
Topal Timsah (Yeni Bölüm #5)
- Ergün Gültekin

- 14 May 2025
- 2 dakikada okunur
İşte o an, E1 birkaç adım öne çıktı. Rüzgâr, sanki onunla birlikte yön değiştirdi. Vadide taşlar bile nefesini tuttu. Kalabalığın gözleri E1’de; ama çoğunun kalbi başka yerlerdeydi. E1 ise yürüdü—duruşu bir yemin, susuşu bir davet gibiydi. Ve konuştu:
Ey gölgelerin ardına saklanan kalabalık!
Ben alkışa değil, çürümüş doğrularla sizi yüzleştirmeye geldim. Size Etik Liderliği anlatmaya geldim…
Evet! Size Etik Liderliği anlatacağım. Çünkü yönetici olmak yetmez—esas olan, kim olduğundur, ne uğruna yandığındır.
Kardeşlerim! Gölgeli oklar fırlatılır size; ad verirler, makam sunarlar—ama yönünü bilmeyen ok sadece döner, sizi değil, ruhunuzu yaralar! Çünkü içte yanar yücelik, ama davranışta parlamadıkça karanlıkta kalır!
Şimdiye dek birçok taht, kendisine sadık hizmetkârlar doğurdu; ama sadakat, vicdanla değil—korkuyla yoğruldu!
Güleryüzlü zulümler gördüm ben; karar alma mezarlıklarında alkışlanan sessizlikler, ezilen fikirler!
Hayır! Etik Liderlik, bir kalıp değil—her gün yeniden yoğrulan bir varoluştur! Ama siz sadece yer değiştirdiniz; ruhunuz çoktan buz kesti. Değerleri coşkuyla ezberlediniz ama çamura basarak savunmadınız! Cesareti duvarlara astınız, ama aynaya bakarken yüzünüze dokunduramadınız!
Oysa ben size derim ki: Etik Lider, en büyük itirazı kendine yöneltendir! Çünkü o, övgüye değil; hakikate sadıktır!
Ey şeffaflık diyerek her şeyi örtbas edenler! Size veri değil, utanç göstermek isterim. Çünkü siz bilgiyle değil, tembellikle doyuyorsunuz!
Bir zamanlar liderliğe inanmak yücelikti—şimdi ise kime hizmet ettiğini bilmek bile nadir bir erdem! Ama siz ne yaptınız? Boş kalan tahtları liyakatsizlikle doldurdunuz! O koltuk artık ne yüceltir, ne taşır—sadece çöker ve ağırlığını başkalarının omzuna bırakır!
Bakın size soruyorum: Kaçınız elini yüreğine koydu da, içinden geçenle yüzleşti? Kaçınız bir söylem değil, faydalı bir emek bıraktı önüne dünyanın?
Ne önemi var sizin sessizliğinizin—eğer içinde cesaret kıvılcımı yoksa? Ne önemi var sözde hedeflerinizin—eğer hakikatin kokusu dahi yoksa içinde? Ne önemi var ilkelerinizin—eğer ilk rüzgârda yaprak gibi savruluyorsa?
Sahi, ne zaman bir değer uğruna yalnız kalmayı göze aldınız? Ne zaman bir adım atmamak için bahane değil, ateş aradınız?
Ey duvarların ardında susan kalabalıklar! İsterim ki içinizde kişi çıksın ve verilen unvanla değil—yandığı doğrularla dik dursun!
Ey gölgeli mutsuzluklar! Siz konforunuza 'düzen' dediniz, suskunluğunuza 'olgunluk', korkunuza 'öngörü' adını taktınız. Ah! Kendinizi kandırmakta öylesine ustasınız ki, kendi gölgenizi harita sanıp yön tayin ettiniz!
Oysa ben size diyorum: Etik Lider, bahaneyi değil—bedeli göze alandır! Onun gözü uzak ihtimallere değil; ümitle yüreğin titrediği yere bakar!
Bakın kardeşlerim, ben size yeni bir öğreti sunmuyorum—ben sizi içinizdeki yangından geçmeye çağırıyorum!
Çünkü ancak içten kopan bir fırtına, bu suskunluğu parçalayabilir! Ve ancak yanarak yürüyen bir adım, bu çöküşü durdurabilir!
İşte bu yüzden size Etik Liderliği anlatıp duruyorum: O, başkasını değil- önce kendini tutuşturan kişidir!
Koltukla değil, duruşla büyüyen; güce değil, adalete kök salan kişidir! Ve siz şimdi, susarak değil- haykırarak geçmelisiniz bu sınavdan!
Çünkü Etik Lider yalnızca yöneten değildir- o, yandığı hâlde yürüyen; yürüdükçe başkalarını tutuşturan kişidir!
Çünkü Etik Lider, yön vermekle de yetinmez- ateşin içinden geçen ve yine de yol olan kişidir!
14 Mayıs 2025
Tuzla, İstanbul




Yorumlar