
Şüphesiz Sizin Yöneticileriniz — Evet, Onlar Şerefli İnsanlardır!
- Ergün Gültekin

- 28 Haz 2025
- 4 dakikada okunur
Ey dostlarım, kardeşlerim — beni dinleyin! Ben şimdi Kurumsal Değerlerin cesedi başındayım; onun üstüne bir taş koymaya değil, o taşın çatlağından sızan sesi duyurmaya geldim.
Ah! Daha dün onun bir sözü dünyadan ağırdı. Ama şimdi Etik Değerlerin cansız bedeni burada serilmiş yatıyor; bir gölge bile eğilmez olmuş üstüne.
Ve yöneticileriniz diyor ki: “Biz insanların geleceği için onu öldürdük!” Evet, böyle diyorlar ama ben onların söylediklerini yargılayacak değilim. Ah! Sizin yöneticileriniz elbette şerefli insanlardır!
Ey dostlarım, kardeşlerim — Ben yalnızca bu dostumun yanı başında bildiklerimi söylemeye geldim. Ben saygın yöneticilerinizin söylediklerini çürütmeye değil, o çatlağın sesini size duyurmaya geldim.
Ah! O benim dostumdu; alın terinizin dostuydu; insanların hakkını unutmayan bir dosttu. Ama yöneticileriniz — evet, yöneticileriniz diyor ki: “O zararlıydı.” Muhakkak ki sizin saygın yöneticileriniz şerefli insanlardır!
...
Hatırlayın sevgili dostlarım! Bir zaman önce Etik Değerler size şunu söyledi: “Adaleti altın terazide değil, kendi vicdanınızın çatlağında tartın — ki hak, başkasının kefesinde taş gibi eğrilmesin!” Çünkü vicdan doğru durdukça taş bile ağırlığını saklayamaz.
Ama yöneticileriniz dedi ki: “Teraziyi kim tutarsa, hak da onun elinde ağır gelir!” Evet, teraziyi tutanın hükmü sorgulanmasın diye vicdanınızı susturmayı istediler. Ah! Sizin yöneticileriniz — evet, onlar şerefli insanlardır!
...
Unutmayın kardeşlerim! Bir vakit Etik Değerler size fısıldadı: “Eşitlik, herkese aynı testiyle su taşımak değildir — susuzun kuyusuna inmektir!” Çünkü susuzun payı dolunun sofrasına yazılmazsa haksızlık büyür.
Ama yöneticileriniz dedi ki: “Herkese eşit pay verilirse kimse şikâyet etmez!” Evet, adaleti kırıntıya bölüp suskunluğu çoğaltmayı istediler. Ah! Sizin yöneticileriniz — evet, onlar şerefli insanlardır!
...
Anımsayın ey dostlarım! Hani bir seferinde Etik Değerler size seslendi: “Umut, sabahı alkışlamak değil — geceyi delip yıldız aramaktır!” Çünkü karanlık olmazsa yıldızın dili sessiz kalır.
Ama yöneticileriniz dedi ki: “Sabahı alkışla ki geceyi unut!” Evet, gözlerinizi sabaha zincirleyip karanlığın fısıltısını taşla örtmeyi istediler. Ah! Sizin yöneticileriniz — evet, onlar şerefli insanlardır!
...
Dostlarım bilin ki! Bir gün Etik Değerler size konuştu: “Onur, kalabalığın gözü önünde giyilen bir kaftan değil — yalnızken omuzdan düşmeyen bir yükün adıdır!” Çünkü yalnızken eğilen baş, meydanda da düşer.
Ama asil yöneticileriniz dedi ki: “Kalabalık yoksa onuru kim görecek?” Evet, onuru alkışla ölçüp değeri çoklukla belirlemek istediler. Ah! Sizin yöneticileriniz — evet, onlar şerefli insanlardır!
...
Hatırlayın ey kardeşlerim! Hani bir vakit Etik Değerler size anlattı: “Cömertlik, aç elini doyurmak değil — verdikçe geri dönmeyeceğini bilmektir!” Çünkü unutmadan verilen bağış, zincire dönüşür.
