
Bilmez Misin? Güneşe Yürüyen Biri, Hayal Kırıklıkları İle Pazarlık Yapmaz!
- Ergün Gültekin

- 1 Nis 2025
- 2 dakikada okunur
Güncelleme tarihi: 2 Nis 2025
Ey mutsuzluğu yaşadıkları olan küskün ruh!
Bozuk bakma talihine artık!
Şu an karanlıkta olmak,
Gölgelerin çocuğu olmak demek değildir.
Hayır! Bu düştüğün çukur senin kaderin değil.
Bu, yeniden doğacağın mekandır.
Acıyor mu?
Bırak acısın!
Çünkü o acı, sende hâlâ yaşam olduğunun
Ve erişmek istediğin hayallerinin bulunduğunun
Apaçık göstergesidir.
Evet! Sen hâlâ olumsuzluklardan şikayetçiysen
Hayatını değiştirmek için haklı bir gerekçen
Var demektir.
Evet, canın yanıyor.
Olsun.
Çünkü hissetmek,
Hâlâ sakınmak istediklerin olduğunu söyler
Ve bu hayatta acıyan yerin,
Senin hâlâ bir şeyleri umursadığını gösterir.
Evet! Şikâyet ettiğin her şeyi düzeltme arzun,
Hâlâ mücadele etme gücünün işaretidir.
Bak kendine…
Darbe almış yaralanmışsın,
Ama bazen yıkılmak gerekir ki,
İçinde gerçekten sağlam olan tek şey
Amacın olarak ayakta kalsın.
Ey, oturduğu yerden bozuk bakan!
Hayır! Bunlar hak ettiğin çirkinlikler değil,
Hak ettiğin güzellikleri sana hatırlatan
Ve seni ateşleyen uyarıcı çağrılardır.
Her düşüş, seçilmemiş bir kalkış çağrısıdır.
Cevap verecek misin?
Neyi bekliyorsun?
Bir kurtarıcı mı?
Unut bunu!
Kurtuluş, yalnızca kendini yakanların
Kendi küllerinden doğar!
Sen kendi kendinin kurtarıcısı olmadıkça,
Hiç kimse elini uzatıp da
Seni bulunduğun bu çamurdan çıkaramaz.
Ey kendini küçük gören yüce ruh,
Kimsenin seni fark etmesini bekleme.
Yüksel, yeter.
Sen yükseldikçe,
Gölgeler zaten aşağıda kalacaktır.
Yükselmek ise
Gürültüyle değil, kararlılıkla olur.
Hadi! Bırak gölgeler aşağıda kalsın.
Bilmez misin? Güneşe yürüyen biri,
Hayal kırıklıkları ile pazarlık yapmaz.
Acı mı çekiyorsun?
Ne güzel! Çektiğin acıya sarıl.
Onu sakın kovma.
Çünkü o sana neyi istemediğini gösterendir.
Evet! Ateşte dövülerek olgunlaş.
Unutma! Sadece zayıflar huzur arar,
Güçlüler ise kendi kaosundan düzen yaratır.
Sabır, azim ve yılmaz bir gayretle...
Ey varlığı sevgim olan!
Her karanlık, bir çıkışı yok ettiğinde
Sana içe bakma zorunluluğu verir.
İşte tam orada, tam şimdi,
Kendini gör.
Zayıf değil, ümidini kaybetmişsin.
Yetersiz değil, misyonunu unutmuşsun.
Tükenmiş değil, kendini keşfetmeyi bekliyorsun.
Yorulmuşsun, evet.
Ama bak:
Hiç düşmeyenler değil,
Düştükten sonra ayağa kalkıp ilerleyenler
Hayatta iyi bir şeyden
Pay almak isteyenlerdir, değil mi?
Gitmek istediği yeri bilenler
Sadece harekete geçenlerdir, değil mi?
Evet! Bir amacı olan,
Dikenli yolda bile yürürken
Keyifle ıslık çalandır, değil mi?
Hadi! Artık ayağa kalk!
Çünkü bu dünyada kimse seni beklemiyor.
Seninde kendini bekletmeye hakkın yok!
Kalk, silkelen, yürümeye başla.
Bir sebebin olsun.
Bir yönün. Bir amacın.
Unutma! Yönsüz güç savrulmadır.
Bir amacı olmayan yol, sürüklenmektir.
Kendi ışığını bul ve yak artık.
Çünkü başkalarının feneriyle yürüyen,
Asla kendi yolunu çizemez
Hadi! Kalk artık!
Çünkü seni bekleyen bir hayat değil,
Senin beklediğin bir hayat var!
Ey, her şeyden çok sevilen!
Evet, biliyorum ki,
Sen bu çamurdan sıyrılıp
Yeniden var olacaksın.
Kendi yolunu cesaretle inşa edecek,
Kendi ışığını ellerinle yakacaksın.
Ve o ışık yalnızca sana değil,
Sana bakan, seni izleyen,
İçten içe “ben de olabilir miyim?” diyen
Herkese de yol gösterecek.
Senin ayağa kalkışın,
Bir kıvılcım gibi başkalarının yüreğine de
Cesaret taşıyacak!
Evet! Sen iyileştikçe,
Senin içinden doğan umut,
Başkalarının karanlığını aydınlatacak!
Senin attığın her adım,
Başka birinin yürümeye karar verdiği
Yer olacak!
Ve sen var oldukça,
Güçlendikçe, güzelleştikçe...
Diğer insanlar, senin varlığınla güzelleşecek!
Güneşli yarınlara, akan zamana
Ve sana olan sevgime ant olsun:
Ben sonsuza dek yanında olmak isteyen ben,
Sana inanıyor ve güveniyorum!
1 Nisan 2025
Oran, Ankara




Yorumlar