top of page
Blog


Düşünün Şimdi: Sözlerim Ağır Geliyorsa, Bu Bir İşarettir Size!
1. Ne süzülürsünüz ürkekçe, iyiliği kötülük sanışın içinde? Ne saklarsınız yüreğinizin dibinde, adını koymaya cesaret edemediğiniz korku gibi? İyilik mi dersiniz ona — yoksa adını anmadan taşıyormuş gibi yaptığınız bir ağırlık mı? Ah! Yanıldınız siz: İyilik hafif sanılır, çünkü onu taşıyan pek azdır. Evet! Dirayeti olmayan bahanelere sığınır; sonra da kendini erdemli sanır! Ah! Şimdi siz de mi gidiyorsunuz o bahanelerin yollarından, ey yaşayan insanlar? 2. Ah! Kötülük d

Ergün Gültekin
5 Oca3 dakikada okunur


Çünkü Kovulan Sen Değilsin, Hakikatle Geri Alınan Benim!
I. Bilgi bir kandildir de Hakikat onunla görünür. Evet! İnsan için tek gerçek miras: Hakikattir! Ama söyle bana: Ey konuşan! Ey iddia sahibi! Akıl tartmazsa, Hangi bilgi hakikatin yolunu bulur? Evet, sorgulanmamış, Ahlâkla yoğrulmamış Her bilgi zulme dönüşmez mi? II. Ama unutma: Ardımızda miras bıraktığımız tek şey Aktardığımız bilgilerse, Hayatta bize ezberletilenleri Yoklamak gerek! Ben yoklarım, ha! Bana doğru diye sunulan her şeyi Önce aklımın terazisine koyarım, S

Ergün Gültekin
4 Oca3 dakikada okunur


Ey Güzel: Üstlen Sözlerimi Ya Da Kulaklarını Kapat Ellerinle!
Ey sen, umudu bağrında taşımayan! Önünde bir yarın olmasaydı, Bugünü kavuran bu yük ne işe yarardı? Söyle bana: sonrası olmayan bir acı, Hangi yürek tarafından taşınmaya değer? ... Oysa biz, evet biz aykırılar: Bugünün soluğunu feryada teslim etmedik; Onu sabırlı bir bekleyişe bağladık, Taşkınlığı dizginledik de İnsan olmanın ağırlığını omuzladık. ... Evet! Üzerine bir inanç yüklenmeyen ömür Ardında iz bırakmaz; Gençliğinde duygularla parlar, Sonra geriye yalnızca çökmüş Bir

Ergün Gültekin
1 Oca3 dakikada okunur


Yönetim Danışmanlarının Sahada Karşılaştığı Şaşkınlıkların Anatomisi
Giriş Türkiye’de farklı sektörlerde faaliyet gösteren işletmeler farklı kültür ve yapılara sahip olsa da yönetim danışmanlığı çalışmalarında karşılaşılan sorunların büyük ölçüde benzer olduğu görülmektedir. Bu tablo, şirketlerin yüksek stratejik hedefler belirlemesine karşın, bu hedefleri destekleyecek kurumsal kapasitenin çoğu zaman aynı ölçüde gelişmemiş olmasıyla açıklanabilir. Başka bir ifadeyle, birçok işletmede hedef–kapasite uyumsuzluğu kritik bir yönetim problemi olar

Ergün Gültekin
22 Ara 202510 dakikada okunur


Bir Yönetim Danışmanı Gözüyle 2025 Yılı ve Gelecekten Beklentiler
2025 yılında şirketler; mali değer artışı, rekabet avantajı, kârlılık ve büyüme, verimlilik ile operasyonel süreç mükemmeliyeti hedefleri doğrultusunda yönetim danışmanlığı desteği talep etmiştir. Bu talepler, sektör ve ölçek farkı gözetmeksizin benzer amaçlar etrafında şekillenmekte ve şirketlerin yönetim gündeminde ortak bir yönelime işaret etmektedir. Buna karşın sahada karşılaşılan tablo, bu hedeflere ulaşmayı zorlaştıran sorunların da büyük ölçüde benzerlik gösterdiğini