Ama yöneticileriniz dedi ki: “Verdiğini göster ki minnet artsın!” Evet, kırıntıyı sadaka diye kutsayıp sofrayı borca çevirmeyi istediler. Ah! Sizin yöneticileriniz — evet, onlar şerefli insanlardır!
...
Unutmayın ey dostlarım! Bir seferinde Etik Değerler sizi uyardı: “Sabır, susmak değil — ateş üstünde umut taşımaktır!” Çünkü susan taş ateşi söndüremez.
Ama yöneticileriniz dedi ki: “Sabreden razıdır, razı olan susar!” Evet, sabrı dilsiz yapıp boyun eğeni çoğaltmayı istediler. Ah! Sizin yöneticileriniz — evet, onlar şerefli insanlardır!
...
Anımsayın kardeşlerim! Bir zaman önce Etik Değerler size şöyle dedi: “Tevazu, başı eğmek değil — yüksekliğini ispat etmeye tenezzül etmemektir!” Çünkü bağırmayan dağ, yıldızla selamlanır.
Ama yöneticileriniz dedi ki: “Sessiz kalan ezilir!” Evet, suskunun onurunu zayıflık diye satmayı istediler. Ah! Sizin yöneticileriniz — evet, onlar şerefli insanlardır!
...
Dostlarım! Bilesiniz ki! Hani bir seferinde Etik Değerler size hatırlattı: “Sadakat, yanında durmak değil — bir insanı ardından da savunmaktır!” Çünkü ardını unutan, yüzüne bakanı da yarı yolda bırakır.
Ama yöneticileriniz dedi ki: “Yanında susan, ardında unutursa huzur bulur!” Evet, sadakati sessizliğe gömüp ihaneti görünmez kılmayı istediler. Ah! Sizin yöneticileriniz — evet, onlar şerefli insanlardır!
...
Hatırlayın sevgili kardeşlerim! Bir vakit Etik Değerler size şunu fısıldadı: “Nezaket, dudakta yumuşak, bakışta diken taşımamak; haklıyken bile incitmemektir!” Çünkü inciten söz, suskunluğu bile kanatır.
Ama yöneticileriniz dedi ki: “Nezaket dudakta dursun, bakışa sertlik yakışır!” Evet, gülümsemeyi maskeye çevirip hançeri kalplere saplamayı istediler. Ah! Sizin yöneticileriniz — evet, onlar şerefli insanlardır!
...
Unutmayın kardeşlerim! Bir gün Etik Değerler size haykırdı: “Özgürlük, zincir yokken de kendini durdurmayı bilmektir!” Çünkü arzunun zinciri, demirden ağır örülür.
Ama yöneticileriniz dedi ki: “Arzuyu körükle, zinciri hissetme!” Evet, zinciri görünmez kılıp arzuyla kendinizi bağlamanızı istediler. Ah! Sizin yöneticileriniz — evet, onlar şerefli insanlardır!
...
Unutmayın ey dostlarım! Hani bir seferinde Etik Değerler size şunu söyledi: “Merhamet, zayıfa eğilmek değil — zalimin içinden bile insana dokunmayı göze almaktır!” Çünkü çürüyen ruhun içinden bile bir kıvılcım sızar.
Ama yöneticileriniz dedi ki: “Zalime merhamet, zayıfı azdırır!” Evet, merhameti korkaklıkla kirletip kalbi taşa çevirmeyi istediler. Ah! Sizin yöneticileriniz — evet, onlar şerefli insanlardır!
...
Ey dostlarım! Bir gün taş çatlağından sızan hakikatle, susturduğunuz her değer yıkıp parçalanır! Ve o gün, mezar taşına mühürlenen bu gerçek — hepinizin vicdanında pişmanlıkla yankılanır.
Ey dostlarım!
Saygın yöneticileriniz, Kurumsal Değerlerin fazla ileri gittiğini düşündüler ve onu yok ettiler.
Düzen bozulmasın diye. Huzur, barış ve esenlik daralmasın diye. Evet! Ölümü hak ettiğini söylediler. Ve bu ağır bir suçsa — Etik Değerler zaten cezasını ödedi.
Şüphesiz sizin yöneticileriniz — evet, onlar şerefli insanlardır!
28 Haziran 2025
Sarıyer, İstanbul




Yorumlar