top of page

Blog yazılarım


Ah! İçimde Bir Vicdan Var, Susturulmuş Adalete Hasret!
Ah, etiğin düşmanıdır bu günümüz liderleri; ardına takılan herkesi sürükler yoldan çıkışlarıyla. Nice çark döner ıssız kalelerde: karanlıkla fısıldaşırlar yasalarıyla, – susarlar yüreğin sorusu karşısında. Ah! Koltuğa oturuyorlar: ama dokunabiliyorlar mı yüreklere? Dikilin karşısına ve deyin ki: "Vay, tüm yönetenlerin körlüğü! Vay, akılların tutulması! Vay, unvana duyulan arzu! Vay, güçteki müthiş hapsoluş!" (...) Ey kardeşlerim! Etik bilgiyle yıkanmayan, onurunu yitirme tehl
6 saat önce3 dakikada okunur


İçsel Yankılar (Yeni Bölüm #50)
E1 uzun süre sonuçsuzca oyalanarak düşündükten ve aylak aylak dolaştıktan sonra, -günün ağırlığının omuzlarına çöktüğü- akşam vakti yeniden kendi içine döndü. İçinin en dip eşiğinde -evet, kalbine ölçülebilir ama kaçınılmaz bir mesafe kadar yaklaştığında- hiç beklemediği bir şey oldu: yeniden o tanıdık iç çağrıyı duydu. Ve tuhaf olan şu ki, bu defa bu ses ne zihninin ne de dünyanın gürültüsüne aitti; yalnızca kendi vicdanından geliyordu. Ama çok uzun, çok katlı, üst üste b
4 gün önce3 dakikada okunur


Ah! Bir Mutsuzluktan Kaçmak, Mutluluğa Kavuşmak Değildir!
Demek artık beklemek istemiyorsunuz; kendinizi denemeden, yönünüzü ateşe vurmadan, yalnızca bulunduğunuz yerin sıkıntısından kurtulmak için ilk koltuğa oturmak istiyorsunuz, siz acele edenler! Evet! Demek ki istemiyorsunuz onu, bir amaca tutunmayı, siz kaçışı bir mutluluk sanısı diye yüceltenler! ... Bakın, bu aceleyi seçen yüzler solgun; başlar dik durur, ama bir mutsuzluk konuşur gözlerinde: “Bu yer beni küçültüyor: yeter ki buradan kurtulayım” — ah! böyle konuşuyor bakı
18 Oca4 dakikada okunur


Çünkü Ateşle Yanılmak, Kül Olup Yerinde Saymaktan Daha Soyludur!
Bugünün kalabalıklarında ağır ağır yürüyen yaratıklar vardır; korkuyla bağlanmış dillerini itaat gibi boyunlarında taşırlar. Oysa bir varlığın kendi yolunda yürüyüp yürümediği ayağının yere vuruşundan anlaşılır. Ve işte, Gözüm sizi seçti — Ey aykırılar. Suskun, çekingen, Adım atmaktan ürken bir varlık gibi; Sık sık bir köşeye çekilirken gördüm sizi! ... Uyumluluk mu? Bırakın o yaldızlı zincirleri ve bütün o aldatıcı parıltıları! Çünkü ateşle yanılmak, kül olup yerinde say
15 Oca2 dakikada okunur


Evet, Beni Yalnızca Yaralı Bırak! Çünkü Yalnız Yaralanan, Yaşamaya Devam Eder!
Ah! Gene geldin, değil mi? Bir avcı gibi, bulutların ardından sarkarak... Adımlarını duyuyorum içimde, ey hakikat — Sinsisin, ama tanımayacak kadar değil. Doğrularımın ortasında yürüyorsun şimdi, Bildiğim her gerçeği ezerek! ... Sen! Gözlerimin arkasında pusudasın. Avcı gibi değil, artık bir cellat gibi... Konuşsana! Neden huzurumu kemiriyorsun akşamın içinden? Neden düşüncelerimin ortasına Paslı bir hançer gibi saplanıyorsun? Ne istiyorsun benden, ha! — Bir teslimiyet mi
14 Oca3 dakikada okunur


Çünkü Gerçek Başarı, Önce Liyakat İster!
İçlerinden bir danışmanın çıkıp erk sahiplerini uyarması ve değerlere yaslananlara kurumlarda tüm paydaşlar için bir saygınlık alanı bulunduğunu bildirmesi, çıkar grupları için şok edici oldu; bu yüzden bana “bu elbette apaçık bir yanlıştır” dediler. ... Şüphesiz kurumsal değerler örgütsel adaleti kurar; sonrada sorumluluk alıp başarılı olanları mükâfatlandırmak için liyakate dayanan atamaları gerçekleştirir. Ama liyakatı reddedenler; -onlar adamcılık ve kayırmacılığı sürdür
12 Oca8 dakikada okunur
Kitaplarımı ücretsiz olarak okuyabilirsiniz.
Kitaplarımı sizlerle paylaşmaktan mutluluk duyuyorum.
İletişim
Yorum ve önerileriniz için iletişime geçebilirsiniz.
+90 532 516 90 02
bottom of page