Ergün Gültekin
22 Ara 20252 dakikada okunur


Ama Unutma, Kendinden Vazgeçmeyi Bildiğin İçin Ağır Geleceksin İnsanlara!
Üst insana neden “iyi insan” demediğimi mi bilmek istersin, kardeşim — iyiden doğruluğa giden yolu arayan? O hâlde zihnini değil, yüreğini aç da dinle beni; çünkü bu sözler, huzur arayanlara değil, içten içe yanmak isteyenlere söylenir! “İyilik yapan iyilik bulur!” — kalabalığın ezberi budur. Evet! Sen de bir zaman bu söze sığındın; iyi olmanın, doğru olmaya yettiğini sandın. Ah! Sen de onlardan oldun bir vakit; “kalbi temiz iyi bir insan olmak isterim” diyenlerden. Ama ben d

Ergün Gültekin
18 Ara 20253 dakikada okunur


Yapılan İyilik Değil Midir, Yapılmamış Daha Büyük İyiliğin Utancı?
Tanırım sizi, ey 'değişim' isteyenler: bu boş söz ve bu yüzeysel titreyiş kuşatır sizi. Küçük adımlara öyle yakın ki aklınız; gerçek değişim sarsar sizi tüm ağırlığıyla! Değişim rüzgârı mı eser içinizde? Ah, bu küçük rüzgârlar, bu küçük titreyişler! Her esinti, bir fırtınanın habercisi midir? Hayır! Her ayağa kalkan, o rüzgârın kendisi olacak güce erişmez! Evet! Değişimin kendisi olmak isteyen, önce onun doğum sancısına katlanmayı bilmelidir. ... Ah kardeşlerim, duyabiliyor m

Ergün Gültekin
17 Ara 20253 dakikada okunur


Şimdi Size Susuyorum, Kardeşlerim. Çünkü Hakikat, Sözün Bittiği Yerde Büyür!
Ey dorukların rüzgârıyla uyuyanlar! Bir çift sözüm var sizlere; Bırakın fısıldayayım göğün içime gömdüğü O yüce hakikati. Hayır, kardeşlerim! Zira bilirim: Tatlı söz gerçeğin gücüne değil, Dinleyenin zayıflığına hizmet eder. Size ruhu oyalayan parlak sözlerin Şerbetini getirmiyorum; Hayır! Hayır! O sözlerin sahipleri ışığı bildikleri için değil, Karanlığa alıştıkları için Parıltının arkasına saklanırlar. ... Hayır, kardeşlerim! Korku dışarıdan gelmez; İnsan kendi sonluluğ

Ergün Gültekin
6 Ara 20253 dakikada okunur


Ey Aykırılar! Hakikatin Yedi Kapısını Çalmaya Hazır Mısınız?
Bu sözler, dorukların rüzgârından süzülerek insana yönelmiş bir uyarıdır: Eğilen başın doğrulması, gölgeden sıyrılıp yüceliğe yürümektir. Ve her bölüm incitmek için değil; uyanması gereken ruha nefes olmak için doğmuştur. Bu gizemli bilgelik fısıltıları, yanlışın gölgesine yaklaşanlara, sabır ile rehaveti karıştıranlara, değerini unutanlara ve hakikati söylemekten ürkenlere bir diriliş çağrısıdır. Her söz, içindeki susturulmuş doruğu hatırlasın diye gönderilmiş mistik bir

Ergün Gültekin
3 Ara 20255 dakikada okunur


Ey İnsanlar! Ne Olduğunu Bilmeden Mi Sorarsınız Bana, Ne Yapmanız Gerektiğini?
Ey kardeşlerim! Bana sabrın ağır taşını mı sorarsınız, yoksa hakikatin keskin kılıcını mı kavramayı? Eğer zulmün karşısında duracak kudreti henüz damarlarınızda duymuyorsanız, sabredin; çünkü sabır, içte biriken gizli bir ırmak gibidir—derinleşir, güç toplar ve gün gelir taşar. Ah! Bilmez misiniz? Sabredenin ödülü göğe yazılır ve silinmez. Ama sanmayın ki sabır, gölgelerin altında uyuya kalmaktır! Hayır! Eğer umut kökünü yitirdiyse, sabır oradan uzaklaşmak, ruhunuzu çürümüş

