top of page

Haydi Dostlarım, Mücadele Daha Yeni Başlıyor. Davranın Bakalım!

Güncelleme tarihi: 18 Mar 2025




Ey dostlarım! Bugün burada, bir gerçeği hatırlamak, bir değişimi başlatmak ve belki de hep birlikte yeni bir dönemin kapısını aralamak için sizlere sesleniyorum.


İnsan dediğin varlık, yalnızca nefes alan, yalnızca ona verilen görevleri yerine getiren bir makine değildir! Bizler, düşünen, sorgulayan, üreten ve en önemlisi, özgür iradesiyle karar verebilen varlıklarız. Peki, özgür irademiz olmadan gerçekten var olabilir miyiz? Bize sadece söyleneni yapmamız emredildiğinde, fikirlerimiz hiçe sayıldığında, itaat etmekten başka çaremiz kalmadığında, biz hâlâ özgür bir birey olabilir miyiz?


O halde soruyorum sizlere: Bir kurum, kendi insanlarının sesini duymuyorsa, onların fikirlerini yok sayıyorsa, orada gerçek bir gelişimden bahsedebilir miyiz? Elbette hayır! Geçmişimiz gösterdi ki, çalışanın iradesini hiçe sayan her düzen, er ya da geç çöküşe mahkûmdur. Öyleyse biz neden aynı hatalara düşelim? Neden göz göre göre, değişimden kaçalım?


Ey dostlarım, çok sevilenler!


Şunu unutmayın: Güçlü bir kurum, yalnızca emirleri sorgusuz sualsiz yerine getirenlerden değil, fikirleriyle sürece katkı sağlayanlardan, sorgulayanlardan, doğru bildiği yolda cesaretle yürüyenlerden doğar. Eğer bizler bu çatı altında gerçekten bir şeyleri değiştirmek, gerçekten büyümek istiyorsak, önce kendimize şu soruyu sormalıyız: Biz sadece bir düzenin köleleri miyiz, yoksa bu düzenin yıkılıp baştan kurulmasını sağlayan asil savaşçılar mıyız?


Bugün hâlâ birçok kurum, çalışanlarını birer sayı gibi görmeye devam ediyor. Sadakati liyakatin önüne koyuyor, itaat etmeyi üretkenliğin üstünde tutuyor, gücü yalnızca belli ellerde topluyor. Oysa biz biliyoruz ki, adaletin olmadığı, liyakatin ödüllendirilmediği bir yerde, gerçek başarı asla kalıcı olamaz!


Öyleyse buradan bir söz verelim: Biz bu düzenin bir parçası olmayı değil, bu düzeni daha adil, daha üretken, daha özgür bir hale getirmeyi seçeceğiz! Çalışanların sesini duymazdan gelenlere, yetenekleri hiçe sayanlara, otoriteyi bir baskı aracı olarak kullananlara karşı, biz etik bir anlayışı hâkim kılacağız! Bizler şeffaflığı savunacağız! Bizler, alın terinin hakkını almasını, emeğin değer görmesini, her bireyin kendisini bu yapının ayrılmaz bir parçası olarak hissetmesini sağlayacağız!


Ey dostlarım!


Biliyorum, kolay olmayacak. Her değişim sancılıdır, her dönüşüm direnişle karşılaşır. Ama biz yılmamalıyız! Çünkü biliriz ki, hiçbir başarı, çilesi çekilmeden kazanılmaz! Eğer bugün kendimizi, fikirlerimizi, irademizi ortaya koymazsak, yarın bizden sonra gelenler de aynı düzen içinde sıkışıp kalacaklar. Onlara yozlaşmış bu düzeni mi miras bırakacağız? Korkuyla susan, haklarını aramaktan çekinen, sadece söyleneni yapan bir nesil mi olsun istiyoruz? Yoksa özgür düşünebilen, hakkını savunan, değer üreten ve ürettiğini paylaşmaktan çekinmeyen bir nesil mi?


Bunu belirleyecek olan, işte tam da bugün aldığımız kararlar, bugün attığımız adımlar, bugün sergilediğimiz duruş olacaktır!


O halde şimdi söyleyin bana: Bu değişime var mısınız? Adil bir sistem için, güçlü bir yapı için, insanı insan yapan özgür iradeyi yücelten bir düzen için, omuz omuza savaşmaya hazır mısınız?


Öyleyse ayağa kalkın! Korkularınızı, tereddütlerinizi bir kenara bırakın da ayaklanın! Bugün, burada, birlikte yeni bir sayfa açalım. Birlikte daha güçlü, daha adil, daha özgür bir geleceği inşa edelim!


Haydi sevgili dostlarım, mücadele daha yeni başlıyor. Davranın bakalım!

 

13 Mart 2025

Bolu

 

 

Yorumlar


bottom of page