltarak, şikayet ettiği bu düzeni değiştiremeyeceğini iyi bilen- bir avuç nitelikli azınlığa, tam da buradan sevgimle seslenmek istiyorum:
Ey bir avuç nitelikli azınlık, bilmez misiniz? Zalim bir erk sahibine baş eğmek, yalnızca adaletsizliği meşrulaştırır ve çalışanları silik, ezik bir kitleye dönüştürür. Oysa insan onuru, her türlü tahakkümün karşısında dimdik ayakta durmayı, hakikate sahip çıkmayı ve değerleri ayağa kaldırmayı gerektirmez miydi?
Evet! İnsanların telaş, endişe, kaygı ve korku duygularını harekete geçirerek onları hakikatten koparan, zalimlerin sömürü düzenine köle yapan bu gaddar yapıyı, tarihin karanlık çöplüğüne atmak, her birimizin omuzlarına yüklenmiş sorumluluktur.
...
Hayır! Memnuniyetsizlikle kollarınızı kavuşturup surat asmayın artık, yiğitlere yakışan bir mertlikle ayağa kalkın!
Ey sözlerimi dikkatle dinleyen nitelikli azınlık! Hakikate mutlak anlamda kaynaklık eden, kendilerine duyulan güveni boşa çıkarmayan ve kabiliyetlerini ustalıkla kullanan insanlara dönüşmenizi istiyorum!
...
Hayır, mutsuz bakışlarla bana bozuk bakmayın ve söylediklerimi dikkate alan bir algıyla dinleyin!
Sizin bahane ve mazeretler bulmanızı değil, sarsıntı yaratan bir dönüşüm için azim, kararlılık ve irade arzusu göstererek ayağa kalkmanızı istiyorum!
Unutmayın! Zalime boyun eğerek alçalmak, ömür dediğimiz kişisel tarihimize utanç bırakmaktır.
...
Ey bir avuç nitelikli azınlık! Ɓir beşer, -başkasının dudaklarından çıkan emirlerle değil- kendi vicdanından doğan sesle hareket ettiği zaman “insan” olansa, o zaman zalimin yüzüne karşı hakikati haykırmaktan korkmamalıyız!
Hadi! Adalete ihtiyacın bulunmadığı, merhametin hüküm sürdüğü bir çalışma ortamını arzu edelim ve yüklediği misyonla, harekete geçelim! Şikâyet ettiğimiz bu sevimsiz düzeni yıkıp, onun yerine insan onurunu koruyan, insanı yücelten bir sistemi inşa edelim!
...
Ey bir avuç nitelikli azınlık! Barış, huzur ve esenlik yurduna sahip olmak ve orada bir arada ve huzurla çalışmak, her türlü kötülüğe karşı topyekun direnmekle mümkün olacaktır. Hadi! Bu konuyu aramızda mesele yapalım ve bu emele erişmek için ortaklaşa bir çözüm bulalım!
Ne zalim erk sahibinin baskısı, ne köle ruhlu kalabalıkların sessizliği bizleri ümitsizliğe düşürmesin. Evet! Asillere yakışan bir mertlikle ayağa kalkalım ve neşeyle harekete geçelim!
Evet, evet! Sağlam bir akıl ve kararmamış bir vicdanla, bu zalim düzenin kökünü hep birlikte kazıyalım!
...
Ey bir avuç nitelikli azınlık! İçinde bulunduğunuz tüm olumsuz şart ve koşullara rağmen, adil bir sistem kurmak ve toplumsal fayda odaklı bir düzen mi inşa etmek istiyorsunuz?
Evet, bu mümkündür. Evet bu, her birimizin yüklenmesi gereken soylu bir misyondur.
Eğer anlamsızlık girdabının sizleri karanlığa mahkûm etmesini istemiyorsanız, kendi sınırlarınızı zorlamaya teşvik eden bu çağrıma kulak verin!
Bugün, insanları kısıtlayan, onları kararmış bir vicdanla hareket etmeye zorlayan şey, etik değerlerin içselleştirilmemesidir. Evet! içsel bir hesaplaşma olmadan, tüm yapılan hatalar çözüm bulamayacak, hayatın amacına ulaşması mümkün olmayacaktır.
...
Ey bir avuç nitelikli azınlık! Hataların faturasını birilerine kesmeyin! Olumsuzlukları üzerine alınan ve dertlenerek sorunları çözmeye gayret eden bireyler olmanızı istiyorum!
