top of page

Şimdi Susun! Ve Söylediklerimi Değil - Söylenmeden Kalanları Düşünün!

Ey insanlar,

Dinleyin beni, geceye hürmeten!

Çünkü gece, yalanı örter ama

Hakikati çıplak bırakır.

Her şeyi sorguladığınızı sandınız.

Ama ben,

Sorgulamayı bir şüphe değil —

Yeni bir doğrunun doğumuna

Yer açmak bildim.

---

Siz sesi yükselteni bilge,

Susanı yok saydınız.

Evet! Gürültüyü derinlik sandınız.

Ama ben, gürültünüzde değil —

Kendi içsel yankımda olgunlaştım.

Çünkü vicdanın bilge yankısı,

Sadece kendini dinleyenlere döner.

Evet! Ben kendimi, kalabalıkta değil,

Yalnızlığın yankısında duydum.

---

Ey insanlar,

Siz ışığa doğru yürüdünüz —

Ama ben,

Yalnızca içimde yananı izledim!

Benim yolum aydınlık değil —

Aydınlatan karanlıktı.

Siz iyiliği kalabalıkta gösterdiniz —

Ben onu en karanlık sokağa,

En sessiz zamanda bıraktım.

Çünkü iyilik, alkışla değil —

Görülmediğinde anlam kazanır.

...

Ve ben,

Sözle değil —

Sükûtun gölgesinde yoğruldum.

Çünkü en ağır hakikatler,

Kulağa değil —

Suskun bir alnın terine yazılır.

Evet! Kendinize doğru kaçarken bile

Kalabalığı yanınıza aldınız.

Oysa ben,

Kendime yürümek için herkesi terk ettim.

Güçlü görünmek istediniz —

Ben ise bilinmemek istedim.

Ama benim yalnızlığım, bir kaçış değil —

Vicdanıma sığınmış bir gücün adıydı.

Cesareti de bağırmak sandınız.

Oysa ben,

Korkumu içime alarak yürüdüm.

Çünkü bilirdim:

Gerçek cesaret, sesini yükselten değil —

Korkusuyla birlikte yürümeyi seçenin

Yüreğindeydi!

---

Ey insanlar,

Sabrı, beklemek sandınız —

Oysa sadece zamanı tükettiniz.

Ben ise sabrı,

Ateşin içinde yanmadan kalmak bildim.

Çünkü gerçek sabır,

Beklemenin değil —

Beklerken dönüşmenin adıydı.

Gücünüzle böbürlenerek övündünüz,

Ama onu affetmeye yetiremediniz!

Ben ise en güçlü hâlimde

Merhameti seçtim.

Çünkü gerçek güç, vurmakta değil —

Sevmeyi bilmekti.

---

Sevgiyi ise karşılık almak için verdiniz.

Oysa ben,

Sevgiyi beklentisiz verdim.

Çünkü gerçek sevgi,

Sevilmek için değil —

Sevmekten vazgeçmeyenindi.

Evet! Sevginizi sevene sakladınız.

Ben ise sevgimi herkese verdim.

Ah! Sevgi bekleyen miydi

Gerçekten seven,

Yoksa karşılıksız veren mi?

---

Ey insanlar,

Paylaşmayı cömertlik sandınız —

Ama sadece fazlanızdan kurtuldunuz.

Ben ise elimdeki son lokmayı verendim.

Çünkü insanlık onuru,

Sahip olduklarında değil —

Vazgeçtiklerinde bulunurdu.

Kanaati de yoksulluğun edebi saydınız.

Ben ise kanaati,

Fazlalığın çürüttüğü vicdanlardan

Kaçış bildim.

Çünkü doyum çokla gelmezdi —

Azda kalabilenin içinde sessizce büyürdü.

Mutluluğu ise

Ulaşılması gereken bir şey sandınız.

Oysa ben onu —

Başkasına verebildiğim her şey bildim.

Evet, mutluluk sahip olduğunda değil —

Vazgeçtiğinde insana dönendi.

---

Ey insanlar,

Yükseklerde yürüyenleri alkışladınız,

Ama ben küçük görünmeyi sevdim —

Çünkü büyüklüğü önemsememeyi,

Büyüklüğün ta kendisi saydım.

Evet! Hırsı kazanmaya sakladınız.

Ama ben onu,

Bir değeri yere düşürmemek için taşıdım.

Çünkü hırs,

Arzuya boyun eğdiğinde kirlenirdi —

Hakikate omuz verdiğinde kutsanırdı.

Dostluğu ise onaylanmak zannettiniz.

Ben ise bana karşı duran

Ama yanımda kalanları sevdim.

Çünkü dostluk,

Aynı yolda yürümek değil,

Yolu terk etmeden birlikte ağlayabilmekti.

---

Ey insanlar!

Size olan sevgimle konuştum.

Şimdi susun.

Ve söylediklerimi değil —

Söylenmeden kalanları düşünün.

24 Mayıs 2025

Oran, Ankara


Yorumlar


bottom of page