top of page

Topal Timsah (Yeni Bölüm #18)

Ey kardeşlerim!

Sizi bu denli pervasız kılan neydi ki,

sorgulanmayan bir hayatın içinde

hâlâ kendinizden hoşnut dolaşıyorsunuz?

Ah! İnsan, vicdanını sorgulanmadığında

kendi hükmünü hakikat sanmaya başlar.

Ey kardeşlerim!

Yüreğime ağır gelse de söyleyeceğim:

Sizlerin çoğu adil olsaydı,

bugün adalet bu denli aranır olmazdı!

Ah! İçinizden bir avuç insan hariç,

çoğunuzu kendi hevasına uymuş buldum.

Evet! Çoğunuzu,

kendisine emanet edilen güç,

yetki ve imkânların ayartısına kapılmış,

nefsini büyütmüş buldum.

Oysa siz,

adaletin hüküm sürdüğü,

güven ve saygının egemen olduğu

bir dünyanın taşıyıcıları olmak için

çağrılmadınız mı?

Adaleti, sevgiyi ve paylaşmayı

yeryüzüne hâkim kılsak bile;

ilk fırsatta yine hevasına dönecek,

ilk çağrıda yine nefsine uyacak

şaşkın insanlar aranızdan eksik olmayacak!

O hâlde şimdi herkes,

önce kendi terazisini tartsın;

kendi vicdanının kararıp kararmadığına baksın

ve -değerlerden aldığı terbiye ve edeple-

kardeşini hakikate çağırsın!

Ah! Kardeşlerim!

Kötülüğün sürüp gitmesi,

ona alışmış yüreklerinizden

ve birbirinizi kendinizden ayırmanızdan doğuyor.

Evet! Kusuru hep uzağa süren,

suçu daima başkasına yükleyen

ve kendi terazisine bakmayanlar;

hakikati görememekle cezalandırılır.

Yanılmayı göze alan bir hükümle konuşacağım.

Sizlerin büyük suçu:

kötülüğü ayıplamakta cömert,

onu doğrultmakta cimri olmanızdır!

Evet! Günümüzde değerler katledilmiştir!

İşte konuşmalarımın sebebi;

hakikatin başına gelen bu felaket,

erdemin içine düşürüldüğü bu hazin sondur.

Söz, tek başına anlamaya yetmediği için,

anlaşılmayı dileyen bir dille konuşacağım.

Zira çileyi tanımayan kulak,

nasihatin kıymetini bilmez.

Evet! Niyetimi,

içimde hükme dönüşmüş hakikatle

size emanet edeceğim.

Ama bunu,

aynı hakikatin izini süren,

aynı davayı omuzlayan

insanlar olalım diye anlatıyorum!


.…

Bir gün,

başkasının hakkından eksiltilerek

size bir pay sunulursa,

onu geri çevirecek kadar

onurlu olduğunuzun müjdesini verin!

Onlar da böylece,

nasibini yalnız kendi alın terinle

ve hiçbir kula minnet eğmeden

almak istediğinizi iyice anlasınlar.

Ah! Herkesin bu sözümün özüne

erişmesini beklemiyorum.


Ama aranızda,

bütün varlığıyla işitmeye hazır yürekler varsa,

hangi hakikatin ardınca yürüdüğümü

kendiliğinden anlayacaktır.


İşte ben, o yürekli ruhları severim!

29 Temmuz 2026

Oran, Ankara

Yorumlar


bottom of page