Unutmayın! İçselleştirilmediği zaman değerler, insanın ruhunda boşluklar açar.
...
Ey bir avuç nitelikli azınlık! Bilmez misiniz? Bir örgütün geleceğini karartan, çalışanları silik, sünepe, ezik bir insan topluluğuna dönüştüren şey, kültürel yozlaşmaya duyarsız kalma ve bencilce tercihlerde bulunma ahlaksızlığıdır.
Hadi! Oturduğumuz yerden konuşmak yerine artık eyleme geçelim! Daha yaşanabilir bir çalışma ortamına sahip olmak için olumsuzlukları el ele ve gülüşüp kıkırdayarak yok edelim!
...
Ey bir avuç nitelikli azınlık! Elbette insan, en güçlü formunda bile hataya meyillidir; ama ölçülü bir şekilde hatalardan öğrenebilir, kasıtlı yanlış yapmaktan uzak bir şuurla hareket edebilir.
Hayır! Su hakkında konuşarak susuzluğumuzu gideremeyiz, ahlaksızlıkla mücadele etmek için eyleme geçmek zorundayız! Yıkıcı unsurları eleştirmek veya ona uyum göstermek yerine, örgütü ve kültürü dejenere eden, kötülüklerin kökünü kazıyan akılcı ve adil yollar bulmalıyız!
...
Ey bir avuç nitelikli azınlık! İnsan, ancak sağlam bir akıl ve berrak bir vicdanla adil olabilir. Bu yüzden, hayatı olumlayan ve onu yaşamaya değer kılan bir perspektifle hareket etmeli, kendimizi düşündüğümüz kadar başkalarının hak ve hukukunu da gözetmeliyiz.
Evet, dedikodu malzemesi yapmadan, ihtiyaçların üstünü örtüp yok etmeden, hakikati masaya yatırmanın vakti çoktan geldi. Evet, evet! İnsanları kısıtlamayan, onları yok olmaya mahkûm etmeyen bir ahlak anlayışını, herkesin kastımızı doğru anlayacağı bir samimiyetle anlatmalıyız. Öyle bir kurumsal dil bulmalıyız ki bahsettiğimiz her şey, çoktan kendi örnek yaşantımız olsun, inandırıcılığını güvenilir davranışlarımızda bulsun!
...
Ey bir avuç nitelikli azınlık! İnsan kusursuz değildir, ama yanlışların farkına varacak ve onları düzeltmek için çaba gösterecek kadar onurlu ve güçlüdür. İşte bu nedenle, kötülere caydırıcı yaptırımları uygularken bile, insanları ıslah edip kazanmaya odaklanmalıyız.
Evet! Amacımız önce onları rehabilite etmek ve -dairenin içine kapsayıcılıkla dahil ederek- onları kutsal bu davanın, alperen ruhlu neferleri yapmaktır.
...
Ey bir avuç nitelikli azınlık! Bugün sizlere olan sevgimle sesleniyorum;
Arzu ettiğimiz ideal bir ortam, herkesin var olduğu, herkesin birbirinin hakkını gözettiği ve ahlaki değerlerden beslenen bir yer olmalıdır. Ama elimizi taşın altına koymadan ve kötülüğe karşı sesimizi yükseltmeden bu düzeni kuramayız.
Ahlaksızlığın yol açtığı uçurumun kenarında yürüyenler olmak istemiyorsanız, temennilerle yetinmeyen, çözme iddia ve gayretinde olan sorumlu bireyler olmanızı ve bu yüce davaya sahip çıkmanızı istiyorum.
...
Ey bir avuç nitelikli azınlık! Kendi sınırlarımızı aşmanın vakti geldi. Kusur ve gevşeklik göstermeden, hayatımızı olumluya çevirecek bir diriliş başlatalım. Evet! Kendi değer ve vicdanımızdan beslenerek, ardımızda iz bırakan başarı hikayeleri yazalım! Bize yakışan, içsel gücümüzden ilham alarak, iyiyi maksimize eden, tutarlı ve çözüm odaklı bir sistem kurmaktır. Haydi, şimdi bu gayeyi hep birlikte reel kılalım!
İdeallerin düşmanlarına ise gazabı müjdeleyen irademizi zaferle anlatalım. Davranın bakalım!
8 Aralık 2024
Ankara




Yorumlar