
Ey Güzel: Üstlen Sözlerimi Ya Da Kulaklarını Kapat Ellerinle!
- Ergün Gültekin

- 1 Oca
- 3 dakikada okunur
Ey sen, umudu bağrında taşımayan!
Önünde bir yarın olmasaydı,
Bugünü kavuran bu yük ne işe yarardı?
Söyle bana: sonrası olmayan bir acı,
Hangi yürek tarafından taşınmaya değer?
...
Oysa biz, evet biz aykırılar:
Bugünün soluğunu feryada teslim etmedik;
Onu sabırlı bir bekleyişe bağladık,
Taşkınlığı dizginledik de
İnsan olmanın ağırlığını omuzladık.
...
Evet!
Üzerine bir inanç yüklenmeyen ömür
Ardında iz bırakmaz;
Gençliğinde duygularla parlar,
Sonra geriye yalnızca çökmüş
Bir pişmanlık kalır.
Sakın unutma:
Pişmanlık doğuracak yerde haz arayan,
Kendi payına düşen ömrü ateşe atar.
...
Ah!
Budur üst insanın yürüyüşü:
Kendilerini hoşnut eden yola yaslanmazlar;
Adımlarını başkalarının yarınında
Ağırlığı olan şeye bağlarlar.
Evet!
İnsanın yolu
Yalnız kendisine ait değildir;
Adımlar, iyilikle birlikte tartılır
Ve başkalarının yükünde hüküm kazanır.
...
Şunu bil, ey sevilen:
Başkalarını düşünmeden alınan
Evet! Bencillikle alınan her karar,
Vakti geldiğinde pişmanlık suretinde
Sana geri döner.
Ha!
Bugün kazanç gibi görünen
Bencil seçimler öfkeyle saldırmaz kişiye;
Sessizce köşesine çekilir de
Geride içten içe kemiren bir yokluk bırakır.
Evet!
Alınanı tüketmeni bekler,
Arzularını doyurmanı seyrederek.
...
Günler önümüze
Haksızlıkları sayalım diye serilmedi;
Onlar tartılsın diye durur.
Ah!
İnsan olmanın bedeli ağırdır;
Sindirilenleri tartıya konmaz.
Evet! En ağır karşılık doğrudan gelmez;
Geride bırakılanın içte oyduğu boşluktur,
Gözyaşı olan.
...
İşte bu yüzden ben derim ki:
Her nefeste yapılmayanla biraz eksiliriz.
Ve evet! Ömür yalnız akmaz,
Bizden de pay alır.
Bu yüzden kaçırılan her an,
Yalnız yitirilen bir fırsat değildir;
Taşıma kudretinden kopan bir parçadır.
...
O hâlde kulak ver, ey gençliğim:
İçinde kabaran o huzursuzluk
Bir çöküş değildir;
Beklentilerinin henüz hakikatle buluşmadığını söyleyen
Sabrın sesidir.
Ama sabır, kolay olanı çağırmaz ki;
Sadece onu taşıyabileni çağırır.
Bekleyişi göze alanları sınar
Ve işte orada yol ayrılır:
Kim vazgeçer,
Kim yükünü omuzlayarak yürür?
...
Evet!
Zamana dayanan amacından geri çekilmez;
Sessizce birikir ve iyiyi büyütür.
Ve büyürken gürültülü sızlanış da
Vermez etrafa.
Eğer bu yük seni eğdiyse,
Bil ki adımın yanlış yerdedir;
Çünkü sadece
Umutla yarına yürüyen omuzlar
Ayakta kalır, yeryüzünde!
...
Bil ki ben seni daha fazla taşımam.
Çünkü yükünü taşıyamayan için
Ben de dilimi yormam.
Henüz çağrılmadan dinlemek isteyenle
Ben aynı patikada durmam.
Evet! Burada kalırım;
Yükünü benimle omzuna alanlarla.
Ah! Aykırılarla...
...
Diğerleri mi?
Kendi acelelerinin gürültüsünde
Yol sandıkları yerde oyalansın!
Acele etmeyi erdem sananlara sor:
Ömrün sonunda yüzleşmeye dayanacak
Ne bıraktınız kendinize?
...
Ve unutma, ey dinleyen güzel!
Başkası için yapılan iyiyi eksiltmez;
Ama anlamdan yoksun her arzu çöker de
Ardında tozlu yıkıntı bırakır.
Ha!
Her sabırlı bekleyiş karşılığını alır;
Yarına bağlanan her sevinç ise
Sahibine sessizce verilir.
O hâlde doğrul!
Harcamaktan başka işe yaramayanı
Ömür sanma;
Seni ileriye taşıyan tercihlerle biçimlen.
...
Hadi! Tekrar bak kendine aynanda:
Görür müsün kendi karanlığını!
Eğer haklıyım diyensen hala:
Bil ki bugünün yanlışı
Yarının çocukları tarafından
Yüzüne vurulacaktır.
Hayır!
Acele kararlar bilgelik değildir.
Hayır! Zamanı gelmeyeni ölçü sanma.
Evet! Kendine değil ideale bak!
...
Bilmez misin, ey kaybolan!
Sonraki yüzleşmelere hazırlanmayıp
Her şeyi oturduğu yerden eleştiren,
Yaşamın bir sınav olduğunu inkâr eder!
Ah!
Ölçü, yalnız taşınanla sınanır;
Ve yükten kaçan,
Yüceliğin adını ağzına alsa da
Ona kavuşamaz!
...
Zorluğun önünde eğilenleri gördüm ben;
Kısa rahatlık uğruna yolunu değiştirenleri.
Kaçışa denge, vazgeçişe akıl diyenleri…
Oysa taşınabilir olan değerler,
Yalnız sabırla değil,
Yüksek bir amaca bağlanarak
Ayakta kalır.
...
Bu yüzden sınırımı geri çekmem senden,
Ey güzel: Üstlen sözlerimi
Ya da kulaklarını kapat ellerinle.
Hayır!
Göklerin vaat ettiği yarına inanmayanın,
Sözlerimi bulandırmasına izin vermem.
Buradan ne ortak bir iyi çıkar,
Ne paylaşılan bir yücelik.
...
Dinle!
Faydasını başkalarının göreceği
İyilikleri yapmak isteyeni,
Evet beni dinle!
Öğüdümün ötesinde bir geçit vardır sana;
Ve oraya yalnız yükten kaçmayanlar varır.
Evet! Kimse kimseyi oraya taşımaz.
...
Sözlerimin ağırlığına dayanamayansan,
Kal bu oturduğun yerde
Ve olup biteni kendi kaderin san.
Ama bu sözlerin manasını istiyorsan,
İçindeki hesabı sustur da
Akılla sözlerimi tartmayı öğren.
...
Ey sevilen! Çok sevilen!
Dinledin gizemli sözlerimi!
Artık yönünü kendin belirlemek zorundasın;
Çünkü değerlerden geri çekilen,
Sabrı unutup umuttan vazgeçen
Göklerin talihini kendi eliyle kapatır.
...
O hâlde son sözüm şudur sana:
Konforunun peşine düşen
Elbet daha rahat yaşayabilir;
Ama iyiyi büyütmek için
Ayağa kalkmayan
Bu acı dolu pişmanlıktan kurtulamaz.
Şimdi git —
Ama yanlış yaptığını bilerek git.
Belirsizliğe susmadan,
Yalnız kalmayı göze alarak git.
Çünkü güzel bir yarın,
Ancak onu taşımaya cesaret edenlerin
Yüreğinde doğar.
01 Ocak 2026
Yıldız, Ankara




Yorumlar