
Topal Timsah (Yeni Bölüm #18)
- Ergün Gültekin

- 29 Tem
- 2 dakikada okunur
Ey kardeşlerim!
Sizi bu denli pervasız kılan neydi ki,
sorgulanmayan bir hayatın içinde
hâlâ kendinizden hoşnut dolaşıyorsunuz?
Ah! İnsan, vicdanını sorgulanmadığında
kendi hükmünü hakikat sanmaya başlar.
…
Ey kardeşlerim!
Yüreğime ağır gelse de söyleyeceğim:
Sizlerin çoğu adil olsaydı,
bugün adalet bu denli aranır olmazdı!
…
Ah! İçinizden bir avuç insan hariç,
çoğunuzu kendi hevasına uymuş buldum.
Evet! Çoğunuzu,
kendisine emanet edilen güç,
yetki ve imkânların ayartısına kapılmış,
nefsini büyütmüş buldum.
Oysa siz,
adaletin hüküm sürdüğü,
güven ve saygının egemen olduğu
bir dünyanın taşıyıcıları olmak için
çağrılmadınız mı?
…
Adaleti, sevgiyi ve paylaşmayı
yeryüzüne hâkim kılsak bile;
ilk fırsatta yine hevasına dönecek,
ilk çağrıda yine nefsine uyacak
şaşkın insanlar aranızdan eksik olmayacak!
O hâlde şimdi herkes,
önce kendi terazisini tartsın;
kendi vicdanının kararıp kararmadığına baksın
ve -değerlerden aldığı terbiye ve edeple-
kardeşini hakikate çağırsın!
…
Ah! Kardeşlerim!
Kötülüğün sürüp gitmesi,
ona alışmış yüreklerinizden
ve birbirinizi kendinizden ayırmanızdan doğuyor.
Evet! Kusuru hep uzağa süren,
suçu daima başkasına yükleyen
ve kendi terazisine bakmayanlar;
hakikati görememekle cezalandırılır.
…
Yanılmayı göze alan bir hükümle konuşacağım.
Sizlerin büyük suçu:
kötülüğü ayıplamakta cömert,
onu doğrultmakta cimri olmanızdır!
…
Evet! Günümüzde değerler katledilmiştir!
İşte konuşmalarımın sebebi;
hakikatin başına gelen bu felaket,
erdemin içine düşürüldüğü bu hazin sondur.
…
Söz, tek başına anlamaya yetmediği için,
anlaşılmayı dileyen bir dille konuşacağım.
Zira çileyi tanımayan kulak,
nasihatin kıymetini bilmez.
Evet! Niyetimi,
içimde hükme dönüşmüş hakikatle
size emanet edeceğim.
Ama bunu,
aynı hakikatin izini süren,
aynı davayı omuzlayan
insanlar olalım diye anlatıyorum!
.…
Bir gün,
başkasının hakkından eksiltilerek
size bir pay sunulursa,
onu geri çevirecek kadar
onurlu olduğunuzun müjdesini verin!
Onlar da böylece,
nasibini yalnız kendi alın terinle
ve hiçbir kula minnet eğmeden
almak istediğinizi iyice anlasınlar.
…
Ah! Herkesin bu sözümün özüne
erişmesini beklemiyorum.
Ama aranızda,
bütün varlığıyla işitmeye hazır yürekler varsa,
hangi hakikatin ardınca yürüdüğümü
kendiliğinden anlayacaktır.
İşte ben, o yürekli ruhları severim!
29 Temmuz 2026
Oran, Ankara



Yorumlar