top of page

Karanlığı Acıtmayan Gökkuşağı Yoktur!

Ey içi dolu suskunluklar!

Ey kötülüğü görüp de

“Bana değmesin” diyen yorgun gözler!

Ey adaletin adını unutanlar!

Ve ey hâlâ içinde bir sızı duyanlar…

Ben şimdi size sesleniyorum!

 

Bu artık bir uyanış değil;

Bir yüzleşme vaktidir!

 

Çünkü bu dünya, uslu kalanları değil,

Susarak zulme alan açanları affetmiyor!

 

Evet!

İyilerin suskunluğu,

Zalimin yüzünde açan tebessümdür.

 

Ey sessizliğin eşiğinde bekleyenler!

Sesimi duyan varsa, şimdi kulak versin!

Çünkü susanların zamanı geçti artık!

Çünkü görüp de susan, bilip de susan,

Kötülüğe hizmet eden

Bir gölgeden ibarettir!

 

Budalalık yapmayın!

Sessizlik, tarafsızlık değil; suça ortaklıktır!

 

 

Ben en çok neyden sarsılırım, bilir misiniz?

Doğrunun yanındayım deyip,

Yalana göz yummaktan!

Vicdanı içimde taşıyıp da,

El uzatmamaktan!

Güce sahip olup da,

Güçsüze omuz vermemekten!

 

Ey dostlarım!

Kötülüğe karşı çıkmadığım bir günde

İyilikle anılmak, utandırır beni!

 

Çünkü pasif iyilik, suskunların ilahıdır!

Çünkü zararsız olmak,

Korkakların tek erdemidir!

 

Ama hayır!

Zararsız olmak yetmez!

Karanlığı acıtmayan gökkuşağı yoktur!

 

Ve ben öyle bir gökkuşağı istiyorum ki,

Her renginde bir cesaret,

Her tonunda bir isyan ve direniş olsun!

---

Ey her şeyden çok sevilenler…

Beni en çok ne korkutur, bilir misiniz?

Karanlığı tanıyıp da,

Ona zalim demeye cesaret edememek!

Işığın içindeyim sanıp,

Aslında kendi gölgemde kaybolmak!

İyi olduğumu düşünüp,

Çevreme faydayla dokunamamak!

 

Ama artık yeter!

Yetmedi mi kendimizi kandırmalarımız?

Yetmedi mi susarak başımızı eğmemiz?

Yetmedi mi yanlışları görüp

‘Ben ne yapabilirim ki?’ deyişlerimiz?

---

O yüzden sesleniyorum şimdi size:

Ey yol arkadaşlarım!

Artık susmayacağız!

Artık görmeye, söylemeye

Ve iyiyi büyütmeye ant içeceğiz!

 

Çünkü biz burada sadece iş yapmıyoruz —

Biz aynı zamanda burada

Bir değer inşa ediyoruz!

Omuz omuza, kalp kalbe,

Hakikati yüceltecek bir düzen kuruyoruz!

 

Adalete ihtiyacın olmadığı,

Sevginin hüküm sürdüğü…

---

Ey dostlarım!

İzin vermeyin

Kötülüğün sıradanlaşmasına!

İzin vermeyin

Yanlışın alışkanlığa dönüşmesine!

 

Hayır! Ahmaklık yapmayın!

Çünkü kötülük suskunlardan cesaret alır!

Çünkü susanlar çoğaldıkça,

Kötüler güçlenir!

Ama konuşanlar,

Konuşanlar dünyayı değiştirir!

---

Ve ben,

Öfkemle utanmıyorum artık!

Çünkü bu öfke,

Adaletsizliğe doğmuş bir çocuktur içimde!

İsyan ediyorum,

Çünkü hâlâ umudum var!

 

Öyle bir çalışma ortamı var edelim ki,

Adalete ihtiyacı olmasın,

Sevgi egemen olsun…

 

Evet, ben!

Bu değişimi başlatmak için buradayım!

Ya siz?

 

19 Nisan 2025

Oran, Ankara

4 Yorum


Selami Sözer
Selami Sözer
21 Nis 2025

“Sevgi”nin hakim olduğu yerde adalate ihtiyaç olmaması…

Beğen
Ergün Gültekin
Ergün Gültekin
21 Nis 2025
Şu kişiye cevap veriliyor:

İşte tam da bu yüzden Sevgi ve Merhamet gibi KURUCU değerler, Adalet, Hoşgörü gibi ONARICI değerlerden daha üstündür dostum. Sevgi değeri varsa, dürüstlük, cömertlik, cesaret gibi tüm pozitif değerler de aktif olur...

Beğen

Şeyma
Şeyma
20 Nis 2025

Kim doğru yolu seçerse ancak kendi iyiliği için seçmiş olur 17.15


O Helak geldikten sonra mı 10.51


Beğen
Ergün Gültekin
Ergün Gültekin
20 Nis 2025
Şu kişiye cevap veriliyor:

Eveeet, 5/48, 13/17

Beğen
bottom of page