top of page

İçsel Yankılar (Yeni Bölüm #53)

Demek yalnızlıktan ürkersiniz,

siz kalabalığın gölgesine sokulanlar!

Mağaranın eşiğine varır,

sonra gerisin geri dönersiniz.

Ah, yürüyene “kaçkın” dersiniz.

Bilirim!

İnsan en çok kendi yalnızlığından ürker.

Ama içine inmeye titrediğiniz o karanlık,

aradığınız hazinenin yuvasıdır.

...

Bakın o tek başına durana:

gözlerinde korku değil, bir ateş yanar.

“Yalnız kaldı!” dersiniz ona.

Hayır! Kovulmadı — kendini çağırdı.

Kimsesiz kalmadı; kendiyle hesaplaştı.

Evet! Kendi kapısına yürüdü.

Sürünün uğultusundan çekildi;

çünkü onu boğan tek başınalık değil,

kalabalıkta inkâr ettiği benliğiydi.

...

Kalabalık fısıldar:

“Anlaşılamadı da ondan sustu.”

Ama ben dedim ki:

Övgüden bunaldığı için sustu!

Alkıştan usandığı için kendine döndü!

Ah! O bana benzer:

benliğini karşısına almak için

kendine indi.

...

Bir korku büyüler sizi:

“Yalnız kalırsan pişmanlık çöker.”

Oysa çökerten yalnızlık değil,

hakikatten kaçıştır.

İnsan arzusuna kul oldukça ağırlaşır;

kendi içine indi mi, o ağırlık çözülür.

Ah! En büyük aşağılanış insan için,

kalabalıkta kendi yankısını kaybetmektir.


Evet! Taş kesilen kalp,

sessizlikte kendi günahını işitir!

...

Yalnızlık kaçış değildir bende;

nefes almak için bir bekleyiştir.

Vicdanın kapısına tutunan bir bekleyiş!

Yay geriye çekilmeden

nasıl oku salmazsa hedefe;

ruh da yürüyüşten önce

yalnız kalmalıdır.


Evet! Eksilme sanılan şey,

sıçrayışın geriye çekilişidir.

...

“Bencillik!” dersiniz. Hayır!

Bencillik başkasını unutmaktır;

yalnızlık ise başkasız kalınca

onun kıymetini sana duyurandır.

Özlem orada doğar;

sevgi orada sınanır.

İnsanlar birbirine

hüküm verilmiş suretler takar;

yalnız kaldığında o suretler dökülür.

Kalabalıkta görünen bir kimliktir;

mağarada gördüğünüz ise çıplak yüzdür.


O halde ey insanlar:

başkasının sesini duymak isterseniz,

önce kendi yankınızı işitin!

...

Yalnızlığa giren ile çıkan bir midir?

Hayır işte!

Kendi içine çekilmek bir lütufsa,

yalnızlık o lütfun gebe ânıdır.

Orada sessiz bir doğum olur:

eski yüz çözülür,

yenisi manayla yoğrulur.

Evet! Orada insan,

sorularıyla yalnız yüzleşir.

...

Kalabalıkta kaybolmayı seven

Yalnızlığı küçümser;

fakat sönmekten korkan, onu sever.

Evet! Yalnızlık kaçış değildir.

Ruhun kendi kanatlarıyla yükselişidir.

...

Ey çok sevilenler!

Ben sizi yalnızlığa çağırmıyorum;

ben sizi kendi kapınıza çağırıyorum.

Hadi! Çözün şimdi öğüt dolu ödevinizi!

Ama unutmayın:

Mistik bir dille sunulan bilmecemi,

Gayret tüketmeye cesareti olmayan çözemez!



27 Şubat 2026

Esenboğa, Ankara

Zihinsel Geviş Getirme Seansları - L


Yorumlar


bottom of page