top of page

İçsel Yankılar (Yeni Bölüm #43)

Eğer kalbinde adaletin yankısı çınlıyorsa,

ve o yankı seni hükmetmeye değil de hakkaniyetle tartmaya çağırıyorsa;

kalabalığın alkışına sağır,

ama vicdanın nefesine kulak veriyorsan;

ve taşın sabrıyla yoğrulup,

utancı zaferden üstün tutuyorsan:

Yücedir ama böylesi değerlerle sınanan — çünkü onun nefesinden bile adaletin ışığı yükselir.

...

Eğer inancınla taş kesilmişsen,

ama onu sorgulayacak gülüşü

gönlünde bulabiliyorsan;

sözcüklerin maskesini düşürüp

hakikatin çıplak sesine kulak verebiliyorsan;

ve külden ışık,

yıkıntıdan doğuş yaratabiliyorsan:

Yücedir ama böylesi külden doğan — çünkü onun sessizliğinde bile ateşin sesi vardır.

...

Eğer göğün buyruğu içinde yankılanıyorsa,

ve öfkeni yakmaya değil,

iyiyi büyütmeye yöneltiyorsan;

kudreti vicdanın tartısında ölçüp de

rahmeti öfkenin kalbinden çıkarıyorsan:

Yücedir ama böylesi ateşini rahmete çeviren — çünkü o, yıkımdan bile hikmet doğurur.

...

Eğer sessizliği seviyor

ve yalnızlığın kıyısında

vicdanının yankısını duyuyorsan;

sükûnda arzuların zincirini çözüyor da

sustuğun her kelimeyle

evreni konuşturuyorsan:

Yücedir ama böylesi sessizlikten söz doğuran — çünkü o, kendi yankısında Tanrı’nın soluğunu işitir.

...

Eğer göğsünde umudun zarafeti varsa,

ve karanlığı tebessümünle eritiyorsan;

ruhun sabırla arınıyor da

acıdan neşe doğuruyorsan:

Yücedir ama böylesi acının içinden sabah taşıyan — çünkü o, gülüşüyle bile göğü aydınlatır.

...

Eğer insana baktığında

salt sevgiyi hissediyorsan,

dilinle hükmetmeyip

kalbinle onu dinliyorsan;

ve haksızlığa uğradığında bile

öfkeni dizginleyip

kalpleri merhametle yumuşatıyorsan:

Yücedir ama böylesi kalbini terazi kılan — çünkü o, sevgisiyle ölçer adaleti, hükmüyle değil.

...

Eğer karanlığı sırdaş bilip

sessizliğinde yeniden doğuyorsan;

ve sükûnetinde bile

kutsal bir fırtına saklıysa;

kendine ışık saçarken

olup bitene razı olabiliyorsan.

Evet! Hayatla boğuşmamayı öğrendiysen:

Yücedir ama böylesi karanlığın rahminde ışık tutan — çünkü o, sükûnetiyle bile yıldırım gibidir.

...

Eğer başkalarının ışığını gördüğünde

kıskanmak yerine alkışlıyorsan;

parlayanla yarışmayıp

ona yüreğinde yer açıyorsan;

ve ışığını paylaşarak çoğalıyor,

bunu tanrısal bir sevgi olduğunu seziyorsan:

Ne yücedir böylesi kutsal göğün çocuğu — çünkü o, ışığa sahip olmaz; yalnızca tanıklık eder — ve işte, ışık bu yüzden özgür kalır!

31 Ekim 2025

Kurtköy, İstanbul


Yorumlar


bottom of page