top of page

Unutmayalım! Siz Nasıl Düşünürseniz, Sergilenen Liderlik 'O' Olur!

Güncelleme tarihi: 18 Mar 2025




Genel anlamda, liderlik vasıflarına sahip olan kişiyi tanımlamaya çalışırız. Bütün bu vasıfları bir kişide topladığımızda ise liderlik olgusuna ulaşırız.

Oysa günümüzde, liderlik kavramı sıklıkla yanlış tanımlanmakta ve hatta çarpıtılmaktadır. Öylesine akla ziyan söylem ve eylemler sergileniyor ki bunlar, liderlik kavramının temsil ettiği değeri karşılamadığı gibi, ona zarar da vermektedir. Mesela, kurallara uyumu denetlemek adına tuzak kurmak ya da adaleti tesis etmek için intikam almak gibi.

Bu olumsuz ve çirkin eylemleri nasıl olur da liderlik kavramına atfederiz? İşte bu noktada, liderlik vasıflarının içselleştirilmemiş olması gerçeğiyle karşı karşıya kalıyoruz. Liderlik sadece bir unvan ya da makam değildir; aksine bir sorumluluk ve etik duruş meselesidir. Liderlik adı altında sergilenen adaletsiz, baskıcı, bencil veya sinsi tutumlar, aslında liderin değil, cehaletin göstergesidir.

Liderlik kavramını bir türlü içselleştiremeyen bir zihin, rotadan çıkar ve yönünü kaybedince olup biteni anlama, açıklama ve yorumlamada doğru düşünce geliştiremez. O zaman doğru soru, “Yönetim kadrosundaki kişiler nasıl bir tutum ve davranış sergilerse, bunu liderlik tanımından bir sapma olarak etiketleyebilir ve mahkûm edebiliriz?” olmalıdır.

Liderlik terminolojisinin bir ucunda mesleki ehliyet, yönetsel ve davranışsal liyakat varsa, diğer ucunda ise insanlar vardır. Eğer liderlik, yalnızca otorite kurmak ve kendi istediğini yaptırmak refleksiyle tanımlanırsa, insan odaklı yönetim anlayışı yok olur. Liderlik tanımının içinden “insanı var etmek” ve “daha yaşanabilir bir ortam yaratmak” ilkelerini çıkardığımızda, rekabetçiliğe ve sürdürülebilirliğe ilişkin inisiyatifleri kaybederiz.

Evet, liderlik vasıflarının bir çırpıda sayılıp doğru şekilde ifade edilememesi, bilgisel yanlışlığın eylemsel bozukluğa dönüşmesine sebep olmaktadır. Örneğin, günümüzde iradesini zorla dikte ettiren bir güç sahibine bile “otokrat lider” denilmektedir. Empoze etme eylemini bile lider kavramına yakıştıran bu zihniyet, örgütün sahip olduğu potansiyeli etkin kullanamayan, özgürlüğü kısıtlayan bir acziyet örneğidir. Gerçek lider, gücüyle değil, yarattığı güven ve ilhamla insanları harekete geçirir. Çünkü liderlik, yalnızca insanları yönetmek değil, onları geliştirmek ve büyütmektir.

Oysa lider; farklılıklara değer veren, yaratıcı fikirlerin ortaya çıkması için gerekli koşulları sağlayan, çoğulculuk ve kapsayıcılıkla herkesin kendini bütünün bir parçası hissetmesini sağlayan kişi değil midir? Evet, evet! Lider, kırılan ve dökülen tüm parçaları bir araya getiren ve onlara işlerlik kazandıran kişi değil midir? Evet! Lider, yalnızca bir düzenin içinde var olan kişi değil, gerektiğinde o düzeni iyileştiren, dönüştüren ve yeni ufuklar açan kişi, değil midir?

Liderlik olgusunu ufkumuzdan çıkaran, ona ilişkin düşüncemizi yaralayan ve bizi yanlış bir liderlik anlayışıyla karşı karşıya getiren, aslında bugünün kötü örnekleridir. Anlamlandıramadığımız bir şey için zorlukları ve engelleri aşma motivasyonunu kendimizde bulamayız. Sisteme pozitif anlamda katkı sunan ve yönlendiren liderlik yaklaşımını iş hayatındaki denklemlere dahil etmemiz, tam da bu gerekçeyle zorunludur.

Özetle, liderlik vasıfları ve onun erişmek istediği dünya hakkında yeterli bilgiye sahip değilsek, çalışanları gönül hoşluğu ile doğru hedefe yönlendiremeyiz. Etkili bir liderlik, insanları yalnızca hedeflere ulaştırmak değil, onları hedeflerin bir parçası haline getirmektir. İnsanlar kendilerini anlamlı bir sürecin içinde görmezlerse, liderlik adı altında ne inşa edilirse edilsin, bir noktada kurulu düzen çökmeye mahkûmdur.

Evet! Özü itibarıyla kurucu ve yönlendirici olması gereken liderlik kavramı,-yan yana getirildiği cahil ve ehliyetsiz yöneticiler yüzünden- bugün bizden şikayetçidir.

Unutmayalım! Siz nasıl düşünürseniz, sergilenen liderlik de o olur!

17 Mart 2025

Çankaya, Ankara


Yorumlar


bottom of page