
İçsel Yankılar (Yeni Bölüm #53)
- Ergün Gültekin

- 27 Şub
- 2 dakikada okunur
Demek yalnızlıktan ürkersiniz,
siz kalabalığın gölgesine sokulanlar!
Mağaranın eşiğine varır,
sonra gerisin geri dönersiniz.
Ah, yürüyene “kaçkın” dersiniz.
Bilirim!
İnsan en çok kendi yalnızlığından ürker.
Ama içine inmeye titrediğiniz o karanlık,
aradığınız hazinenin yuvasıdır.
...
Bakın o tek başına durana:
gözlerinde korku değil, bir ateş yanar.
“Yalnız kaldı!” dersiniz ona.
Hayır! Kovulmadı — kendini çağırdı.
Kimsesiz kalmadı; kendiyle hesaplaştı.
Evet! Kendi kapısına yürüdü.
Sürünün uğultusundan çekildi;
çünkü onu boğan tek başınalık değil,
kalabalıkta inkâr ettiği benliğiydi.
...
Kalabalık fısıldar:
“Anlaşılamadı da ondan sustu.”
Ama ben dedim ki:
Övgüden bunaldığı için sustu!
Alkıştan usandığı için kendine döndü!
Ah! O bana benzer:
benliğini karşısına almak için
kendine indi.
...
Bir korku büyüler sizi:
“Yalnız kalırsan pişmanlık çöker.”
Oysa çökerten yalnızlık değil,
hakikatten kaçıştır.
İnsan arzusuna kul oldukça ağırlaşır;
kendi içine indi mi, o ağırlık çözülür.
Ah! En büyük aşağılanış insan için,
kalabalıkta kendi yankısını kaybetmektir.
Evet! Taş kesilen kalp,
sessizlikte kendi günahını işitir!
...
Yalnızlık kaçış değildir bende;
nefes almak için bir bekleyiştir.
Vicdanın kapısına tutunan bir bekleyiş!
Yay geriye çekilmeden
nasıl oku salmazsa hedefe;
ruh da yürüyüşten önce
yalnız kalmalıdır.
Evet! Eksilme sanılan şey,
sıçrayışın geriye çekilişidir.
...
“Bencillik!” dersiniz. Hayır!
Bencillik başkasını unutmaktır;
yalnızlık ise başkasız kalınca
onun kıymetini sana duyurandır.
Özlem orada doğar;
sevgi orada sınanır.
İnsanlar birbirine
hüküm verilmiş suretler takar;
yalnız kaldığında o suretler dökülür.
Kalabalıkta görünen bir kimliktir;
mağarada gördüğünüz ise çıplak yüzdür.
O halde ey insanlar:
başkasının sesini duymak isterseniz,
önce kendi yankınızı işitin!
...
Yalnızlığa giren ile çıkan bir midir?
Hayır işte!
Kendi içine çekilmek bir lütufsa,
yalnızlık o lütfun gebe ânıdır.
Orada sessiz bir doğum olur:
eski yüz çözülür,
yenisi manayla yoğrulur.
Evet! Orada insan,
sorularıyla yalnız yüzleşir.
...
Kalabalıkta kaybolmayı seven
Yalnızlığı küçümser;
fakat sönmekten korkan, onu sever.
Evet! Yalnızlık kaçış değildir.
Ruhun kendi kanatlarıyla yükselişidir.
...
Ey çok sevilenler!
Ben sizi yalnızlığa çağırmıyorum;
ben sizi kendi kapınıza çağırıyorum.
Hadi! Çözün şimdi öğüt dolu ödevinizi!
Ama unutmayın:
Mistik bir dille sunulan bilmecemi,
Gayret tüketmeye cesareti olmayan çözemez!
27 Şubat 2026
Esenboğa, Ankara
Zihinsel Geviş Getirme Seansları - L



Yorumlar