Ergün Gültekin
25 Kas 20252 dakikada okunur


Ben Yüce Bir Amacın Mirasçısıyım!
Ve gizlenmek zorunda değil miyim ben, yurtsuz bir yolcu gibi – içimde yürüyen ateşin soluğunu okumaya kalkmasınlar diye? Sessizce yürümek zorunda değil miyim, beni arayışa iten göğün nefesini fark etmesinler diye – tüm bu etrafımdaki sıradanlığa tutkun ruhlar! Ah! Bu arzularına düşkün bedenler – nasıl dayanabilirdi ki kalabalıkların içinde aradığımın ateş akrabalarım, aykırılar olduğuna! Bu yüzden onlara sadece dökülen taşlarımı gösteriyorum – ve göstermiyorum yürüdüğüm d

Ergün Gültekin
24 Kas 20256 dakikada okunur


Hadi Şimdi, Yıllardır Tuttuğun Nefesi Benimle Bırak!
Ve o an… dünya gerçekten durdu. Genç kızın bakışındaki titrek ışık bir anlığına sığmadı gözbebeklerine; sanki tüm geçmişini taşıyan bir keder, tek bir nefeste aydınlığa dönmek için yer aradı. … E1 bunu gördü — evet! Gördü ve mırıldandı: "Ah! Bu yorgun ruh, kendi aykırılığını yıllarca omuzlarında yalnız taşımış ama bir gün bile gerçekten anlaşılmamış!" … E1 yaklaştı. Bir adım daha. Her adım kızın omzundaki görünmez ağırlıktan bir taş daha eksiltti. Ey içindeki yankıyı

Ergün Gültekin
20 Kas 20253 dakikada okunur


Bana Üst İnsanı Mı Soruyorsunuz Siz, Ey Çok Sevilenler!
Üst insan için yalnız ortaya çıkan netice değildir değerli olan: emeğin terinde sınanan yürektir başarıya gerçek ağırlığını veren! O halde soruyorum size: Neden hâlâ ‘elimden geleni yaptım’ diyorsunuz bana ve geri çekiliyorsunuz? Ah! Eşiğini aşmayan adım, kaderin kapısına bile varamazken; yürüyenle vazgeçenin yazgısı bir olur mu hiç? Ey kardeşlerim! Sorun kendinize: İlk adım atılmadıysa nasıl doğabilir güzel bir yarın, sadece ümitlenmekle? ... Evet! Üst insanı böyle tanıdı

Ergün Gültekin
17 Kas 20254 dakikada okunur


İşte O Vakit Bilirim, Ey İnsan! Sen Aykırısın!
Sana aykırılıktan soruyorlar, ey insan! Onlara de ki: Zihninin kör kuyusunda benliklerinle konuştuysan, Ve vicdanın, göğsünden süzülüp bir bilgelik kuşuna dönüştüyse — Evet! Anlamın ilk tohumu sende uyanmıştır. Ruhunun derin kuyularında kendi yankınla yürümüşsen, Evet! Çağrının nefesi seni yollara sürmüşse; Mekân söze, söz maskeye dönüşmüş; Sen de kelimelerin çölünde, suskunluğun kuyusundan su çekmişsen — İşte o vakit bilirim: yüreğin ateşle mühürlenmiştir. Eskilerin ki

Ergün Gültekin
11 Kas 20252 dakikada okunur


Çilesi Çekilmeden Elde Edilen Bir Hakikat Yoktur!
Bu gece, kalbimin derin kuyusundan bir ses yükseldi — ıssız yüreğim konuştu bana: “Ne yazık! Kendini bilmeyenler, bu diyarda atalardan kalan sesi yasa bellemiş. Onlar suskunluğu bilgelik, geleneği sadakat sanmışlar. Yeni seslerin, fikirlerin, yankıların birleşmesi gerek burada. O hâlde, yakarak konuş ey aykırı, eğer insanların gözüne inen perde kalksın istiyorsan! Geçmişin gölgesinden geçip yeni ışıklara yürü! Evet! Tüm kalıplaşmış düşüncenin tahtlarını doğrularınla sarsma

