
Ey İnsanlar! Ne Olduğunu Bilmeden Mi Sorarsınız Bana, Ne Yapmanız Gerektiğini?
- Ergün Gültekin

- 4 gün önce
- 2 dakikada okunur
Ey kardeşlerim! Bana sabrın ağır taşını mı sorarsınız, yoksa hakikatin keskin kılıcını mı kavramayı?
Eğer zulmün karşısında duracak kudreti henüz damarlarınızda duymuyorsanız, sabredin; çünkü sabır, içte biriken gizli bir ırmak gibidir—derinleşir, güç toplar ve gün gelir taşar. Ah! Bilmez misiniz? Sabredenin ödülü göğe yazılır ve silinmez.
Ama sanmayın ki sabır, gölgelerin altında uyuya kalmaktır! Hayır! Eğer umut kökünü yitirdiyse, sabır oradan uzaklaşmak, ruhunuzu çürümüş toprağın kokusundan çekip almaktır. Evet! Hakikatin sözü orada yankı bulmuyorsa, onlardan yüz çevirin ve karanlık düzenlerden hicret edin. İçinizden de şöyle deyin: “Sizin gecenize ait değilim!”
Ve bir gün gücü avuçlarınıza alırsanız yahut karşınızdaki kalp karanlık kesilirse — ah! İşte o gün size izin verilmiştir: Hakikati haykırın! Evet! Dik durun, susmayın ve ardınıza bakmadan yürüyün!
Ama ben size her anda hakikati söyleyin de demem, ey kardeşlerim. Çünkü bazı sözler tohuma benzer: çorak toprağa atarsanız çürür; yalnızca kini büyütür.
O hâlde boş yere saçacağınız kelimeleriniz yoksa susun! Kötülüğü büyütecek sözü söylemeyin! Evet! Eğer hakikat karşıdakinin göğsünde yalnızca kibri şişirecekse, tutun dilinizi; sabredin ki doğru an size kudretle gelsin.
Ah! Öfke, hakikatin kulağına fısıldanan bir zehirdir; o an söylenen söz, ruhu değil, yalnızca yangını besler. Bu yüzden derim size: Sabredin ki berraklık doğsun! Çünkü ancak dingin bir anda söylenen hakikat, kılıç değil, şifa olur. Evet! Kalplerde bir açıklık doğmuşsa, hakikati güzellikle dillendirin.
Unutmayın! Hakikat; güç hazır olduğunda, vakit olgunlaştığında ve kalp kapısını açtığında gökten iner.
...
Şimdi de veren el ile tutan elden mi söz edeyim size, ey insanlar?
Ah! Severim cömert olanı: Veren ve güçlendiren eli! Çünkü o el, ihtiyaç sahibini kendi ayakları üzerinde doğrultan rüzgârdır.
Severim tutumlu olanı da: Zira o, verilmeyenin ardına gizlenen hikmeti bilir; zayıfı bağımlı kılmaz, emaneti ehline bırakır.
Severim nimeti zayi etmeyeni; çünkü onun kalbi temizlikten yapılmıştır ve paylaşımı bir gösteri değildir.
Severim malını tutanı; çünkü gücü tekelleştirip kibri büyütmek istemez. Evet! Bollukta tutumlu, kıtlıkta paylaşımcıdır o; işte böyledir erdemin terazisi.
Ah! Ahlak rüzgâr gibidir: Aynı davranış bir vadide nimet, başka bir vadide yük olur. Bu yüzden ne elinizi tümüyle açın, ne de ardına kadar kapatın.
Ey insanlar! Paylaşım doğru kişiye ise cömertliktir; yanlış kişiye ise israftır. O hâlde yürüyüşünüzde ölçülü olun!
Unutmayın! Cömertlik yalnızca bolluk, güç, berrak niyet ve karşıdakini diriltme imkânı olduğunda doğar.
...
Ah! Merhamet—ayıbı örten yumuşak bir örtüdür; adalet—kötülüğü arıtan keskin bir yağmur! Bunlar mı sizi karıştıran?
Bireysel kusurları affederim ben; evet, yanlış da olsa, kalp kırsa da affederim—yeter ki o kişi mazlumu ezen, düzen kuran, gücü tekelleştiren karanlık bir zulme batmış olmasın. Çünkü bilirim: Bir insanın ayıbını örtmek, ruhun en parlak erdemidir.
Ah! Siz zulme kapı açmadıkça, şahsıma karşı işlediğiniz kabahatleri merhametimle örterim, ey insanlar!
Evet! Eyleme değil, ruha bakarım ben. Kalbinize pişmanlık çökmüşse, affım size akar. Ama bilin ki cezam davranışa değil; inadın, kibrin ve haddi aşanın göğünü karartır. Çünkü zulme karşı susan da zalimdir!
Önce merhametim uzatır elini; yumuşak sözle çağırır iyiliğe. Kötüyü iyileştirmek için dua eder, çünkü yarayı sarmazsan kötülüğe ortak olursun. Ama diğer elimde adaletin kırbacı durur; kötü niyet suistimal ettiğinde şimşek gibi iner. Ah! Kötülüğe sevgiyle değil, hikmetle yaklaşırım ben.
Unutmayın! Merhamet bireyin, adalet ise toplumun hakkıdır.
25 Kasım 2025
Kadıköy, İstanbul




Yorumlar