Ergün Gültekin
9 Kas 20254 dakikada okunur


Affeden, Birini Değil — Evreni Bağışlar!
Ey insan! Henüz hiçbir varlık doğmamıştı; sessizliğin rahminde bir ışık titredi. O titreşim, varlığın değil — bilincin yankısıydı. Ve işte o anda, ışık yön buldu da anlam doğdu! Ah! Anlam kendi üzerine eğildi; özünü duydu — ve o öz, yankıya dönüştü: Değer adını aldı. Sonra değer konuştu — ve niyet onun sesi oldu! Evren o sesi duydu, ürperdi — ve varlık doğdu! ... Ey insan! Işık, bilginin değil — bilincin ateşidir. Anlam, o ateşe yön veren ilk kıvılcımdır. Bilgi öğrenir, am

Ergün Gültekin
6 Kas 20252 dakikada okunur


Ey İnsan! Sözlerim Ağır Mı Geldi Sana?
Burada oturdum ve bekledim seni Etrafımda uykunun kırık levhaları, yarısı yazılı rüyalar. Şimdi! Ey insan! Dinle beni ve anla söylemek istediklerimi ... Bir vakit vardı — ben zamana inanırdım; sonra gördüm, o da bana inanmış. O günden sonra saatler sustu; ha! Artık anı, içimde çakan şimşekle tartanım. Ah! Karanlık serilir de içimdeki uyanış kıvılcımı yoklar. Sordum kendime: “Ne vakit doğacak o şimşeğin saati?” Ve kalbim dedi: “Adalet, gülmediği sürece insan uyanmaz!” Ah!

Ergün Gültekin
4 Kas 20253 dakikada okunur


Birini Sevdim, Çünkü Bana Haksızlık Etti!
Üstün olmak istedim... Yücelik bana sessizliğin dilinde konuştu. Sustukça, ben yandım. Ah! Teraziyi tuttum elimde — titriyordu. Ağırlık mıydım, yoksa hüküm mü? Ve o an fark ettim: Üstünlük, Tartanla tartılanın aynı olmasıymış ... İki sessizlik arasında kaldım. Bir yanında geçmişin gölgesi, öbür yanında vicdanın soluğu. Ve ikisi de fısıldadı kulağıma: “Hükmetme... tart!” Ben tarttım — kendimi buldum kefede. ... İnancım sustu o gece. Ben de sustum — ve derin bir nefe

Ergün Gültekin
1 Kas 20252 dakikada okunur


Ah! Yanmak Acıdır, Evet — Ama Başkarını Söndürmek Utançtır.
Gözlerini dikti uzak bir ışığa, genç kadın konuştu: Ah! Kalmak ve iyileşmek istemiştim ama toprağın kalbi çarptı içimde; Konuşmak istedim her sorun sahibiyle fakat sessizlik bile bana ihanet etti. Acı geldi bana ölüm sûretinde, çağırdı beni Ama yaşam kavradı ellerimi, yerin kalbi değil. Ve yeryüzü dedi bana: ‘Ey kararsız! Kim diriltecek seni — mutsuzluğu yaşayan mı, mutluluğa giden mi?’ Ve dedim yüreğime: Ey sabırla yoğrulmuş! Kaçtığın acı değil midir, gizli sevincin rahmi? A

Ergün Gültekin
28 Eki 20253 dakikada okunur


Çünkü Kendine Sadık Olan, Dünyayı Değiştirmeye Mecbur Değildir!
Yürürüm, yürürüm — ama çoğu kez ayağıma çarpan taşlar değil, yıldızlar bana fısıldar. Derler ki: “Artık durma, konuş — çünkü insanlar bekler seni!” … Ben hep ateş gözlerle girerim diyarlara. Kalabalık bakar bana — ama görmez. Duyar — ama anlamaz. Ve ben derim kendime: Ne bilsin kalabalık, yalnızlığın da kalabalık olabileceğini! Ah, ne yücedir körlüğünüz, ey insanlar! Çünkü artık aykırı olanı görmemeye razısınız! Ah, gerçekten tuhafsınız — bakan ama görmeyen, duyan ama anlamay

Ergün Gültekin
26 Eki 20253 dakikada okunur
bottom of page